Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3238 E. , 2022/4273 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3238
Karar No : 2022/4273
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Kurumları A.Ş’nin bir dönem yönetim kurulu başkanı olan davacının, 7143 sayılı Kanun kapsamında, kendi adına yapılandırıp ödediği 207.275,11-TL’nin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu … Kurumları A.Ş’nin muhtelif dönemlerdeki kesinleşmiş vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla, 7143 sayılı Kanun kapsamında 16/08/2018 tarihinde yapılandırılan borcun tamamı olan 207.275,11-TL-TL’nin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın ödenmesinden sonra, mevzuat gereği yapılandırılmış olan borçlara karşı dava açılamayacağı, aksi durumun 7143 sayılı yapılandırma Kanunu’nun amacına aykırılık teşkil edeceği, bu durumda açılabilecek davanın; davacının haksız ödediğini düşündüğü tutar için asıl borçlu şirket aleyhine, şirketin tüm mal varlığı ile birlikte hazineye intikal etmesi nedeniyle de hazine aleyhine adli yargı mahkemlerinde rücu davası olabileceği hususu dikkate alındığında; davalı idarece yasal mevzuat çerçevesinde tesis edilen işleme karşı açılan davanın vergi mahkemesinde incelenmesine olanağı olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu Mahkeme kararının hüküm kısmından önceki gerekçe bölümünde yer alan; “Uyuşmazlıkta, 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma talep edilmesinden ve bunun üzerine 16/08/2020 tarihinde yapılandırılan borca ilişkin olarak 207.275,11 TL’nin herhangi bir ihtirazı kayıt konulmaksızın ödenmesinden sonra, mevzuat gereği yapılandırılmış olan borçlara karşı dava açılamayacağı, aksi durumun 7143 sayılı yapılandırma Kanunu’nun amacına aykırılık teşkil edeceği” şeklindeki gerekçenin Dairelerince de yerinde görüldüğü, ancak dava konusu işleme karşı açılabilecek olan davanın vergi mahkemesinin görevinde olması sebebiyle, Mahkeme kararının aynı bölümünün devamında yer alan “bu durumda açılabilecek davanın; davacının haksız olarak ödediğini düşündüğü tutar için asıl borçlu şirket aleyhine, şirketin tüm mal varlığı ile birlikte hazineye intikal etmesinden dolayı da hazine aleyhine karşı Adli Yargı Mahkemlerinde rücu davası olabileceği hususu dikkate alındığında; davalı idarece yasal mevzuat çerçevesinde tesis edilen işleme karşı açılan davanın Vergi Mahkemesinde incelenmesine olanak yoktur.” şeklindeki kısmının ise Dairelerince yerinde görülmediği belirtilerek söz konusu kısmın, Mahkeme kararının gerekçe bölümünden çıkarılmak suretiyle kararın düzeltilmesine karar verildikten sonra istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mal varlığına uygulanan hacizler nedeniyle ticari hayatına devam edebilmek için şirkete ait vergi borcunu zaruret içerisinde 7143 sayılı Yasa kapsamında ödemek zorunda kaldığı ve borçlu şirketin tasfiye süreci tamamlanmadan haciz yazısı tanzim edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Kurumları A.Ş’nin bir dönem yönetim kurulu başkanı olan davacının, 7143 sayılı Kanun kapsamında, kendi adına yapılandırıp ödediği 207.275,11-TL’nin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun’un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında, Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) a)Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği, aynı maddenin 10. fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu … Kurumları A.Ş’nin muhtelif dönemlerdeki kesinleşmiş vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla, 7143 sayılı Kanun kapsamında 16/08/2018 tarihli dilekçeyle adına yapılandırmaya başvurularak borcun 2018 yılında ödendiği, ödenen tutarın iadesi istemiyle 18/03/2020 tarihinde Kadirli Vergi Dairesi Müdürlüğüne yaptığı düzeltme başvurusunun 23/03/2020 tarihinde reddi üzerine, 23/04/2020 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet başvurusunda bulunulduğu, şikayet başvurusunun da reddedildiğinin … tarih ve … sayılı Vergi Dairesi Müdürlüğü yazısıyla davacı vekiline bildirilmesi üzerine, söz konusu işlemin iptali ve ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dosya içeriğinde bulunan ve 7143 sayılı Kanun kapsamında davacı tarafından imzalanan yapılandırma talepli dilekçede de 7143 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 10. fıkrasında yer alan kural yazılı bulunmaktadır. Mükelleflerin borçlarını 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak ödemek istemeleri halinde koşullardan biri de dava açmamaları, açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları olduğundan, bu Yasa’dan yararlanılarak, vergilerin yapılandırılması ve ödemenin yapılması durumunda, anılan Yasa hükümlerinin idarece yanlış uygulanması sonucu doğacak uyuşmazlıklar ile mükelleflerin sehven yaptıkları başvurular üzerine borçları yapılandırmaları gibi durumlar hariç herhangi bir sebeple aynı borçlar için dava açılması söz konusu olamaz.
Bu durumda, 7143 sayılı Kanun uyarınca kesinleşen borçlar için yapılandırma talep edilmesinden ve yapılandırılan borcun ödenmesinden sonra, ödenen tutarın iadesi istemiyle düzeltme şikayet yolu ile davalı idareye başvurulmuş ise de söz konusu Kanun’dan yararlanılarak yapılandırılan vergilerin aslına ilişkin iddialarla dava konusu edilmesine olanak bulunmadığı ve davacının başvurusunun da yukarıda belirtilen kapsamda olmadığı anlaşıldığından, düzeltme şikayet başvurusunun reddi yolunda tesis edilen işlemde isabetsizlik, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunandan, … -TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.