Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/845 E. , 2022/5390 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/845
Karar No : 2022/5390
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İç ve Dış Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu … İç ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin, 2008 ve 2009 dönemlerine ilişkin vergi borçlarının, şirket tüzel kişiliği tarafından vadesinde ödenmediği, dava konusu da edilmediği, usulüne uygun olarak kesinleşen amme alacaklarının, şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 6183 sayılı Kanunu’nun mükerrer 35. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi hükmü uyarınca sorumluluğu bulunan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu … İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına, dava konusu amme alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … takip no’lu ödeme emrinin; asıl borçlu şirket yetkilisi … tarafından, Eyüp … Noterliği’nce verilen … tarih ve … yevmiye numaralı vekaletname ile tebligatları almaya yetkili kıldığı kanuni vekili …’a tebliğ edilmesine rağmen, dava konusu edilmediği ve vadesinde de ödenmediği, motorlu taşıt sorgulama bilgileri, tapu kadastro sorgulama bilgilerinin değerlendirilmesinden, şirket adına aktif e-haciz işlemlerinin mevcut olduğu, mevcut amme borcunu karşılamaya yetecek malvarlığının bulunmadığı ve şirket adına kayıtlı herhangi bir taşınmazın ve motorlu taşıtın mevcut olmadığı anlaşılmakla asıl amme borçlusu şirketin amme borcunu kısmen veya tamamen karşılayabilecek malvarlığının bulunmadığından, söz konusu amme alacağının, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Asıl borçlu şirket tüzel kişiliği adına düzenlenen ödeme emri başta olmak üzere hukuki sonuç doğuran ihbarname, bildirim, davet gibi, mali nitelikli her türlü bildirim ve tebligatların şirketi temsile yetkili kişilere yapılmasının esas olduğu, bu durumun araştırılmasına yönelik olarak, Dairelerinin E:… sayılı dosyasında yapılan 21/11/2019 tarihli ara kararı uyarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile vekaletname örneğinin incelenmesinden, …’a; …’ın kendi adına asaleten ve … Giyim Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti’ni temsile yetki verildiği, bunun dışında borçları yansıtılan … İç ve Dış Tic. Ltd. Şti’ni temsilen …’a herhangi bir yetki verilmemiş olunduğu, amme alacağının asıl borçlu şirketten takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, şirketi temsile yetkili kişiye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmek suretiyle, şirket nezdinde hukuka uygun bir biçimde kesinleştirilmeden, söz konusu amme alacaklarının kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirleri ile takip ve tahsiline gidilmesinde ve davayı reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, asıl borçlu şirket kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirket adına kesinleşen amme alacaklarının, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilememesi üzerine tahsili için davacı adına ödeme emri düzenlendiği, idarece yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.