Danıştay Kararı 9. Daire 2021/37 E. 2022/5272 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/37 E.  ,  2022/5272 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/37
Karar No : 2022/5272

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Akaryakıt Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … sayılı ödeme emri muhteviyatı kamu alacaklarından; asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu ilgili dönemlerde sahte fatura kullanımından kaynaklanan ve 2017/Ocak dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden; davacı asıl borçlu şirkette 14/02/2017 tarihinden itibaren kanuni temsilci olduğu, anılan döneme ilişkin kamu alacakları davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu döneme ait olmadığından ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ödeme emrinin asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu ilgili dönemlerde sahte fatura kullanımından kaynaklanan ve 2017/Şubat dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden; asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve eki belgelerin (fatura listesinin) incelenmesinden, 2017 yılı Şubat döneminde asıl borçlu şirket adına … Petrol Ltd.Şti. tarafından düzenlenen ve sahte olduğu tespit edilen faturalara ilişkin toplam 454.959,00-TL tutarındaki katma değer vergisinin, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı 14/02/2017 tarihinden önceki 01/02/2017 ila 14/02/2017 tarihleri arasındaki süreyi kapsayan dolayısıyla davacının sorumlu olmadığı dönemdeki 307.685,28-TL’lik kısmına isabet eden katma değer vergisi tarhiyatı, bu kısma ilişkin üç kat vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi tutarlarında hukuka uyarlık, aynı dönem, aynı kamu alacaklarının 14/02/2017 tarihinden itibaren ödeme emrine yansıtılan fazlaya ilişkin tutarlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin, asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu ilgili dönemlerde silinen ve kayıt dışı bırakılan akaryakıt satışından kaynaklanan ve 2017 yılına ilişkin olarak re’sen tarh edilen kurumlar vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden; asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve eki belgelerin incelenmesinden, bahse konu silinen ve kayıt dışı bırakılan motorin satışlarının 2017 yılı Mayıs ila Aralık dönemine ilişkin olduğu, davacının 14/02/2017 tarihinden itibaren kanuni temsilci olduğu dikkate alındığında ödeme emrine yansıtılan bu alacakların tamamından davacı sorumlu olduğundan ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin, 2017 yılına ilişkin olarak kesilen 214.336,06-TL tutarlı özel usulsüzlük cezası yönünden; yapılan incelemede, asıl borçlu şirket adına, 2017 döneminde sahte fatura kullanımından dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca 110.000,00-TL (azami miktar) özel usulsüzlük cezası kesildiği, davacının kanuni temsilci olduğu 14/02/2017 tarihinden itibaren 2017 yılı sonuna kadar olan sürede indirim konusu yapılan sahte fatura tutarlarının %10’una isabet eden miktarının, cezanın 2017 yılı azami tutarını aştığından, özel usulsüzlük cezasının ödeme emrine yansıtılan 110.000,00-TL’lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezasının, 1.600,00-TL tutarının, 213 sayılı mükerrer 355.maddesi uyarınca incelemeye belge ibraz etmeme fiilinden kaynaklandığı, bu yükümlülüğün inceleme esnasında kanuni temsilci olan davacı tarafından yerine getirilmediği, dolayısıyla bu fiilin davacının kanuni temsilci olduğu dönemde ve davacı tarafından gerçekleştirildiği, yine özel usulsüzlük cezasının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca, tevsik zorunluluğuna uyulmamasından kaynaklanan tutarlar yönünden; … Maden San.Tic.Ltd.Şti’den yapılan tahsilatın, vergi inceleme tutanağının 25. maddesinde belirtildiği üzere, davacı tarafından gerçekleştirildiği, yine … Turizm Ltd.Şti’ ye yapılan ödeme yönünden ise, fatura listesine göre bu firmadan motorin alışlarının 19/09/2017 tarihinden itibaren başladığı, yine vergi inceleme tutanağının 25. maddesinde bu işlemin de davacının kanuni temsilci olduğu dönemde gerçekleştiği, bu halde davacının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen cezalardan sorumlu olduğundan bu cezalara isabet eden tutarların ödeme emrine yansıtılan kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu … sayılı ödeme emri muhteviyatı kamu alacaklarından, yukarıda gerekçelendirilerek değerlendirilen dönemler dışında kalan asıl borçlu şirkete ait gerek beyana dayanan gerek resen tarh edilerek takip edilen borçların, davacının asıl borçlu şirkette kanuni temsilci olduğu 14/02/2017 ve sonraki tarihlere isabet eden kısımlar olduğu, bu kısımlar açısından da davacı sorumluluğu bulunduğundan hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin; 2017/Ocak dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine isabet eden kısımları ile 2017/Şubat dönemi için re’sen tarh edilen katma değer vergisinin 307.685,28-TL’sine isabet eden kısmı, üç kat vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi kısımları yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin kaynağı olan vergi ceza ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin asıl borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun mal varlığı araştırması yapılmadığı iddilarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan … -TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.