Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3193 E. , 2022/6057 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3193
Karar No : 2022/6057
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı adına, … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Çiftliği … ila … parsellerde yer alan taşınmazı için tahakkuk ettirilen , 2019 yılına ilişkin arsa vergisi, bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergilerin tarh ve tahakkuk ettiği, ancak 6360
sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30/03/2014 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1.maddesinin 15.bendinde: “Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/05/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz” yasal düzenlemesi nedeniyle söz konusu vergilerin alınamadığı (tahsil edilemediği), sonradan yapılan değişiklikle söz konusu vergilerin alınmayacağına ilişkin hükmün ortadan kaldırılmasının tahsilinden vaz geçilmiş bulunan verginin tahsil olunabileceği anlamına gelmeyeceği sonucuna varıldığından, ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak 28/03/2000 tarihinde verilen beyannameler üzerine mükellefiyet işlemlerinin tesis edildiği, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 11.maddesince yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda Kanun’un 29.maddesine göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan vergilerin tahakkuk ettirileceğinin belirtildiği, dava konusu tahakkuk işlemin anılan yasal düzenleme uyarınca yapıldığı, Kanun’un 13.maddesinde elbirliği mülkiyette maliklerin emlak vergisinden müteselsilen sorumlu tutuldukları, … Mahallesinin 5216 sayılı Kanun kapsamında 30/03/2014 tarihi itibariyle davalı Belediyeye bağlı mahalleye dönüştürüldüğü, 1319 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 15. fıkrasına göre söz konusu mahalle sınırları içerisinde kalan taşınmazların 5 yıl süreyle emlak vergisinden muaf tutulduğu, 5216 sayılı Kanun’da benzeri düzenleme bulunduğu, 7186 sayılı Kanun’un 33.maddesi ile 6360 sayılı Kanun’un geçici 1.maddesinin 15.fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı, son durumda 7186 sayılı Kanun’un 1319 sayılı Kanun’a göre özel kanun olup, özel kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi…Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.