Danıştay Kararı 9. Daire 2021/3328 E. 2022/6373 K. 13.12.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3328 E.  ,  2022/6373 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3328
Karar No : 2022/6373

TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

2- (DAVACI) …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … , … , … , … sayılı ve … tarih ve … , … , … , … , … , … , … , … , … , … , … , … , … ,… sayılı ödeme emirleri ile 2019/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi beyannamesinden kaynaklanan damga vergisi borcunun tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu … tarih ve …, … , … , … sayılı ödeme emirlerinin davalı idare tarafından iptal edilerek kaldırıldığı belirtildiğinden konusu kalmayan anılan ödeme emirleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı; dava konusu … tarih ve … , … , … , … , … sayılı ödeme emirlerinin 2014/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık ile 2015/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Ekim-Aralık dönemleri geçici vergi asılları yönünden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerde, geçici vergisi asıllarının, tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilse de davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde geçici vergi asıllarının da yer aldığı anlaşıldığından, asıl borçlu şirket tarafından dava konusu edilmeyerek kesinleştiğinden bahisle söz konusu vergi borçlarının davacıdan tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden ise; ödeme emri içeriği 2019/Ekim-Aralık dönemi damga vergilerinin, davacının kendi mükellefiyeti dolayısıyla verdiği 2019/Ekim -Aralık dönemi geçici vergi beyannamesinden kaynaklandığı, beyan üzerine tarh ve tahakkuk ederek kesinleşen vergi borcunun vadesinde ödenmemesi nedeniyle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı; … tarih ve …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri ile … tarih ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin geçici vergi asılları dışında kalan kısımları yönünden ise; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelere konu borçların dava konusu edilmeksizin kesinleştiği, davacı tarafından, şirketin iş yeri olup olmadığı, şirketin faaliyetine devam edip etmediği hususlarının araştırılmadığı, asıl borçlu şirketin kendi kendisine fatura ettiği tutarların Ba/Bs beyannamelerinde bildirildiği anlaşıldığından, asıl borçlu şirketle ilgili bu durumlar harici bir araştırma gerektirmeksizin anlaşılabilecek hususlar olduğu görüldüğünden davacının asıl borçlu şirket adına salınan vergi ve kesilen cezalardan müteselsilen sorumlu olduğu, bu nedenle söz konusu ödeme emirlerinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin içeriği geçici vergi asıllarına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası usule ve hukuka uygun olduğundan davacının bu hususa ilişkin istinaf başvurusunun reddine; dava konusu … tarih ve …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri ile …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin geçici vergisi asılları dışında kalan kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise davacının sadece şirketin kendisine düzenlediği faturaların kayıtlara alınması ve indirim konusu yapılmasında kayıt ve belge düzenine aykırılık dolayısıyla mesleki sorumluluğunun bulunduğu ancak, ödeme emirlerinin içeriği vergi ve cezaların bu faturaların kayıtlara alınmasından değil asıl borçlu şirketin komisyon karşılığı sahte belge düzenleme faaliyetinden kaynaklandığı, bu nedenle, davacının sözkonusu sahte belge düzenleme faaliyetinden dolayı oluşan vergi kaybından mesleki olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, gerek görüş ve öneri raporunun gerekse vergi tekniği raporunun asıl borçlu şirketin sahte belge düzenleme faaliyetinden dolayı elde edilen tüm komisyon gelirinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini kanıtlamak için yeterli verileri içermediği, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmayıp, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği görüşünden hareketle bulunan matrahlar üzerinden yapılan tarhiyata dayandığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca davacının sorumluluğundan söz edilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan, görevi muhasebeciliğini yaptığı şirketin defter ve belgelerini muhasebe kurallarına göre tutmak olan muhasebecilerin, gerekli araştırma ve incelemeyi yapmamaktan sorumlu tutulması ve bu durumu vergi dairelerine bildirmemekten dolayı vergi ve cezaların kendilerinden tahsil edilmesini gerektiren herhangi bir yasal düzenlemenin olmadığı, bu hususun sadece Genel Tebliğ hükümlerine dayandırıldığı, dolayısıyla yasa ile düzenlenen mesleki sorumluluğun kapsam ve koşullarının ancak yasada düzenlenen ilkelere aykırı olmamak ve kişilerin aleyhine olacak şekilde genişletmemek suretiyle alt düzenleyici işlemlerle düzenlenebileceği ilkesine uygun davranılmadığı söz konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmeketedir.

DAVALININ İDDİALARI: Davacının bilerek kullandığı veya harici araştırmayı gerektirmeden sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerden sorumlu olduğu, bu nedenle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan … TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.