Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/4659 E. , 2022/3833 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4659
Karar No : 2022/3833
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Seracılık Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. … – Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Enerji Üretim Otoprodüktör Grubu A.Ş. ile imzaladığı sözleşme kapsamında jeotermal kaynak kullanımı nedeniyle 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu uyarınca 2019 yılı için, elde ettiği gayrisafi hasılatının %1 tutarında tahakkuk ettirilen 311.800,00-TL idare payına ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … Enerji Üretim Otoprodüktör Grubu A.Ş. ile imzalanan sözleşme uyarınca seracılık faaliyetinde ısınma ihtiyacının karşılanması maksadıyla jeotermal kaynak suyu kullanıldığı hususunun sabit olduğundan ve idare payının mükellefi olan davacının her türlü gayrı safi hasılatının jeotermal kaynak sularının kullanılması sebebi ile elde edildiğinin kabulü gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdare payının mükellefinin ruhsat sahibi veya kira sözleşmeleri yoluyla jeotermal kaynağı kullanan gerçek ve tüzel kişiler olduğu, jeotermal suyun asıl ruhsat sahibi olan … Enerji Üretim Otoprodüktör Grubu A.Ş. ile imzalanılan sözleşme kapsamında kullandığı bu nedenle idare payından sorumlu tutulamayacakları iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de .. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.