Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/26 E. , 2022/5994 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/26
Karar No : 2022/5994
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Orman Ürünleri İnş. Nak. Paz. ve Dış. Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Mayıs dönemi için tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan iki kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca 2016/Mayıs dönemi ve mükerrer 355/1. maddesi uyarınca 2016 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; vergi ziyaı cezası yönünden; kanuni süresi geçmekle birlikte vergi incelemesine başlanılmasından önce sahte olduğu ileri sürülen faturaları kayıtlarından çıkaran ve düzeltme beyannamesi veren davacının bu faturalara bağlı indirim hakkından vazgeçerek ziyaa uğrattığı vergi için kesilmesi gereken %50 oranında vergi ziyaı cezasının kesildiği, sonrasında ceza %100’e tamamlanmış ise de davacı tarafından %100’e tamamlanan kısmın dava konusu edilmediği, bu aşamadan sonra söz konusu faturaların sahte olup olmamasının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarını değiştirmeyeceği anlaşıldığından, sahte fatura kullanma nedeniyle fark olarak iki kat kesilen ve tekerrür nedeniyle arttırılan dava konusu vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediği; 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından; sahte faturalar içeriği emtiayı, gerçekte faturasız olarak aldığı ileri sürülerek, davacı adına özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de; faturayı vermeyen ve almayan mükellefler ile faturası düzenlenmeyen mal alış işlemi saptanarak, yasanın aradığı anlamda somut bilgiler içeren bir tespit bulunmadığı, varsayıma dayalı olarak kesildiği anlaşılan özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355’inci maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından ise; davacının istenilen faturaları vergi inceleme elemanına ibraz etmediğinin sabit olması nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirkete, 2016 hesap döneminde, 1.180.885,00-TL tutarında sahte fatura düzenlendiğinin tespit edildiği, sahte belgelerin katma değer vergisi dahil ödemelerinin banka ve finans kurumları aracılığı ile yapılmadığı, davacı kurum tarafından sahte faturaları bilerek ve isteyerek kullandığı kanaatine varıldığından 213 Sayılı Vergi Usul Kanun’unun 359/b ve 367. maddelerinden hareketle 339. (tekerrür) 341. ve 344/2. maddelerine bağlı olarak kesilen 540.405,00 TL vergi ziyaı cezasında ve aynı Kanun’un mükerrer 355. maddesinin 1. ve 3. bendine göre kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.