Danıştay Kararı 9. Daire 2022/1771 E. 2022/2938 K. 13.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/1771 E.  ,  2022/2938 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1771
Karar No : 2022/2938

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Malmüdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına … İnş. San. Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının 01/07/2016 ile 31/10/2017 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin muhasebe hizmetlerini yürüttüğü yani 2017 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilme tarihinde (2018 yılının Nisan ayında) davacı asıl borçlu şirketin muhasebecisi olmadığı, dolayısıyla da asıl borçlu şirketin 2017 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin davacı tarafından verilmediği, nitekim, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporunun sonuç kısmında da; davacının sorumluluğunun bulunduğu dönem ve vergileri arasında 2017 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi sayılmadığı, bu durumda, davacının beyannamesini vermediği 2017 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi ile tarh edilecek vergiden ve kesilecek cezadan 213 sayılı Kanun’un mükerrer 227’nci maddesi uyarınca sorumlu tutulması mümkün olmadığından, asıl borçlu şirket adına 2017 takvim yılına ilişkin olarak tarh edilen kurumlar vergisinin, kesilen vergi ziyaı cezasının ve bunlara bağlı olarak hesaplanan gecikme faizinin davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu … ana takip no’lu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu; öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227’nci maddesinde öngörülen sorumluluk, beyannameleri imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk olduğu, davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporu incelendiğinde ise, verilen beyannamelerdeki vergi kaybının nasıl oluştuğu ve beyannameler ile belgeler arasında vergi ziyaına neden olacak şekilde bir aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarında vergi müfettişi tarafından yapılmış bir tespit bulunmadığı görüldüğünden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227’nci uyarınca davacının sorumluluğundan söz edilemeyeceği bu durumda, asıl borçlu şirket adına tarh edilen 2016 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisinin, kesilen vergi ziyaı cezasının ve bunlara bağlı olarak hesaplanan gecikme faizinin davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu 2021/23 ana takip no’lu ödeme emrinin de hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.