Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1220 E. , 2022/5115 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1220
Karar No : 2022/5115
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :1-…
2-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıların ortağı olduğu … Adi Ortaklığı adına, bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2015/Şubat, Haziran-Eylül, Kasım, Aralık, 2016/Mayıs-Ağustos, Kasım, Aralık 2017/Ocak-Haziran, Eylül-Kasım dönemleri için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 2015,2016 ve 2017 yılları için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. Fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden, uyuşmazlıkta 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca müteselsil sorumlu olan ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılması gerektiğinden, adi ortaklık adına ihbarnamlerin düzenlenmesi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu özel usulsüzlük cezaları yönünden ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353’üncü maddesinde, fatura veya benzeri belge verilmemesi, alınmaması ve diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmamasına ilişkin özel usulsüzlükler ve cezalarını düzenlendiği, sözü edilen maddede öngörülen düzenleme ile mükelleflerin vergilendirme dönemindeki işlemlerinin kayıt ve belge düzenine uygun yürütülmesinin sağlanması amaçlandığının anlaşıldığı, harcamaların sahte belgelerle belgelendirilmesi 213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. fıkrasında özel usulsüzlük cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmadığından ve kesilen ceza maddenin öngörülüş amacına da uygun düşmediğinden davacıların ortağı olduğu adi ortakllığın emtia alımlarının sahte faturalar ile belgelendirdiğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatlar ile özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adi ortaklık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları ile, 2015-2017 yılında bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiğinin tespit edildiği, sahte faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirilecek katma değer vergisi olarak dikkate alınamayacağı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıların ortağı olduğu … Adi Ortaklığı adına, bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendirildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2015/Şubat, Haziran-Eylül, Kasım, Aralık, 2016/Mayıs-Ağustos, Kasım, Aralık 2017/Ocak-Haziran, Eylül-Kasım dönemleri için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalık katma değer vergileri ile 2015,2016 ve 2017 yılları için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. Fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türk Borçlar Kanunu’nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu; 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2015-2017 yılları için davacı adi ortaklık adına kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Bölge idare Mahkemesi kararının, davacıların ortağı olduğu adi ortaklık adına 2015/Şubat, Haziran-Eylül, Kasım, Aralık, 2016/Mayıs-Ağustos, Kasım, Aralık 2017/Ocak-Haziran, Eylül-Kasım dönemleri için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer alan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, adi ortaklıklarda mal teslimi ve hizmet ifası adi ortaklık tarafından yapıldığından, katma değer vergisinin mükellefi adi ortaklık olacak, beyanname ortaklık adına düzenlenecek, ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle vergi dairesine verilecek, ancak verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri tarhiyata muhatap tutulabilecektir. Aynı zamanda adi ortaklıklar Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen bütün mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadırlar. Bu açıdan, Kanun’un belirtmiş olduğu belge düzenine uymaları, yani, fatura, gider pusulası gibi belgeleri bastırmaları, defter tutmaları, kullandıkları defter ve belgeleri zamanaşımı süresi içinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.
Bu durumda, vergi mükellefi olan adi ortaklık adına, mükellefi olduğu vergilerin takibi amacıyla vergi-ceza ihbarnamesi düzenlenebileceğinden, işin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdaresi Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2015/Şubat, Haziran-Eylül, Kasım, Aralık, 2016/Mayıs-Ağustos, Kasım, Aralık 2017/Ocak-Haziran, Eylül-Kasım dönemleri için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.