Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2543 E. 2022/3970 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2543 E.  ,  2022/3970 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2543
Karar No : 2022/3970

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen …. tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:…., K:…. sayılı kararıyla; davacının muhasebesini tuttuğu … hakkında düzenlenen … tarih ve …. sayılı vergi tekniği raporunda, davacının anılan şahsın sahte fatura düzenleme eylemine iştirak etmesi sebebiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227 ve 359. maddeleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğinin belirtilmesi üzerine dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesine göre, mükelleflerin beyannamelerini imzalayan meslek mensuplarının sorumluluklarının, imzaladıkları beyannamede yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğması nedeniyle, serbest muhasebeci mali müşavirlerin, imzaladıkları beyannamede yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygunluğunu tespit edebilmeleri için mükellefler tarafından kendilerine ibraz edilen belgelerin, muhasebe kurallarına uygun olarak, kanuni defterlere kaydedilmesinden ve mali tablolara aktarılmasından ve harici araştırmayı gerektirmeden sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerden de sorumlu olacakları, bunun yanı sıra miktar ve tutar itibarıyla işletmenin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan belgeler ile ticari örf ve teamüle uygun olmayan belgelerin kullanılmaması hususunun da meslek mensubunun sorumluluğu kapsamında olduğu sonucuna ulaşıldığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak davacının beyannamelerini imzaladığı Ferdi Çorbacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının muhasebe işlemlerini yaptığı mükellefle ilgili mesleki özen ve sorumluluğu göstermediği yolunda somut bir tespit yapılmadığından, müteselsil sorumlu tutularak ödeme emirleri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mükellef kurum hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, mükellef kurumun 19/01/2016 tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasını yansıtmayan, komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar olduğunun tespit edildiği, davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda da davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227.maddesi ile 4 Sıra No.lu tebliğ uyarınca mükellef ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği tespitlerine yer verildiğinden, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ….. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.