Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2766 E. , 2022/5693 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2766
Karar No : 2022/5693
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Çorapçılık San. ve Tic. A.Ş. İflas İdaresi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kayıt ve beyan dışı bıraktığı bir kısım hasılatını ortaklarına kâr payı olarak dağıttığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2014/Nisan dönemi için re’sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; aynı sebepten dolayı davacı şirket adına re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davanın; Mahkemelerinin … tarih E:…, K:… sayılı kararıyla davacı şirket hakkında 2013 yılı için oluşturulan beyan tablosu sonrasında kayıt dışı olduğu hesap edilen kurum kazancı üzerinden kurumlar vergisinin re’sen tarh edilmesinde ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu durumda, 2013 yılında kayıt ve beyan dışı bırakılan kazancın ortaklara dağıtıldığının kabulü suretiyle 2014/Nisan dönemi için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Aynı sebepten dolayı davacı şirket adına re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davanın reddine ilişkin … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği görüldüğünden, istinaf başvurusuna konu kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Müflis şirketin yaptığı bütün satışların gerçek olduğu, kayıtdışı hasılatı bulunmadığı, vergi inceleme raporunda yer alan tablodaki sayısal verilerle yeminli mali müşavirce hazırlanan kurumlar vergisi tam tasdik raporundaki farkın nereden kaynaklandığının somut olarak ortaya konulamadığı, inceleme raporunun şahsi kanaate dayalı ve varsayımsal olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, kayıt ve beyan dışı bıraktığı bir kısım hasılatını ortaklarına kâr payı olarak dağıttığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2014/Nisan dönemi için re’sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 1. fıkrasında re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra, aynı maddenin 2. fıkrasının 4 numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen tarh nedeni olarak kabul edilmiş olup, aynı Kanunun 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu; ikinci fıkrasında, kaynağı ne olursa olsun maddede tahdidi olarak sayılan iratların menkul sermaye iradı sayılacağı; 94/6-b-i maddesinde ise tam mükellef kurumlar tarafından, tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75. maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki kanun maddelerinin değerlendirilmesinden, kurum kazançları üzerinden tevkifat yapılabilmesi için kurum kazancından doğan kârın ortaklara dağıtılmış olması gerekmektedir.
Olayda, her ne kadar davacı şirket hakkında düzenlenen inceleme raporuna göre kayıt dışı bırakılmış bir matrah farkı tespit edilmiş ise de, davacının söz konusu incelemeye göre beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen kârını ortaklarına dağıttığı hususunda inceleme elemanı ya da idarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığından, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinde hukuka uygunluk bulunmayıp, yukarda yazılı gerekçeyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.