Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2556 E. 2022/3761 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2556 E.  ,  2022/3761 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2556
Karar No : 2022/3761

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına … Derneği’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …-…,…,… sayılı ödeme emirleri ile … tarih ve … ,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; farklı yasalar kapsamında gerçekleştirilen yapılandırma işlemlerinin, zamanaşımının kesilmesi, borcun miktarının ve vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirmeye bağlanması ve alacağın kesinleşmesi bakımından yeni hukuki sonuçlar doğurduğu ve farklı bir nitelik kazanan bu borcun vadesinde ödenmemesi üzerine öncelikle asıl borçlu dernek hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yeni bir takibat yapılarak borcun tahsilinin sağlanması gerekirken, doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu … Derneği’nin malvarlığından tahsil imkanı olmadığının anlaşılması üzerine, davacı adına ilgili derneği temsil yetkili olduğu dönemlere ilişkin olarak dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, yapılandırma Kanunlarından yararlanılmış olmasının sorumluların hukuki durumunu değiştirmediği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına … Derneği’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …-…,…,… ile … tarih ve …,… sayılı ödeme emirlerinin iptali isenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
27/05/2018 tarih ve 30078 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “Kesinleşmiş Alacaklar” başlıklı 2. maddesinde; (1) Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmış, 7143 sayılı Kanun’da da aynı yolda düzenlemelere yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerine konu borçlara ilişkin olarak, asıl borçlu derneğin, davacının kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği 18/05/2017 tarihinden sonra 29/06/2017 tarihinde 7020 sayılı Yasa uyarınca, 16/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Yasa uyarınca taksitlendirme talebinde bulunduğu ve borcun yapılandırılarak yeni bir mahiyet kazandığı anlaşılmaktadır.
7020, 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılan başvurular üzerine söz konusu vergi borçlarının yeniden yapılandırılması halinde Kanun hükümleri ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkacağından, anılan Kanunlara göre belirlenecek ödenmeyen tutarların takip ve tahsil edilebilmesi için öncelikle dernek adına ödeme emri düzenlenmesi, buna rağmen amme alacağının tahsil imkanının kalmadığının saptanması durumunda, sözü edilen Kanunlardan yararlanılması sırasında derneği temsile yetkili olan kanuni temsilcinin sorumluluğuna başvurulması gerektiğinden; farklı yasalar kapsamında gerçekleştirilen yapılandırma işlemlerinin, zamanaşımının kesilmesi, borcun miktarının ve vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirmeye bağlanması ve alacağın kesinleşmesi bakımından yeni hukuki sonuçlar doğurduğu ve farklı bir nitelik kazanan bu borcun vadesinde ödenmemesi üzerine öncelikle asıl borçlu dernek hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yeni bir takibat yapılarak borcun tahsilinin sağlanması gerekirken, doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.