Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2792 E. , 2022/5641 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2792
Karar No : 2022/5641
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: …İnşaat Gıda Petrol Kuyumculuk İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen …tarih ve …, …, …ve …sayılı ödeme emrlerinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinde yer alan 2014/Ekim dönemine ait katma değer vergisi ve damga vergisi yönünden; söz konusu borçların tahsili için asıl borçlu şirket adına …tarih ve …sayılı ödeme emrinin düzenlendiği ve 24/12/2014 tarihinde şirkette işçi olarak çalışan Hasan Kömbe’ye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emrine karşı dava açılmadığı, ödeme yapılmadığı, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında söz konusu amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığının davalı idarece hukuken geçerli ve somut bir şekilde ortaya konulduğu görüldüğünden, …tarih ve …sayılı ödeme emrinin anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, …tarih ve …sayılı ödeme emrinde yer alan 2014/Kasım dönemine ait gelir (stopaj) ve damga vergileri yönünden ise; söz konusu borçların tahsili için asıl borçlu şirket adına …tarih ve …sayılı ödeme emrinin düzenlendiği ve 20/08/2015 tarihinde şirket merkezinde şirket kanuni temsilcisinin eski eşi olan …’a tebliğ edildiği, anılan şahsın asıl borçlu şirketle bağlantısının davalı idarece ortaya konulamadığı görüldüğünden, tebliğin usulsüz olduğu ve amme alacağının asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirilmediği görüldüğünden, … tarih ve …sayılı ödeme emrinin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinin incelenmesinden; ödeme emri içeriği 2013, 2014, 2016, 2017 ve 2018 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi ve cezaların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek şirketin elektronik posta adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, anılan ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, ödeme yapılmadığı, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığının davalı idarece hukuken geçerli ve somut bir şekilde ortaya konulduğu görüldüğünden, …tarih ve …sayılı ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı, …tarih ve …ve …sayılı ödeme emirleri yönünden ise; ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ve …tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin 20/08/2015 tarihinde , …tarih ve …, …sayılı ödeme emirlerinin ise 17/05/2016 tarihinde şirket merkezinde …’a tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, yukarıda belirtildiği üzere anılan şahsa yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu ve amme alacağının asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirilmediği görüldüğünden, davacı adına düzenlenen …tarih ve …ve …sayılı ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2014/Kasım dönemine ait gelir (stopaj) ve damga vergilerine isabet eden kısmı ile …tarih ve …ve …sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçe karşısında yerinde ve bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, davalı idarenin istinaf istemine gelince; dava konusu olayda, Mahkemece; davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına düzenlenen ve şirketin kanuni temsilcisinin eski eşi olan …’a yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu ve söz konusu şahsa tebliğ edilen ödeme emirlerine isabet eden amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğinden, ödeme emirleri içeriği vergilerin davacıdan istenilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinde yer alan 2014/Kasım dönemine ait gelir (stopaj) ve damga vergilerine isabet eden kısmı ile …tarih ve …ve …sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş ise de, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 20/08/2015, 17/03/2016 ve 17/05/2016 tarihlerinde …’a tebliğ edilen ödeme emirlerinin tebliğ alındıları incelendiğinde; tebligatların şirket adresinde, …’a şirket yetkilisi ve şirket çalışanı olarak tebliğ edildiği, şirketle bağlantısı olmayan bir şahsın şirket adresinde şirket adına birçok kez tebligat almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle normal ve mutad olan durumun adı geçen şahsın, şirketin müstahdemi olarak kabulünü gerektirdiği sonucuna ulaşılmakla …’a yapılan ödeme emri tebliğlerinin usulüne uygun olduğu, ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, ödeme yapılmadığı, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasından da amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı davalı idarece hukuken geçerli ve somut bir şekilde ortaya konulduğundan istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket adına düzenlenmesi gerektiği, asıl borçlu şirket hakkında tahsile yönelik herhangi bir icrai işlem yapılmadan doğrudan kendisine ödeme emrinin düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.