Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/4166 E. , 2022/5280 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4166
Karar No : 2022/5280
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir dönem maliki olduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mah, … pafta,… ada, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca, 09/10/2018 tarihli satış işlemi ile daha önce tecil edilen 9/10 oranına isabet eden kısmının muaccel hale gelmesiyle 2014-2018 yıllarına ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak vergilerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava konusu dönemde davacının maliki olduğu taşınmazda 01/01/1996 tarihinde otel ve gazino inşâ edildiği, İstanbul V. Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylı Fenerbahçe Yarımadası Sit Alanında, III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı, İstanbul II. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, 31/05/2005 tarihinde ise, taşınmazın bir kısmının Kadıköy Merkez E-5 Otoyolu Ara Bölgesi Nazım İmar Planı’nda kalması nedeniyle 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi hükmü gereği kısıtlılık uygulandığı, bu tarihten itibaren emlak vergisinin kısıtlılık hükümleri uyarınca 1/10 oranında ödendiği, İstanbul V. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında, anılan parsele ilişkin Kurulun … tarihli ve …sayılı kararı ile III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan, tescilli parseldeki izinsiz uygulamalara ilişkin yasal işlem yapılmasına ve izinsiz uygulamaların kaldırılmasına karar verildiği, Kurulca 21/03/2019 tarihinde yerinde yapılan incelemede, izinsiz uygulamaların kaldırılmadığı, ilave izinsiz uygulamaların yapıldığı, … ada, …parsel sayılı taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olması sebebiyle vergi istisnasından yararlanma hakkına sahip olduğu, fakat İstanbul V. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında, parseldeki izinsiz uygulamaların kaldırılmasına karar verildiğinden, 2863 sayılı Yasanın 21. maddesi gereğince parseldeki izinsiz uygulamalar giderilmediği sürece vergi, resim ve harç istisnasından yararlanamayacağının bildirildiği, öte yandan Kadıköy Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından anılan parselin III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığının beyan edildiği, davalı idarece yapılan cezalı tarhiyatın ise 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca gayrimenkulün 09/10/2018 tarihinde satılması nedeniyle kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’unun ikmalen tarh edildiği, söz konusu taşınmazın satışının yapıldığı 09/10/2018 tarihine kadar taşınmaz üzerinde izinsiz uygulama yapıldığına yönelik herhangi bir tespit bulunmadığı, ilgili Kurulca 21/03/2019 tarihinde yerinde yapılan incelemede izinsiz uygulama yapıldığının tespit edildiği, buna müteakip 25/03/2019 tarihli Koruma Bölge Kurulu kararı ile izinsiz uygulamaların kaldırılmasına karar verildiği görüldüğünden, davalı idarece III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan gayrimenkulün istisna hükümlerinden faydalanıp faydalanamayacağı hususu gözetilmeden, söz konusu taşınmazın kısıtlılık hükümlerinin ortadan kalktığından bahisle davacı adına fark olarak tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı emlak vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İş yeri vasfına haiz olan taşınmazın 09/10/2018 tarihinde satışı ile muaccel hale gelen emlak vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı tarafından, bir dönem maliki olduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mah, … pafta, … ada, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 09/10/2018 tarihli satış işlemi sonrasında 2014-2018 yıllarına ilişkin olarak 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca kısıtlılık hükümleri uygulandığı dönemde emlak vergisinin 9/10’u oranında isabet eden kısmı yönünden tecil edilen ancak satışla muaccel hale gelmesi nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak vergilerinin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 1.maddesinde kanunun amacının, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmek olduğu belirtilmiştir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 21. maddesine 10/09/2014 yürürlük tarihli 6552 sayılı Yasa’nın 98. maddesi ile eklenen 1. fıkrasında; Tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılaşma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmünün uygulanmayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesinde; Türkiye sınırları içerisinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 30. maddesinde; Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9 ve 19’uncu madde hükümlerinin saklı olduğu, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’unun bina, arsa ve arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanların muaccel hale geleceği, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Vergi ziyaı cezalarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden;
Emlak Vergisi Kanunu’nda 09/04/2002 tarihinde yapılan değişiklik öncesi beyanname verilmemesi halinde vergi ziyaı cezası kesileceği açık olarak belirtilmekte iken, 4751 sayılı Kanun ile yapılan değişikler sonucunda, 09/04/2002 tarihinden itibaren, beyan esasına ilişkin 20. madde kaldırılarak 23. maddede yapılan değişiklik ile Kanun’un 33. maddesinde belirtilen vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana gelmesi halinde bildirim verilmesi esası getirilmiş, 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde, vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmemiştir.
Bu durumda Emlak Vergisi Kanunu’nda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsenmiş olup, vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkün olmayıp, bu kısım yönünden vergi mahkemesince verilen kabul kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Emlak vergisine ilişkin hüküm fıkrası yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, olay tarihinde yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 21. maddesine 10/09/2014 yürürlük tarihli 6552 sayılı Yasa’nın 98. maddesi ile eklenen 1. fıkrasında; Tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılaşma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiş olup, Vergi Mahkemesi kararında, taşınmazın III. Derece Arkeoloik Sit Alanında kaldığı, davalı idarece gayrimenkulün istisna hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususu gözetilmeden tarhiyat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava konusu uyuşmazlığın otel ve gazino olarak kullanılan taşınmaza dair bina vergisine ilişkin olduğu, otel ve gazino inşaatına 1996 yılında başlanılarak 2004 yılında tamamlandığı, III. Derece Sit Alanı kararının, davacının bir dönem maliki olduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mah, … pafta, … ada, … parsel için alındığı, dolayısıyla bu parsel üzerinde yer alan, otel ve gazino vasfına haiz olup iş yeri olarak kullanılan ve tapu kütüğünde “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” kaydı konulmuş taşınmaz kültür varlığı olmayan taşınmazın 2863 sayılı Kanun’un 21. maddesinde belirtilen muafiyet kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmıştır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin 5. fıkrasında, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’unun, bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanların muaccel hale geleceği açık olup, davacı adına kayıtlı taşınmazın Emlak Vergisi Kanunu 30. maddesi hükmü gereği, 09/05/2005 tarih ve 1/5000 ölçekli Kadıköy Merkez E-5(D-100) Otoyolu ara bölgesi nazım imar planında kalması nedeniyle kısıtlılık hükümleri uygulandığı, 2005 yılından itibaren emlak vergilerinin kısıtlı olarak ödendiği, 09/01/2018 tarihinde taşınmazın satılması ile aynı Kanun’un 30/5. maddesi hükmü gereği kısıtlılık uygulanan süre boyunca ödenmeyen kısmın muaccel hale geldiği görülmüş olup, davalı idarece ikmalen tarh edilen emlak vergisinde hukuka aykırılık görülmediğinden emlak vergisi tarhiyatına karşı açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, emlak vergisine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davalıdan, 492 sayılı Kanuna bağlı 3 sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.