Danıştay Kararı 9. Daire 2021/561 E. 2022/5657 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/561 E.  ,  2022/5657 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/561
Karar No : 2022/5657

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil İhracat San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin iştirak payının bulunduğu … Gıda Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.’nin tasfiyesinin zararla sonuçlanması nedeniyle bedelsiz hale gelen ve elden çıkan iştirak tutarı olan 4.849.471,52-TL ‘nin dönem kazancında gider olarak dikkate alınması gerektiği yönünde ihtirazi kayıtla verilen kurumlar beyannamesine istinaden … tarih ve … sayılı tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin fazlaya ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kurumların, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin giderlerin veya istisna kapsamındaki faaliyetinden doğan zararların, istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilemeyeceği, bunun tek istisnasının, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin son fıkrası uyarınca, “iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri” olduğu, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin olarak yapılan giderlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesinin olanaksız olduğu, yani bu giderlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesi gerektiği, aynı şekilde, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlardan, elde edilmesi sırasında zarar doğması halinde bu zararların da istisna kapsamı dışındaki gelirlerden indirilmemesi gerektiği, iştirak edilen kurumun sermayesine katılmak suretiyle elde edilecek kar üzerinden katılma payı karşılığında kazanç elde ederek şirketin karlılığını artırmaya yönelik bir riskin göze alınması sonucu ortaya çıkan ve bu haliyle iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman gideri mahiyetinde olmadığı açık olan iştirak hisselerinin/iştirak payının karşılıksız kalması dolayısıyla oluşan zararının, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması olanaksız olduğundan, davacı şirketin, iştiraklerinden olan … Gıda Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş’nin tasfiyesinin zararla sonuçlanması sebebiyle karşılığı kalmayan 4.849.471,52-TL iştirak tutarın kurum kazancının tespitinde zarar/gider olarak dikkate alınması yönündeki ihtirazi kaydının kabul edilmeyerek söz konusu tutarın kurum kazancının tespitinde “kanunen kabul edilmeyen gider” olarak dikkate alınması suretiyle yapılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından uyuşmazlık konusu 2018 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan ve iş bu davaya konu edilen … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin yanı sıra aynı döneme ilişkin her hangi bir maddi değişiklik olmaksızın, yalnızca dipnotlarda yapılan düzeltme sonrası ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden 19/06/2019 tarih ve … no.lu tahakkuk fişinin düzenlendiği ve Dairelerinin E:… sayılı dosyasında istinaf incelemesinin devam ettiğinin görüldüğü, davacı tarafından aynı döneme ve aynı maddi sebebe dayalı verilen iki ayrı beyanname nedeniyle iki ayrı tahakkuk fişi düzenlenmiş ise de yapılan ikinci tahakkuk nedeniyle, ilk tahakkukun( 29.04.2019 tarih ve … no.lu tahakkuk fişinin) iptal edilmeme nedeninin ara kararla sorulduğu ve verilen cevap yazısında, … no.lu tahakkuk fişinde iptal edilecek bir vergi olmadığından dairelerince yapılacak bir işlemin bulunmadığı ifade edilmiş olup, bu halde aynı döneme ilişkin olarak aynı sebeple verilen iki ayrı beyanname nedeniyle yapılan tahakkukların her birinin icrai mahiyetinin bulunması hasabiyle ayrı ayrı davaya konu edilebileceğinin değerlendirildiği, uyuşmazlıkta, iştirak edilen şirketin terkinine karar verilmesi ve tasfiyesi sonucu iştirakler hesabında yer alan hisse senetlerinin aktiften çıkarılmasına ilişkin bir durum söz konusu olduğundan, bunun zarar olarak nitelendirilmesi mevzuat hükümlerine uygun olduğu, davacı şirketin bu giderinin, ticari girişiminin zararla sonuçlanmasından kaynaklanmış olup işletme ile ilgisinin olmadığını söylemenin mümkün olmadığı, nitekim Gelir Vergisi Kanunu’nu Kanunun 38. maddesi de bu yoruma imkan verdiğinden, öz sermeyede oluşan azalma sonucu meydana gelen zararın Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6/2. maddesinin atıfta bulunduğu Gelir Vergisi Kanunu’nun 38. maddesinde yer alan düzenlemeler gereği indiriminin hukuka uygun olduğu, bu durumda, tasfiye nedeniyle bedelsiz hale gelen ve elden çıkarılan iştirak hisseleri nedeniyle oluşan değersiz alacak bedellerinin dönem kazancında gider olarak dikkate alınması ve davacının ihtirazi kayıtla yapmış olduğu beyanının kabul edilmesi gerektiğinden, ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkukun ihtilaflı kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, uyuşmazlık konusu tahakkukun ilgili kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlk savunma dilekçesinde açıklanan nedenlerle kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.