Danıştay Kararı 9. Daire 2021/394 E. 2022/5352 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/394 E.  ,  2022/5352 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/394
Karar No : 2022/5352

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hisseli olarak malik olduğu, İzmir ili Konak ilçesi, … Mahallesi … ada … no’lu parselde kayıtlı bulunan taşınmazına ilişkin hatalı sokak rayici bildirildiğinden bahisle geçmişe dönük olarak ikmalen tarh edilen 2014 ila 2019 yıllarına ilişkin emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerekmekte ise de İmar Yönetmeliği’nin parsellere ilişkin cephenin belirlenmesinde öngörülen prensip, bu parseller üzerinde İmar Kanunu ve Yönetmeliğinin öngördüğü yapılaşmadaki kat yüksekliklerinin esas alınmasında cephe tespitine yönelik olduğu, bu nedenle emlak vergisi değerinin tespitinde, ana binaya giriş çıkışın yapıldığı yolun dikkate alınmaması gerektiği, kaldı ki, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nün bu konudaki görüşüne göre birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan arsa için en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiğinin yer alması karşısında taşınmazın asgari değerinin hesabında en uzun cepheli cadde veya sokak için takdir edilen değerin esas alınması geretkiği, olayda davacının hissedarı olduğu taşınmazın … Sokak cephesinin 185 metre, … Caddesi’ne bakan cephesinin 23 metre olduğu, vergiye konu taşınmaza ait parselin cadde ve sokağa cephesinin bulunduğu ve bunların içinden en uzun cephesinin … Sokakta bulunduğu görüldüğünden, … Caddesi’ne ilişkin değerlerin esas alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda; davacının 1/2 oranda hisseli olarak maliki olduğu İzmir ili, … Mahallesi, … Caddesinde kain, tapuda … pafta, … ada, … parselde yer alan çift cepheli olan taşınmazının … Sokak üzerinden vergilendirildiği, ancak idare tarafından taşınmazın … Caddesi’ne de cephesinin bulunduğundan ve … Caddesi üzerinden vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle dava konusu tarhiyatların yapıldığı, uyuşmazlığın, taşınmazın uzun kenarının bulunduğu … Sokaktan mı, yoksa taşınmazın girişinin de bulunduğu kısa kenar ancak geniş cadde üzerinden mi vergilendirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’nin 15’inci maddesinin (b) bendinin (c) fıkrasında; ”Parsel Cephesi; parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesi olduğu, genel olarak, köşe başına rastlayan parsellerde geniş yol üzerindeki kenar parsel cephesidir. İki yolun genişliklerinin eşit olması halinde dar kenar parsel cephesidir, iki veya daha fazla yola cephesi olan parsellerde, ön, arka, ve yan cephelerin tayini adadaki diğer parsellerin konumları mevcut teşekküller bulunan yapı nizamı dikkate alınarak belediyesince belirlenir.” hükmü yer aldığı, ayrıca emlak vergisi, servet üzerinden alınan bir vergi olup davacının vergilendirmeye tabi serveti olan taşınmazına değer katan unsurun, taşınmazın hangi cephesinde olduğunun tespiti için önemli olduğu, binanın kullanılış amacı, insanların binaya giriş-çıkış amacıyla kullandıkları cephenin dikkate alınması gerektiği, davacı tarafından kiraya verilen taşınmazın, … Elektromekanik Yedek Parça Otomotiv İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından motorlu araçlar satış mağazası olarak kullanıldığı, mağazanın tabelalarının ve müşteri giriş kapılarının … Caddesi’ndeki cephede bulunduğu, dolayısıyla taşınmazın mağaza olarak işletilmesini sağlayan ayırt edici özelliğinin … Sokakta uzun cephe bulundurması değil, … Caddesi’nde cephesinin bulunması olduğu hususunun dikkate alınması,1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerektiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 15’inci maddesinin (b) bendinin (c) fıkrasında; ”Parsel Cephesi; parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesi olduğu, genel olarak, köşe başına rastlayan parsellerde geniş yol üzerindeki kenar parsel cephesidir. İki yolun genişliklerinin eşit olması halinde dar kenar parsel cephesidir.” denildiği, parselin uzun cephesi … Sokakta bulunmasına rağmen köşe başına rastlayan parselin geniş olan … Caddesi üzerinden vergilerinin hesaplanması suretiyle ikmalen yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Taşınmazın en uzun cephesinin … Sokak üzerinde bulunduğu ve taşınmazın ana girişinin de bu yoldan olduğu, İmar yönetmeliğindeki düzenlemelerim yapılaşmayla ilgili olduğu, emlak vergisi hesabında kriter olamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının hisseli olarak malik olduğu, İzmir ili Konak ilçesi, … Mahallesi … ada … no’lu parselde kayıtlı bulunan taşınmazına ilişkin hatalı sokak rayici bildirildiğinden bahisle geçmişe dönük olarak ikmalen tarh edilen 2014 ila 2019 yıllarına ilişkin emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu belirtilmiş; vergi değeri başlıklı 29. maddesinde de “a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31. madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, hesaplanan bedeldir. Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. 33. maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49. maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır. Vergi değerinin hesabında bin liraya, verginin hesaplanmasında ise bir liraya kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 95. maddesi uyarınca belirlenen belediye grupları itibarıyla farklı oranlar tespit etmek suretiyle de kullanabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının hisseli olarak maliki bulunduğu taşınmazıyla ilgili verdiği 1998 tarihli emlak vergisi beyanında … sokaktan beyan verildiği, idarece yapılan incelemede taşınmazın … Caddesine de cephesi bulunduğu ve yapı ruhsatı ile numarataj adresinin de … Caddesinden olduğunun anlaşılması üzerine, zamanaşımı gözetilerek davaya konu fark tarhiyatın yapılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, dosyada mevcut plan örneğinden ise taşınmazın en uzun cephesinin … sokakta, en kısa cephesinin ise … caddesinde olduğu görülmüştür
Yukarıda yer verilen düzenlemelerde görüldüğü üzere; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesince genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de; İmar Yönetmeliğinin parsellere ilişkin cephenin belirlenmesinde öngörülen prensip, bu parseller üzerinde İmar Kanunu ve Yönetmeliğinin öngördüğü yapılaşmadaki kat yüksekliklerinin esas alınmasında cephe tespitine yöneliktir. Bu nedenle emlak vergisi değerinin tespitinde, yol genişliğinin dikkate alınmaması gerekir.
Kaldı ki, Danıştay Dokuzuncu Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da, birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan taşınmazlar için, en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu içtihadımızın temelinde ise taşınmazın en uzun cephesinden daha çok yararlanılması, çoğunlukla bina cephesi ile bina ana giririşinin en uzun cepheden olması nedeniyle, tüm ülke çapında uygulanmasını teminen genel ve objektif bir kriter konulması amacıyla yasadaki boşluk doldurulmak istenilmiştir.
Bu durumda, bu husus gözardı edilerek arsa metrekare birim değeri yüksek olan caddeye göre emlak vergisi tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmayıp; açılan davayı kabul eden vergi mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek, kararın kaldırılması ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.