Danıştay Kararı 9. Daire 2021/43 E. 2022/4968 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/43 E.  ,  2022/4968 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/43
Karar No : 2022/4968

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi …’ten aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Mart, Mayıs-Temmuz dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin olarak, davacının fatura aldığı … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, mükellefiin bilinen adreslerinde bulunmadığı, beyan ettiği cirolara uygun faaliyet kapasitesinin bulunmadığı, yüksek tutarlı katma değer vergisi matrah beyanlarına karşın ödenecek vergilerinin cüzi miktarlarda olduğu ve bu vergilerin ödenmediği, karşıt Ba-Bs bildirimleri ile katma değer vergisi matrahlarının uyumsuz olduğu dikkate alındığında, anılan mükellefin 2016 yılında gerçek anlamda bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacı şirket adına düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı oldukları sonucuna varıldığından, söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indiriminin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından dosyaya sunulan fatura bedellerinin çek ve banka kanalıyla ödendiğine ilişkin iddianın, vergi inceleme raporu ile satışlarına ait adına düzenlenen çeklerin …’e ciro edildiği ve …’ten alınan vekaletname ile davacı tarafından tahsil edildiği anlaşıldığından yerinde görülmediği; vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmına ilişkin olarak; davacı hakkında 2015/Eylül dönemine ilişkin olarak kesilen ve 08/03/2016 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilerek 2016 yılı içinde ihtilafsız kesinleşen vergi ziyaı cezası için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesi uyarınca bu tarihi takip eden yıl başından itibaren gerçekleşen eylemler için tekerrür hükümleri uygulanabileceğinden, davanın tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden; özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için, Yasa’da belirtilen belgelerin verilmediğinin, alınmadığının veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiği hususunun açık, mükellefi bağlayacak ve hukuken itibar edilecek biçimde somut olarak tespiti gerektiğinden, davaya konu özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Sahte fatura kullanıldığına yönelik somut tespitler yapılmaksızın tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Tekerrür uygulamasında cezanın kesinleştiği tarihi takip eden zaman dilimi ile cezanın kesinleşmesini izleyen yılın başı arasındaki dönemde tekerrürün uygulanamayacağı düşüncesinin tekerrür uygulamasının amacı ile bağdaşmadığı, düzenlenen raporlarda yer alan somut tespitler çerçevesinde yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.