Danıştay Kararı 9. Daire 2021/3424 E. 2022/5479 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3424 E.  ,  2022/5479 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3424
Karar No : 2022/5479

TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) …Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının; davacı tarafından esastan, davalı idare tarafından yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2008, 2009, 2010 ve 2012 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …ile …sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … tarih ve …sayılı ödeme emrinin mükerrer kamu alacakları dışında kalan kısmı yönünden verilen kabul kararının, Danıştay 3. Dairesinin 25/02/2020 tarih ve E:2016/433, K:2020/1010 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Vergi Mahkemesince bozmaya uyularak dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin davalı idare tarafından şirketin adresine 27/02/2014 ve 11/03/2014 tarihlerinde tebliğe çıkarıldığı, tebliğ edilemediği ve 28/04/2014 tarihinde belirtilen “adresten taşındığının ve yeni adresinin bilinmediği”nden bahisle adres tespit tutanağı tutulduğu, 02/05/2014 tarihinde ilan panosuna asıldığı, ilan listesinin mükellefin bilinen son adresindeki mahalle muhtarlığına bildirildiği, 17/06/2014 tarihinde askıdan indirildiği, dolayısıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ usullerine uyularak tebliğ edildiği; diğer taraftan asıl borçlu şirketin mal varlığı araştırmasının yapıldığı ve borcu karşılayacak mal varlığının bulunmadığının anlaşılması üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, dava konusu 10/09/2014 tarih ve 18 takip numaralı ödeme emrinin içeriğinde yer alan diğer kamu alacaklarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı idare tarafından karşılanan 87,55 TL yargılama giderinin 67,60 TL’sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirkete ait işyerinde çıkan yangın nedeniyle defter ve belgelerin yandığı ve zayi olduğu, bu durumun tutanakla tespit edilmesine rağmen idarece defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, şirket ortağı sıfatıyla takibe geçilebilmesi için asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Davanın reddine karar verilmesine karşın yargılama giderleri yönünden; “davalı idare tarafından karşılanan 87,55 TL yargılama giderinin 67,60 TL’sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına” yönünde hüküm kurulduğu, aleyhe yargılama gideri hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bu kısım yönünden kararın bozulması istenilmektedir

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2008, 2009, 2010 ve 2012 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …ile …sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın, dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinin mükerrer kamu alacakları dışında kalan kısmı yönünden Danıştay Üçüncü Dairesince verilen bozma kararına uyularak dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle reddi yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında, 01/07/2015 tarihine kadar maddede belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı, 12. fıkrasında, altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçlarının, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmeyeceği ancak ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluklarının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam edeceği, (15) numaralı fıkrasında ise, bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edileceği, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği, hazinenin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağı, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Asıl borçlu … Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ödeme emirlerinin 02/05/2014 tarihinde ilan panosuna asıldığı ve 17/06/2014 tarihinde askıdan indirilerek ilanen tebliğinin gerçekleştirildiği, 31/03/2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’sen kaydı silinen … Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş olacağından, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin yapılamayacağı, yapılan işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, ticaret sicilinden resen terkin edilen şirket tüzel kişiliği adına kesinleşen ve şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil edilemeyen vergi borcu bulunmaması nedeniyle, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin mükerrer kamu alacakları dışında kalan kısmında ve bu kısım yönünden davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, aynı Kanun’un geçici 7. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca tasfiyesiz olarak ticaret sicilinden terkin edilen şirketler yönünden aynı maddenin (15) numaralı fıkrasında, alacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanların mahkemeye başvurarak tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyasını isteyebilecekleri de açıktır.
Vergi Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince; her ne kadar, temyiz istemine konu kararda davanın reddine karar verilmesine rağmen yargılama giderinin bir kısmının davalı üzerinde bırakıldığı ileri sürülerek bu kısım yönünden bozulması istenilmişse de, davanın esası yönünden verilen ret kararı yukarıda yazılan gerekçe ile bozulduğundan, Mahkemece bozma sonrası verilecek kararda yargılama giderinin de yeniden değerlendirileceği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının yargılama giderlerine ilişkin temyiz isteminin bu nedenle reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.