Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1288 E. , 2022/3351 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1288
Karar No : 2022/3351
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, muhasebe hizmetlerini yürüttüğü ve hakkında sahte fatura düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan … Gıda Tarım Turizm Ticaret Limited Şirketi adına muhtelif dönemler için re’sen salınan vergi ve kesilen cezalardan serbest muhasebeci mali müşavir olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle tahsili amacıyla adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, müşavirlik hizmeti verilen mükellefin sahtecilik faaliyeti ile ilgili olumsuz tespitlerde bulunulduğu, yine davacının, hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda belirtilen bazı eylemlerinin kusur ve ihmale dayandığı, raporda belirtilen olumsuz tespitlerin davacının mesleki özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranış niteliğinde bulunduğu, ancak davacının zikredilen kusur ve ihmallerinin tek başına sahtecilik faaliyetinden dolayı mesleki sorumluluğu gerektiren eylemler olmadığı, diğer ifadeyle sahtecilik faaliyetine yardım ve bu eylemleri kolaylaştırma yönünde mesleki bilgi ve tecrübesini kullandığını ispata yeterli olmadığı, gerek görüş ve öneri raporunun gerekse vergi tekniği raporunun asıl borçlu şirketin sahte belge düzenleme faaliyetinden dolayı elde edilen tüm komisyon gelirinden davacının mesleki sorumluluk kapsamında sorumlu tutulması gerektiğini kanıtlamak için yeterli verileri içermediği, sonuçta, sözkonusu ihmal veya mesleki kusur teşkil eden eylem ve işlemler ile ziyaa uğratılan vergiler arasında illiyet bağı bulunmadığı, zira davacının uzunca bir dönem adı geçen şirketin muhasebe işlemlerini takip ettiği ve şirketin beyannamelerinin davacı tarafından verildiği ve görevini ifa sırasında bir kısım ihmallerinin bulunduğu sabit olmakla birlikte, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmayıp, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği görüşünden hareketle bulunan matrahlar üzerinden yapılan tarhiyata dayandığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca davacının sorumluluğundan söz edilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına kesinleşen vergi ve cezaların tahsili için dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, davacının mesleki sorumluluğuna ilişkin kanuni düzenlemelerle kendisine yüklenilen görevlerini yerine getirmeyerek söz konusu şirketin gerçekte herhangi bir mal veya hizmet alım ve satımına dayanmayan işlemlerini gerçek bir ticari faaliyetmiş gibi gösteren ilgili beyannameleri/ bildirimleri düzenleyip beyan etmesinin 4 Sıra Nolu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ ile belirlenen sorumluluk kapsamında olduğu, yapılan işlemlerin muhasebecinin bilgisi dışında gelişmesinin söz konusu olamayacağı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.