Danıştay Kararı 9. Daire 2021/529 E. 2022/4324 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/529 E.  ,  2022/4324 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/529
Karar No : 2022/4324

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Fırça Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, bir kısım emtiasını belgesiz sattığı ve önceki dönemden devreden katma değer vergisinin değiştiği yolundaki vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Mart, Nisan ve Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2014/Aralık dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat, diğer dönemler için bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından, inceleme konusu dönemde net satışların %2-3 oranındaki kısmının kayıt dışı satış olduğunun tahmin edildiği yolundaki mükellef kurum temsilcisi ifadesinin inceleme tutanağına yanlış aksettirildiği ileri sürülmüş ise de, dava dilekçesinde; mükellef kurum temsilcisinin ifadesinin, kamyonlarla yapılan sıcak satış olarak tabir edilen satışlara yönelik olduğunun, bu şekilde pazarlamacılar kanalıyla yapılan satışlarda kontrolün zayıf olması nedeniyle kayıt dışılık olabildiğinin ve bunun da bilgileri dışında olduğunun, 2012 yılında 20 adetin üzerinde kamyonla sıcak satış tabir edilen satış yapıldığının, 2012 yılında anonim şirkete dönüşmeyle 2014 yılı sonuna kadar bu satışların tamamen kaldırılmış denecek kadar azaltıldığının beyan edilmiş olması karşısında, davacının uyuşmazlık konusu 2014 yılında kayıt dışı satışlarının bulunduğu hususu sabit olmakla birlikte; kayıt dışı satış tutarının hesaplanmasında, vergi incelemesi sırasında, mükellef kurum temsilcisinin beyanı dikkate alınarak, net satışlara %2 yerine, %3 oranının uygulanması suretiyle kayıt dışı satış tutarı hesaplanmasının somut gerekçesinin tespit edilerek belirtilmemiş olması ve yine bu ifadenin bütününden bu oranın yurt dışı satışlara yönelik olarak beyan edilmediğinin anlaşılması, yurt dışı satışlara ilişkin kayıt dışılık konusunda bir iddia ve tespit bulunmaması karşısında, net satışlardan, yurt dışı satışların düşülmesiyle ortaya çıkan tutarın, mükellef kurum temsilcisinin beyan ettiği asgari kayıt dışılık oranı olan %2 üzerinden kayıt dışı satışlara isabet eden matraha ilişkin cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık; fazlaya ilişkin matraha isabet eden cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği; 15/08/2014 tarihinde kesinleştiği ileri sürülen vergi ziyaı cezası, kesinleştiği 2014 yılını takip eden yılın başından itibaren olmak üzere 01/01/2015 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin vergilere ait vergi ziyaı cezaları yönünden tekerrüre dayanak olabileceğinden, 2014 yılına ait dava konusu 2014/Aralık dönemi katma değer vergisine uygulanan vergi ziyaı cezasına dayanak alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı; 2013/Ocak,Mart,Mayıs,Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kısmen kabul, kısmen ret kararı verildiğinden 2013/Aralık döneminden 2014/Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin, yeniden hesaplanacak tutarının dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu tarhiyatın davacının beyan ettiği net satışlardan yurt dışı satışların düşülmesi suretiyle hesaplanacak satış tutarının %2’si oranında kayıt dışı satışa ilişkin matrahın fazlasına isabet eden bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2014/Aralık dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı ile yeniden hesaplanacak devreden katma değer vergisinin fazlaya ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2014 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davada vergi mahkemesince verilen kısmen kabul, kısmen ret kararına yönelik tarafların istinaf başvuruları üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mahkemenin davanın reddine yönündeki hüküm fıkrası kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiğinden, söz konusu kayıtdışı hasılat üzerinden hesaplanarak tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde de hukuka uyarlık bulunmadığı; 2013/Ocak,Mart,Mayıs,Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmı Dairelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiğinden dava konusu tarhiyatın devreden katma değer vergisinin değiştiğinden bahisle yapılan kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesindeki düzenlemenin, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden zaman dilimi ile cezanın kesinleşmesini izleyen yılın başı arasındaki dönemde tekerrürün uygulanmayacağı yönündeki yorumun hukukun temel ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olduğu, bu yorumun tekerrür hükmünün getiriliş amacına da aykırı olduğu, düzenlemenin amacının tekerrür uygulanacak cezaların izlenmesini kolaylaştırmak olduğu, tekerrür uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.