Danıştay Kararı 9. Daire 2021/3818 E. 2022/5568 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3818 E.  ,  2022/5568 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3818
Karar No : 2022/5568

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılı için re’sen tarh edilen gelir vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden; davacının vergi matrahlarının yüksek olduğu hâlde genelikle ödenecek vergisi çıkmadığı, vergi borcu çıkan dönemlerde cüzi tutarlı vergilerin bulunduğu, ilgili dönemlerde emtia alışlarının tamamına yakın kısmının hakkında olumsuz tespitler bulunan firmalardan temin edildiği, çok yüksek cirolar yapacak düzeyde işçi, depo ve nakil vasıtalarının bulunmadığı, mükellefin bir dönem kanuni temsilcisi bulunduğu şirket hakkında da sahte belge düzenleme yönünden olumsuz tespit bulunduğu, satış yaptığı firmalarca banka hesabına bir takım ödemelerde bulunulmasına rağmen ‘ödemelerimizi banka kanalıyla yaptık’ şeklinde beyanda bulunan davacının iddiasının aksine alış yapılan firmalara/kişilere dair para hareketinin bulunmadığı, hususları dikkate alındığında 2017, 2018 ve 2019 vergilendirme dönemlerinde düzenlemiş olduğu belgelerin gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitler ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının, faaliyet gösterdiği adreste faaliyette olduğunun tespit edilmiş olması, iş yerinin büyüklüğü, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmiş olması, birden çok işçi çalıştırması, yapılan yoklamalarda iş yerinde mal mevcudunun bulunduğunun tespit edilmesi, buna mukabil davalı idarece davacının faaliyetinin gerçek olup olmadığının tespitine yönelik olarak 2017 takvim yılında davacının iş yerinde hiç bir denetim yapmamış olmakla birlikte 2018 yılında ise sadece bir kez 2019 yılında da iki kez denetim yapılarak tutanak düzenlenmiş olması, düzenlenen tutanaklarda ise davacının sadece birisinde iş yerinde bulunamadığının tespit edilmiş olması, iş yerinde bulunduğu tespit edilen durumlarda tanzim edilen tutanaklarda ise aleyhine bir durumun tespit edilmemiş olması, bankaları kullanıyor olması, SGK primlerini ödemesi, hakkında olumsuz tespitler bulunmayan mükelleflerle de alış ve satış işlemlerinin bulunması, yapılan karşıt tespitlerde de davacı ile olan ticari ilişkinin varlığının kabul edildiğinin görülmesi karşısında uyuşmazlık konusu yılda, davacının düzenlediği faturaların sahte olduğu ve bu faturalar karşılığında komisyon geliri elde ettiğine ilişkin kuşkudan uzak somut bir tespit bulunmadığından, eksik inceleme ve varsayıma dayanılarak davacı adına 2017 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacının düzenlediği faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.