Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2889 E. , 2022/3848 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2889
Karar No : 2022/3848
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … İdaresi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat A.Ş.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Valiliği Proje Koordinasyon Birimi tarafından ihalesi gerçekleştirilen İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamındaki deprem riski nedeniyle yeniden yapım işi uhdesinde kalan davacı şirket ile imzalanan “AF-CEB-WB04-Yapım-03,AF-CEB-WB04-Yapım-11 Sözleşme” nedeniyle 2015-2018 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin yapılan hak ediş ve avans ödemesi ile teminat iadeleri üzerinden kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen damga vergisinin faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından üstlenilen yapım işinin 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında bulunduğu Mahkemelerince verilen ara kararına cevaben sunulan belgelerden anlaşıldığı gibi, taraflar arasında da bu hususta ihtilâf bulunmadığının görüldüğü, anılan Kanunun 42. maddesinde, bu Kanun’un uygulanması dolayısıyla yeniden inşa edilecek veya onarılacaklarla ilgili ihale, sözleşme, ruhsatname ve sair işlemler ve bu kanundan faydalanacakların verecekleri beyanname, taahhütname ve yapacakları sözleşmelerin her türlü vergi, resim ve harçtan istisna olacağı kuralına yer verildiği, hak ediş, avans ödemeleri ile teminat iadesi işleminin de söz konusu yapım/onarım işinin bir aşamasını oluşturduğu, hak ediş ve avans ödemesi ile teminat iadesi işlemlerine ilişkin kağıtların da 7269 sayılı Kanun’da belirtilen sözleşme, beyanname ve benzeri belgeler kapsamında bulunduğu ve isabet edecek vergilerden müstesna olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacının üstlendiği işler damga vergisinden açıkça müstesna olduğundan, 213 sayılı Kanun’un 118/3. maddesinde “açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması” olarak tanımlanan mevzuda hata kapsamında olması nedeniyle, hak ediş ve avans ödemeleri ile teminat iadeleri üzerinden kesilen damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisinin tahsil tarihlerinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu kağıtların damga vergisinden istisna olup olmadığı hususunun hukuki yorum gerektirdiği, vergi hatası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, düzeltme ve şikayet yoluna başvurulmayacağı, 7269 sayılı Kanun’un 42. maddesinde hak ediş ödemelerine ilişkin düzenlenen kağıtların muafiyet hükmü kapsamında olduğu açıkça düzenlenmediğinden, söz konusu ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılmasının mevzuata uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi