Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3074 E. , 2022/4686 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3074
Karar No : 2022/4686
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İkinci el otomobil alım-satımı faaliyeti nedeniyle mükellef olan davacı adına, satışını yaptığı otomobillere ilişkin katma değer vergisini gider ya da maliyet olarak dikkate alınması gerekirken, indirim konusu yaptığı ve sattığı bir otomobilin fatura bedelini gerçek satış bedelinden daha düşük gösterdiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Nisan-Haziran, Ağustos-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin (b) bendinde yer alan indirim yasağının, mükelleflerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile iktisap ettikleri yani nihai tüketicisi oldukları araçlara yönelik olduğu, satmak amacıyla alınan ve muhasebe sisteminde dönen varlıklar arasında “ticari mallar” hesabında gösterilen binek otomobiller nedeniyle yüklenilen katma değer vergilerinin 3065 sayılı Kanun’un 29. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabileceği sonucuna varıldığı, 26 seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükellefler tarafından alım-satıma konu edilen binek otomobillerin alış belgelerinde gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasının 22/03/2019 tarihi itibarıyla uygun görüldüğü, dolayısıyla mükellefin 2015 yılında araç alımında yüklendiği katma değer vergisini indirim konusu yapmasının bu tebliğ hükmü uyarınca mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de 26 No’lu Tebliğ ile yeni bir durum yaratılmadığı, davacının bahse konu faaliyeti ile ilgili yasada yasaklayıcı bir hükme yer verilmediği anlaşıldığından, davacının satmak amacıyla iktisap ettiği binek otomobillere ilişkin indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin dönem beyannamelerinden tenzil edilmesinde hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, mükellefin 2015 takvim yılında Manavgat 8. Noterliği’nin … tarih ve … nolu araç satış sözleşmesine göre … plakalı … marka aracı …’a 40.500,00-TL’ye satmış olduğunun tespit edildiği, ancak davacının, çalışanı olduğu belirtilen …’nin banka hesaplarını kullandığının tespit edildiği, söz konusu aracı satın alan …’ın ifadesinde 40.000,00-TL’yi …’nin hesabına kendisinin gönderdiğini, geriye kalan 15.000,00-TL’nin ise akrabası … tarafından gönderildiği beyan edildiğinden söz konusu aracın gerçek satış bedelinin 55.000,00-TL olduğu kabul edilerek eksik fatura edildiği ileri sürülen tutara ilişkin katma değer vergisinin 2015/Nisan dönemi katma değer vergisi matrahına ilave edildiğinin görüldüğü, davacı tarafından, eksik fatura düzenlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldüğünden, ihtilafın çözümlenebilmesi için …Ticaret ve Sanayi Odası’ndan, davacının satışını yaptığı … plakalı 2011 model … marka aracın, satış tarihi itibarıyla rayiç fiyatının ne olabileceğinin sorulduğu, ara karara cevaben aracın 2015 yılı itibarıyla satış fiyatının 40.000,00 TL ile 45.000,00 TL arasında olabileceği yönünde görüş bildirildiği görüldüğünden, aracın satış bedelinin Mahkemelerince bu fiyatların ortalaması olan 42.500,00-TL olarak dikkate alınması suretiyle bu tutara isabet eden fark katma değer vergisinin 2015/Nisan dönemi katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, bu kapsamda, Mahkemelerince davacının beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucunda ihtilafa konu dönemlerde ödenecek vergi çıkmadığı görüldüğünden davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan cezalı tarhiyatın 2015 yılında ticaretini yapmak üzere satın alınan binek otomobillerin katma değer vergilerinin indirilecek katma değer vergisinden çıkarılmasından kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık görülmediği, satış bedelini düşük gösterdiği aracı satın alan …’ın ifadesinde paranın 40.000,00-TL’sini …’nin hesabına kendisinin gönderdiği, geriye kalan 15.000,00-TL’sinin ise akrabası … tarafından gönderildiğinin beyan edildiği tespit edildiğinden, söz konusu aracın gerçek satış bedelinin 55.000,00-TL olduğunun ortaya konulduğu, bu sebeple eksik fatura edilen katma değer vergisinin matraha dahil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte, Mahkemelerince davacının katma değer vergisi beyan tablosunun yeniden oluşturulması sonucunda ödenmesi gereken vergi çıkmadığı anlaşıldığından, davalı istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Araç alıp satan, binek otomobillerin kiralanması veya işletilmesi faaliyetinde bulunmayan davacının, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin (b) bendinde yer alan indirim yasağına tabi olduğu, ticareti yapılan ikinci el otomobillere ilişkin katma değer vergilerinin 22/03/2019 tarihinden sonra indirim konusu yapılabileceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.