Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/4262 E. , 2022/5014 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4262
Karar No : 2022/5014
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Taşımacılık Temizlik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dariesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kullandığı bir kısım faturaların gerçek bir mal alımına dayanmaması nedeniyle maliyetlerinden çıkarılması, muhtasar beyannamede beyan edilmesine karşın defter kayıtlarına intikal ettirilmeyen işçilik giderinin maliyetlerine eklenmesi gerektiği ve bir firmaya yapılan satışların maliyetinin, gerçekte olandan fazla hesaplandığı yolundaki tespitler nedeniyle, kurumlar vergisi kârının yeniden hesaplanmasına ilişkin düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından, …İnş. San. Tic. Ltd. Şti. firmasına 500.000,00-TL’ye satılan emtiaya ilişkin mamul maliyetinin 1.120.000,00-TL beyan edilmesinin iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı, Mahkemelerince verilen sürelere rağmen satılan mamul maliyetinin 1.120.000,00-TL olduğunun ispatına yönelik herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, şirket yetkilisinin, satışların %10 kâr ile yapıldığı yönündeki beyanı gereğince mamul maliyetinin 454.545,45-TL tespit edilerek davacı şirketin kurum kazancı hesaplanarak kurumlar vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesi suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden re’sen tarh edilen dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kurumlar vergisinin 6.489,00-TL’lik kısmı ile vergi ziyaı cezasının 9.793,50-TL’lik kısmına yönelik yapılan incelemede; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun düzenlenme tarihinden sonra matrah artırımında bulunulması nedeniyle 04/09/2019 tarih ve … No.lu düzeltme fişi ile matrah artırımı kadar yukarıda belirtilen tutarın terkin edildiği, bu nedenle bu kısım açısından herhangi bir karar verilmesine gerek bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tekerrür” başlıklı 339.maddesinde, davacı şirket adına, 2010/Aralık dönemine ilişkin düzenlenen vergi ziyaı cezalı tapu harcına ilişkin ihbarnamenin, davacı şirkete 09/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğ üzerine herhangi bir itirazda bulunulmaması veya dava açılmaması nedeniyle cezanın 08/01/2015 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, 01/01/2016 tarihinden itibaren gerçekleşen eylemler için tekerrür hükümleri uygulanabilecek olması karşısında dava konusu cezanın 2016/Ocak-Aralık dönemine ilişkin olduğu da dikkate alındığında, kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür hükmü uygulanarak arttırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, Dairelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; malzeme gerektirmeyen işgücü temini faaliyetinde bulunduğu belirtilen davacı şirket hakkında yapılan uyuşmazlık konusu tarhiyatın, davacının, satılan hizmet maliyeti tutarı olarak beyan ettiği 22.653.100,00-TL yerine (bu tutardan sahte faturayla belgelendirildiği belirlenen 14.035.899,39-TL’nin düşülmesi ve bu tutara beyanlarına yansıtılmayan 14.221.590,30-TL işçilik giderlerinin dahil edilmesi sonucu) vergi müfettişince kabul edilen 22.838.790,91-TL tutarındaki hizmet maliyeti bulunduğunun saptanması dolayısıyla, sahte fatura kullanımından değil dava dışı …İnş. San. Tic. Ltd. Şti. firmasına satılan malın maliyetinin hatalı belirlenmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle, istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp dava dosyasının ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi üzerine yapılan yargılama sonucu verilen ve istinaf başvurusuna konu edilen Mahkeme kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirketlerinin çeşitli kurum ve devlet birimlerine ve belediyelere; genel temizlik faaliyeti, personel faaliyeti, inşaat malzeme ve hizmetlerine yönelik istihdam ve tedarik işi ile iştigal ettiği, söz konusu faturalarda yer alan emtiaların yaptıkları işle uyumlu olduğu, faturaların gerçekten alındığı, bunlara ilişkin ödemelerin banka kanalıyla veya çekle yapıldığı, söz konusu ödemelerin dikkate alınmadığı, mal tedarik edilen şirketler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının taraflarına tebliğ edilmediği ve bu durumun savunma yapma haklarını kısıtladığı, haklarında düzenlenen vergi inceleme raporunda söz konusu emtianın alınmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmadığı, ayrıca 2016 yılına ilişkin 7143 sayılı Yasa kapsamında matrah artırımında bulunulduğu, matrah artırılan bu yıla ilişkin vergi incelemesi yapılamayacağı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, kullandığı bir kısım faturaların gerçek bir mal alımına dayanmaması nedeniyle maliyetlerinden çıkarılması gerektiği, muhtasar beyannamede beyan edilmesine karşın defter kayıtlarına intikal ettirilmeyen işçilik giderinin maliyetlerine eklenmesi gerektiği ve bir firmaya yapılan satışların maliyetinin, gerçekte olandan fazla hesaplandığı yolundaki tespitler nedeniyle, kurumlar vergisi kârının yeniden hesaplanmasına ilişkin düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket hakkında, 2016 yılı kurumlar vergisi konusunda düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda; davacının, satılan mamul maliyeti tutarı olarak beyan ettiği 1.120.000,00-TL yerine (…İnş. San. Tic. Ltd. Şti. firmasına %10 kârla satıldığı beyan edilen emtiaya ilişkin 500.000,00-TL tutarında fatura düzenlendiğinin anlaşılması dolayısıyla) 454.545,45-TL tutarında mamul maliyeti bulunmasının yanı sıra satılan hizmet maliyeti tutarı olarak beyan ettiği 22.653.100,00-TL yerine (bu tutardan sahte faturayla belgelendirildiği belirlenen 14.035.899,39-TL’nin düşülmesi ve bu tutara beyanlarına yansıtılmayan 14.221.590,30-TL işçilik giderlerinin dahil edilmesi sonucu) 22.838.790,91-TL tutarında hizmet maliyeti bulunduğu, satılan mamul maliyeti ve hizmet maliyetinde tespit edilen bu düzeltmeler sonucunda davacının maliyetinin 479.763,70-TL azaltılması dolayısıyla ortaya çıkan 543.837,54-TL kârdan, beyan edilen matrah (64.073,90-TL) çıkarıldığında bulunan 479.763,64-TL matrah farkı üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirket adına yapılan cezalı tarhiyatın, yukarıda belirtildiği üzere, hem satılan mamul maliyetinin, hem satılan hizmet maliyetinin değişmesinden kaynaklanmasına karşın Vergi Mahkemesince yalnızca satılan mamul maliyetinin değişmesine ilişkin kısım yönünden değerlendirme yapılıp karar verildiği görüldüğünden, eksik inceleme ile verildiği anlaşılan Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.