Danıştay Kararı 9. Daire 2021/530 E. 2022/5651 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/530 E.  ,  2022/5651 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/530
Karar No : 2022/5651

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket adına, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerine 2016/Nisan, Ağustos dönemlerine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından faturaları kullanılan firmaların sahte belge düzenleme fiili nedeniyle özel esaslara alındığının firma yetkililerinden öğrenilmesi üzerine şirketin kendi iradesiyle düzeltme beyannameleri vererek bu firmalara ait faturaları indirim hesaplarından çıkardığı, davalı idare tarafından, anılan faturaların indirim hesaplarından çıkarılması gerektiği, aksi halde davacı şirketin özel esaslara tabi tutulacağına ilişkin olarak davacı şirket adına tesis edilen herhangi bir işlemin veya yapılan bir bildirimin ise bulunmadığı, bu durumda düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın davacıya dava açma hakkı tanıdığı ancak ihtirazi kaydın düzeltme beyannamelerinin idarenin zorlaması ya da baskısı altında verildiği sonucu doğurmayacağı açık olduğundan, davacı şirketin iradesini sakatlayacak herhangi bir unsur olmaksızın ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk eden dava konusu katma değer vergisi, damga vergisi ve bu alacaklara ilişkin gecikme faizi ile %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesinin, “davacı şirketin iradesini sakatlayacak herhangi bir unsur olmaksızın ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine yapılan tahakkuk ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle verilen davanın reddine yönelik kararı, mükelleflerin, ileride tarhiyatla muhatap olmamak amacıyla kendi iradeleriyle veya herhangi bir müeyyideyle karşılaşmamak için idarenin yazısı üzerine düzeltme beyannameleri verebilecekleri, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine mükelleflerin dava açma haklarının saklı olduğu gerekçesiyle hukuka uygun bulunmayarak esas hakkında yapılan incelemede; davacı şirketin yol yapım işleriyle iştigal ettiği, 2016/Nisan döneminde … Petrol İnşaat Ltd. Şti.’nden yaklaşık 177 bin-TL tutarlı, 2016/Ağustos döneminde ise …Tehlikeli Atık Yön. Petrol Ltd. Şti.’den yaklaşık 531 bin-TL tutarlı asfalt döküm ve nakliye bedeli içerikli faturalar aldığı, ödemelerin satıcıların banka hesapları blokeli olduğundan cari hesap ve kasa hesabı üzerinden yapıldığının beyan edildiği, …Tehlikeli Atık Yön. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile …Petrol İnşaat Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, davacı şirketin mal/hizmet alımında bulunduğu …Tehlikeli Atık Yön. Ltd. Şti. ile …Petrol İnşaat Ltd. Şti.’nin %100 hisseli tek ortağının …adlı şahıs olduğu, …’un …dışında …Petrol ve …İnşaat şirketlerinin de tüm hisselerine sahip olduğu, bu üç şirket ile …İnşaat ve …Araştırma şirketlerinin sahte fatura düzenleme organizasyonu dahilinde hareket ederek birbirine sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, iş yerinde yapılan yoklamaların büyük kısmında adreslerinde bulunamayan, çalışan işçisi, emtiası ve iş organizasyonu bulunmayan mükelleflerin ihtilaf konusu yılda milyonlarca liralık büyük bir ciro yapmasının ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı, anılan mükelleflerle çalışan muhasebecinin vermiş olduğu ifade de göz önüne alındığında, mükelleflerin gerçek anlamda bir ticari faaliyetlerinin bulunmadığı ve davacı şirket adına düzenlenen faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı oldukları, dava konusu tahakkuk ve cezalarda bu nedenle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Danıştay Üçüncü Dairesinin son dönemde vermiş olduğu bir kararında, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, gecikme faizi ve damga vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının mülkiyete müdahale teşkil ettiği gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği bu kararın müstakar hale getirilmesinin uygulamaya yön vereceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak esas yönünden oybirliğiyle gerekçe bakımından ise oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY: Uyuşmazlık konusu olayda, davacı, bahse konu mükelleflerden alınan faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimlerinden çıkarılarak düzeltme beyannamesi vermesi gerektiği yönünde kendisine tebliğ edilmiş bir yazının bulunduğuna ilişkin bir iddia ileri sürmemektedir. Bu nedenle davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca ilgili vergilendirme dönemine ait vergi matrahının re’sen takdir edilmesini ve bu takdire dayanılarak adına anılan Kanun’un 344. maddesinin ilk iki fıkrası da gözetilerek vergi ziyaı cezalı vergi tarh edilmesini önlemek ve Kanun’un 30. maddesinin dördüncü fıkrası ile 344. maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinden yararlanmak amacıyla kanuni süresinden sonra beyanname verdiğinin kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla ilgili vergilendirme dönemine ilişkin beyanlarını bu şekilde düzelten davacının, kanuni süresinden sonra verdiği beyannameye koyduğu ihtirazi kaydın, bu beyanname nedeniyle tahakkuk eden vergilere dava açma hakkı verdiğinin kabulüne olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla Daire kararının gerekçesine katılmıyoruz.