Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1832 E. , 2022/4925 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1832
Karar No : 2022/4925
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıd. İnş. Teks. San. Tic. Ltd. Şti.
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Mal Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna uyarınca haksız iade alınan katma değer vergilerinin geri alınması gerektiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012/Ekim dönemi için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının şirket yetkilisinin ikamet adresinde eşine 24.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği halde ibraz edilmediği, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi sonucu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca haksız iade alınan katma değer vergilerinin geri alınması için cezalı tarhiyat yapılmış ise de, dosyanın ve savunma ekindeki belgelerin incelenmesinden, … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının şirket yetkilisinin ikamet adresinde eşine 24.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, aynı konulu 21.04.2017 tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının şirket yetkilisinin kanuni vekiline dairede 24.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, kanuni vekil adına düzenlenmiş tebligat üzerinde yazılı olan adresi şirketin bilinen adresi olarak kabul edilerek dava konusu ihbarnamelerin 15.08.2017 tarihinde bu adrese tebliğ edildiği, davacı şirketin ticaret sicilinden silindiğine dair ticaret sicil gazetesinde bir ilan bulunmadığı, ayrıca şirketin adresinden ayrıldığına, işyerinin kapalı olduğuna, işi bıraktığı veya ticari faaliyetine devam etmediğine dair davalı idarece yapılmış bir tespit, araştırma ve yoklama da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının idarece bilinen işyeri adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan şirket yetkilisinin ikametgah adresinde yapılan tebligatın hukuka uygun olmadığı, dolayısıyla davacı şirket hakkında re’sen tarh sebebinin mevcut olmadığı gibi davacının ibrazdan kaçınma durumunun da mevcut olmadığı, bu durumda yasal defter ve belgelerini ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz edilemeyecek olan davacı adına, bu gerekçe ile katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının şirket yetkilisinin ikamet adresinde eşine 24.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği halde ibraz edilmediği, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi sonucu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca haksız iade alınan katma değer vergilerinin geri alınması için dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, davacının ilgili dönemde mal alışı yaptığı mükellef hakkında düzenlenmiş olan vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından, katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca haksız iade alınan katma değer vergilerinin geri alınması için yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi müfettişince e-mail adresine istenen evrakların …tarafından e-mail adresine sunulduğu, kendisine iade yapılmış bir tutarın bulunmadığı, dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Olayda, defter belge istem yazısına ilişkin tebligatın, tebliğin muhatabı olan davacı tüzel kişinin bilinen adresinde tebliğ edilmediği, dolayısıyla hukuka aykırı tebliğ nedeniyle davacı şirket hakkında re’sen tarh sebebinin oluşmadığı açık olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı hakkında, defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna uyarınca haksız iade alınan katma değer vergilerinin geri alınması gerektiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012/Ekim dönemi için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 saylı Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ esasları” başlıklı 93. maddesinde, “Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.” düzenlemesine, “Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddesinde, “Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)” kuralına, “Bilinen adresler” başlıklı 101. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde ise; bu Kanun’a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla) ve bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir vesikalarında tespit edilen adresler olduğu düzenlenmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun’da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği yoluna gidilerek ilgilinin adreste bulunamaması veya adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi durumunda, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmamak ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.
Uyuşmazlıkta, dosyanın ve savunma ekindeki belgelerin incelenmesinden, … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının şirket yetkilisinin ikamet adresinde eşine 24.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, aynı konulu … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının şirket yetkilisinin kanuni vekiline dairede 24.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, kanuni vekil adına düzenlenmiş tebligat üzerinde yazılı olan adresi şirketin bilinen adresi olarak kabul edilerek dava konusu ihbarnamelerin 15.08.2017 tarihinde bu adrese tebliğ edildiği, davacı şirketin ticaret sicilinden silindiğine dair ticaret sicil gazetesinde bir ilan bulunmadığı, ayrıca şirketin adresinden ayrıldığına, işyerinin kapalı olduğuna, işi bıraktığı veya ticari faaliyetine devam etmediğine dair davalı idarece yapılmış bir tespit, araştırma ve yoklama da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının idarece bilinen işyeri adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan şirket yetkilisinin ikametgah adresinde yapılan tebligatın hukuka uygun olmadığı, dolayısıyla davacı şirket hakkında re’sen tarh sebebinin mevcut olmadığı gibi davacının ibrazdan kaçınma durumunun da mevcut olmadığı, bu durumda yasal defter ve belgelerini ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz edilemeyecek olan davacı adına, bu gerekçe ile katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık olmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararında yasal isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.