Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2460 E. , 2022/3964 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2460
Karar No : 2022/3964
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bırakması nedeniyle salınan vergilerin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2017/Nisan dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme zammına ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, davacının 2005 yılında satın aldığı arsa üzerinde inşa ettiği binada bulunan bir adet ofis ile yıllar önce satın aldığı beş adet tarlanın satışının ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi suretiyle tesis edildiğinin anlaşıldığı, davacı adına ödeme emri düzenlenmesine neden olan söz konusu binada yer alan satışın ve önceden yatırım amacıyla alınmış birkaç arsa-tarla satışının haricinde başka suretle gayrimenkul alım-satımı ve inşası gerçekleştirdiği yönünde herhangi bir inceleme ve tespit bulunmadığının görüldüğü, davacının ticari kazanç elde etmek amacıyla risk üstlenerek, iş yeri, çalışan, donanım ve kayıtlara ilişkin tespitlerle ortaya konulabilecek bir ticari organizasyon dahilinde gayrimenkul alım-satımı yaptığı yönünde bir inceleme ve tespit bulunmadığından, söz konusu gayrimenkullerin satışından elde edilen kazancın ticari kazanç olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, bu hususun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesinde belirtilen ”borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda, ticari kazanç kapsamında olmayan gayrimenkul satışları nedeniyle, davacı adına ticari kazanç elde edildiğinden bahisle re’sen tarh olunan vergilerin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin 2017/Nisan dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan ve dava konusu kısım olan 2017/Nisan dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin e-tebligat usulüyle, 24/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, itirazsız kesinleşmesi ve ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ödeme emrinin de yine e-tebligat usulüyle 30/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin kesinleşmiş amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlendiği, ödeme emirlerine karşı yapılacak itiraz sebeplerinin yasa koyucu tarafından sınırlandırıldığı, olayda, vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin davacıya tebliğiyle birlikte usulüne uygun kesinleştiği görüldüğünden ve davacı iddialarının Yasada sayma usulüyle belirlenmiş iddialardan olmadığı, ancak tarhiyat aşamasında açılacak davalarda değerlendirilebilecek nitelikteki iddialar olduğu anlaşıldığından, ödeme emrinin dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamenin cep telefonuna mesaj gönderilmek suretiyle tebliğ edildiği, ancak gönderilen mesajın salt bilgilendirme mesajı olabileceği, ihbarname ve içeriği hakkında yeterli bilgi ve açıklamayı içermediği, tebliğ işleminin gerekli usul ve esasları içermediği, maliki olduğu arsa üzerinde inşa edilen taşınmazların satış işlemlerinin ticari faaliyet kapsamında yapılmadığı, bu hususun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesinde belirtilen “borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.