Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2812 E. 2022/5992 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2812 E.  ,  2022/5992 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2812
Karar No : 2022/5992

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2015 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Şubat dönemi için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunla değişen 102. maddesinin 5. fıkrasında (3. ve 4. cümleler) ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği düzenlemesinin yer aldığı, dava konusu vergi ceza ihbarnamelerinin ikinci kez tebliğe çıkarılması nedeniyle düzenlenen belgeler arasında tebliğ alındısının gönderildiği idareden alınabileceğini içeren bir pusula bulunmadığından, tebliğ işleminin hukuka aykırı ve açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığı, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezasına gelince; ceza kesilmesine dayanak alınan ve bir örneği dosyada bulunan vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerin alıcı ve satıcının hazır olduğu bir sırada yapılmadığı, ceza gerektiren fiil ve fiille fail arasındaki bağlantı açıklıkla saptanmadığı ve usulsüzlük fiili bütün unsurlarıyla ortaya konulamadığından, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının gayrimenkul satışları için fatura düzenlemediğinden bahisle, özel usulsüzlük cezası kesilmişse de, 213 sayılı Kanunun 353’üncü maddesine göre özel usulsüzlük cezası, fatura düzenlemesi gerektiği halde düzenlemeyen vergi mükellefleri adına kesilebileceğinden; yasalara aykırı bir şekilde vergi mükellefi olmaksızın yürütülen gayrimenkul alım-satım faaliyeti dolayısıyla belge basım izni almayan ve fatura bastırmayan davacının fatura düzenlenmesi zorunluluğundan da söz edilemeyeceğinden davacı adına 2015 yılında elde ettiği satış geliri için belge düzenlemediğinin tespit edildiğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının bilinen adresi olan “… Mahallesi … Sokak … Sitesi No: … adresine iki kez gönderilen ihbarnamelerin, adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilememesi nedeniyle yapıştırma usulü ile tebliğ edildiği, yapılan tebliğin Vergi Usul Kanunu’nun 101 ve 102. maddelerine uygun olduğu, davanın süresinde açılmadığı, davacının 2015 yılı ile ilgili olarak yapılacak inceleme için bilgi istemini yerine getirmediği, davacının 2015 yılında gerçekleştirdiği gayrimenkul satış faaliyetinden dolayı mükellefiyet tesis ettirmediği ve elde ettiği kazanca ilişkin herhangi bir beyanname vermediği, davacının banka hesap hareketleri, gayrimenkul alış ve satışlarına ilişkin bilgiler ve çek tahsilatlarından, 2013 ve 2014 yıllarında almış olduğu gayrimenkullerinden 18 adedini 2015 yılında satmış olduğu ve devamlı olarak gayrimenkul alım-satımı yapmak suretiyle ticari faaliyette bulunduğu ve ticari kazanç elde ettiğinin tespit edildiği, bu nedenle dayanak vergi inceleme raporlarında ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.