Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2555 E. , 2022/5433 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2555
Karar No : 2022/5433
TEMYİZ EDENLER:
1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVACI) … Madencilik San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak resen tarh edilen 2014 yılı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü için davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda yer alan, dava konusu cezalı kurumlar vergisinin dayanağı olan matrah kalemlerinin hukuka uygun olup olmadıklarının ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, davacı şirketin ödediği tazminat ödemelerinin, 5520 sayılı Kanunun 11/1-g maddesi uyarınca vergi matrahınının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı hususunun değerlendirilmesinden, olayda davacı şirket çalışanının meslek hastalığına yakalandığı ve şirkete karşı açtığı tazminat davasında, şirketin kısmen kusurlu bulunduğu, şirketin işçisine 30.000,00-TL manevi tazminat ödemesine karar verildiği, işlemiş faizlerle birlikte mükellef kurum tarafından 107.461,30-TL tutarında ödeme yapıldığı ve ödenen bu tutarın gider kaydedildiği görülmekle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesinde yer alan “teşebbüs sahibinin suçlarından doğan” ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/g maddesinde yer alan, “kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan tazminat” giderlerinin indirim olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek kanunun lafzi yorumu sonucu yalnızca “suçlara” hasredilmiş gibi yorumlansa da; gerek Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yukarıda alıntısı yapılan 11/g hükmünün gerekçesinde belirtilen “kurumun ve bentte sayılan diğer kişilerin kusurlarından doğan tazminatların işle ilgili olsa dahi kurum kazancından indirilemeyeceği’nin belirtilmiş olması ve gerekse Kurumlar Vergisi Kanunu’nun ilgili maddesinde suç fiilini işleyenler sayılırken ceza hukuku anlamında cezalandırılamayacağı açık olan tüzel kişiliği bulunan kurumun kendisinin de sayıldığı dikkate alındığında, madde ile öngörülen “tazminata konu suç” kavramının kusuru da içine alan geniş bir kavram olduğu ve tazminat ödenmesine sebep olan fiilin iş sahibinin kusurundan kaynaklanması durumunun da ilgili madde kapsamında indirim konusu yapılamayacak giderler arasında değerlendirileceği anlaşıldığından, davacı şirketin işçinin meslek hastalığına yakalanmasından dolayı ödediği tazminat tutarını kurum kazancının tespitinde gider olarak indirimi kabul edilemeyeceğinden, dava konusu tarhiyatın, ödenen tazminatın kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle tarh edilen kısmında ve bu kısma isabet eden vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, mükerrer kayıt nedeni ile vergi matrahının eksiltilmesi ve 2015 tarihli olan işlemlerin/faturaların 2014 hesap döneminde gider olarak indirim konusu yapılamayacağı hususunun değerlendirilmesinden, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 231/5. maddesinde faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği hüküm altına alındığı, olayda davacı şirket tarafından Kocakovanlık Üretim Giderleri isimli hesapta 02/01/2015 tarih ve 38.189,00-TL tutarlı 31486 numaralı fatura giderinin mükerrer olarak iki defa kaydedilerek indirim konusu yapıldığı, vergi incelemesi sırasında alınan davacı şirket temsilcisi vekilinin ifadesinde de ilgili durumun sehven muhasebe hatasından kaynaklandığının belirtildiği görülmekle, dava konusu tarhiyatın mükerrer kayıt nedeni ile indirilen 38.189,00-TL’lik tutarın kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle tarh edilen kısmında ve bu kısma isabet eden vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2015 tarihli olan işlemlerin/faturaların 2014 hesap döneminde gider olarak indirim konusu yapılamayacağından bahisle Kurumlar vergisi matrahına eklenen diğer gider tahakkuklarının incelenmesinden, faturaların 02/01/2015 ve 31/01/2015 tarihli olarak düzenlendiği dava dilekçesinde … tarihli ve …(…’den alınan), …, …, …, …, … fiş nolu toplam 37.644,55-TL tutarındaki gider tahakkuklarının 2015 hesap dönemine ilişkin olduğu ve şirket tarafından reddedilen bu giderlere ilişkin bir itirazın bulunmadığının belirtildiği görülmekle, … tarih ve … ile … tarih ve …, … fiş nolu diğer giderler, … fiş nolu faturalara ilişkin olarak ise 2014 yılında tahakkuk kaydı oluşturulduğu ancak sözkonusu tahakkuklara ilişkin herhangi bir emareye rastlanmadığı ve ilgili fatura içerikleri mal/hizmet alımlarının tek bir kurum/ kişiden yapılmadığı hususları da göz önüne alındığında faturalardaki hizmetlerin 2015 hesap döneminde alındığı ve 2014 hesap döneminde gider olarak indirim konusu yapılamayacağı kanaatine varıldığından dava konusu tarhiyatın 2014 hesap dönemine ilişkin bulunduğundan bahisle indirilen toplam 102.149,42-TL tutarın kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle tarh edilen kısmında ve bu kısma isabet eden vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Belçika merkezli … şirketi ile … Turkey (eski ünvanıyla) arasında 01/12/2011 tarihinde “Hizmetler Düzeyinde Çerçeve Anlaşması” imzalandığı, … şirketinin … Turkey’e vermiş olduğu insan kaynakları, pazarlama ve satış hizmetleri, bununla sınırlı olmak üzere; genel ve kilit müşteriler satış hizmetleri, lojistik ve kilit müşteriler satış hizmetleri, lojistik ve tedarik zinciri yönetim hizmetleri, pazarlama hizmetleri, operasyon hizmetleri, genel müdürlük hizmetleri, güvenlik, sağlık ve çevre hizmetleri, bilişim ve iletişim teknolojileri hizmetleri, kurumsal finans hizmetleri karşılığında 698.005,83-EURO tutarlı 23/12/2014 tarihli faturanın düzenlendiği, faturada düzenlenen hizmetlere ilişkin sunulan belgelerin incelenmesinden, … şirketinin fatura konusu hizmetleri verebilecek organizasyona sahip olduğu, hizmetlere ilişkin açıklamaların yapıldığı, açıklamaları destekler mahiyette bir kısım belgelerin sunulduğu, incelenen belgelerde fatura içeriği hizmetlerin ve fiyatların detaylı listesinin bulunduğu, yapılan yazışmalarda davacı şirkete destek veren, yönlendiren birtakım bilgi ve önerilerin bulunduğu, yurtdışı şirketten gelen personelin ağırlanması faaliyetleri ile ilgili yazışma örneklerinin bulunduğu, birtakım teknik verilerin paylaşılarak verimliliğin artırılması yönünde tespitler yapılarak önerilerde bulunulduğu, müşteri pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu, pazar payı, üretim stratejisi, yeni yatırımlar, işçi sağlığı ve alınması gereken güvenlik tedbirleri, yazılım programları ve yazılım güvenliği tedbirleri önerileri, finansman danışmanlığına ilişkin bilgi ve önerilerin bulunduğu, bu hizmetlerin davacı şirketin grup şirketlere uyumlanması, verimliliğinin artması ve gelişmesi yönünde hizmetler olduğu görülmekle, dayanak vergi inceleme raporunda fatura içeriği hizmetlerin alınmadığı ve ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerden olmadığı yolunda somut bir tespit ortaya konulamamış olması, hizmetin alındığına ilişkin tevsik edici belge sunulamadığı ve davacı şirket tarafından yapılan açıklamaların yeterli görülmediği gibi soyut değerlendirmelerle ve varsayımsal olarak bu fatura konusu hizmetlerin alınmadığı yolunda değerlendirmelerinin yapıldığı anlaşıldığından, defter ve belgelerindeki kayıtlarının doğruluğu kabul edilen mükellefin bu kayıtlarının hilafında kamu otoritesini kullanan vergi dairesince yapılacak tespitlerin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde olayın mahiyetini ve işin esasını ortaya koyacak vasıfta olması gerekmekte olduğu, tarhiyata dayanak vergi inceleme raporunda yapılan incelemede fatura konusu hizmetlerin alınmadığı yolunda kuşkuya yer bırakmayacak somut tespitlerin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu tarhiyatın fatura konusu hizmetlerin alınmadığından bahisle gider olarak indirilen toplam 2.202.983,96-TL(Brüt) tutarın kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle bulunan fark matrah üzerinden tarh edilen kısmında ve bu kısma isabet eden vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, cezalı tarhiyatın … tarafından düzenlenen 23/12/2014 tarihli fatura bedeli toplam 2.202.983,96-TL(Brüt)’den kaynaklanan kısmı ile bu kısma ilişkin vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda …’den alınan hizmet faturasındaki hizmetin alındığının mükellef kurum tarafından tevsik edilememesi nedeniyle ilgili fatura bedelini indirim konusu yapmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği, tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir
DAVACININ İDDİALARI: Mahkeme kararına dayanılarak ödenen manevi tazminatın fiilen ve işle ilgili olarak ödendiğinden gider olarak yazılabileceği hususunun Danıştay kararlarında da belirtildiği, Kocokovanlık üretim giderlerine ilişkin 30/11/2014 tarihinde tahakkuk kaydı oluşturulup, belgesi Ocak 2015 döneminde düzenlenen faturaların tahakkukların 2014 yılında gerçekleştiğinden gider olarak indirilmesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik taraflar istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.