Danıştay Kararı 9. Daire 2022/1851 E. 2022/5940 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/1851 E.  ,  2022/5940 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1851
Karar No : 2022/5940

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2020/Ekim-Aralık dönemleri ile 2021/Ocak dönemine ilişkin muhtasar beyannamelerin süresinden sonra verildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergilerinin %50’si oranında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K… sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, atık ve hurda toptan ticareti faaliyeti ile uğraşan davacı hakkında yapılan yoklamalara istinaden mükellefiyetinin 30/09/2020 tarihi itibariyle re’sen terkin ettirildiği, söz konusu re’sen terk işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:… sayılı kararı ile re’sen terk işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, karara istinaden mükellefiyet kaydının 02/03/2021 tarihi itibariyle tekrar açılması üzerine davacı tarafından 2020/Ekim-Aralık ve 2021/Ocak dönemine ilişkin muhtasar beyannamelerin süresinden sonra 08/03/2021 tarihinde verildiği, beyannamelerin süresinden sonra verildiğinden bahisle davacı adına tahakkuk eden vergilerin %50’si oranında vergi ziyaı cezası kesildiğinin anlaşıldığı, beyanname vermek ve bildirimde bulunmak gibi yükümlülüklerin, vergi mükellefi olmanın gereği olduğundan, hukuka ve usulüne uygun olarak mükellefiyet tesis edilerek, bu mükellefiyetten kişinin yine usulüne uygun olarak haberdar edilmesi gerektiği, mükellefin hukuka uygun şekilde adına tesis edilen vergi mükellefiyetinden haberdar olması ile mükellefiyetin gereği olan yükümlülükleri yerine getirme ödevinin doğacağı, söz konusu yükümlülükleri yerine getirme ödevinin mükellefiyetin iptali veya idare tarafından terkinine kadar devam edeceği, dava konusu olayda da re’sen terkin işleminin yapıldığı andan mükellefiyetin tekrar açıldığı zamana kadar davacının beyanname vermesinin mümkün olmadığı, beyanname verme ödevinin zamanında yerine getirilmemesi durumunun davalı idarenin hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile sabit olan re’sen terkin işleminden kaynaklandığı, idarece tesis edilen hukuka aykırı işlemin sonuçlarına davacının katlanmasının hakkaniyete uygun olmayacağı görüldüğünden, beyannamelerin süresinden sonra verildiğinden bahisle kesilen dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından süresinden sonra beyanname verildiği, beyannamelerin posta yoluyla gönderilmesinde engel bulunmadığı, davacının söz konusu vergilerin mükellefi olmadığı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacının mükellefiyetinin terkinine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne yönelik … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K… sayılı kararı ile reddedilerek söz konusu karar kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.