Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/280 E. , 2022/5484 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/280
Karar No : 2022/5484
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu, İstanbul İli Başakşehir İlçesi … Mahallesi muhtelif parsellerde kayıtlı bulunan 59 ayrı parselde yer alan taşınmazlara ilişkin 2018 yılı emlak vergisinin, 2017 yılında uygulanan birim değerinin %50’sini aştığı ve bu nedenle 2019 yılı emlak vergisinin de hatalı tahakkuk ettirildiğinden bahisle, ihtirazi kayıtla fazladan ödenen birinci taksidin iadesi ve ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararıyla; olayda her ne kadar davacı kurum tarafından, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 7061 sayılı Kanunun 35. maddesinin aksine %50 fazlası yerine davalı belediyece %330 oranında artırılması nedeniyle yanlış hesaplamadan ötürü 2018 yılı emlak vergisinin fazla tahakkuk ettirildiği, dolayısıyla 2019/1 dönemine ilişkin emlak vergisi tahakkukunun da otomatik olarak fazla yapıldığı iddia edilmekte ise de, davacı tarafından 2018 yılı emlak vergisi tahakkukunun iptali istemiyle … Vergi Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında ikame edilen davada, anılan mahkemenin … gün ve K:… sayılı kararıyla; ilgili mahkemece, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava dilekçesinde belirtilen aynı taşınmazlar için 2017 yılı ile 2018 arasındaki %330 oranındaki farkın nedeni 2014 dönemi için düzenlenen beyannamelerin dava konusu parseller ile ilgisi olmayan ve düşük bedelle ilçe takdir komisyonu karar cetvelinde de adı geçmeyen cadde ve sokakların birim değeri esas alınmak suretiyle düşük bedelden vergilendirilmeleri nedeniyle 2018 yılında doğru cadde ve sokaklardan beyanname düzenlenmesi ve vergilendirilmesi ile oluşan aradaki farkı %330 olduğunun anlaşıldığı, oysa 2014 döneminde doğru cadde ve sokaklardan vergilendirilmiş olsalardı farkın %50 oranını aşmayacağının görüldüğü tespitlerine yer veren bilirkişi raporunun, içerdiği somut tespit ve veriler itibariyle karara esas alınır mahiyette olduğu sonucuna varıldığı, davacının önceki dönemlere nazaran farklı cadde ve sokaklardan vergilendirme yapılmak suretiyle fahiş vergi tahakkuk ettirildiği iddiasının yerinde görülmediği ve dava konusu tahakkuk işleminin içeriği emlak vergisinin ilgili mevzuat ile öngörülen usule uygun olarak doğru cadde ve sokaklara ilişkin arsa metrekare birim değerleri üzerinden ve 7061 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa eklenen geçici 23. maddede öngörülen %50 artış oranı da dikkate alınmak suretiyle hesaplanarak tahakkuk ettiğinin anlaşıldığı, 2018 yılına ilişkin emlak vergileri tahakkukuna karşı yapılan başvurunun reddi işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve söz konusu karara ilişkin davacı kurum tarafından yapılan istinaf başvurusunun da … Vergi Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği görülmüş olup, davacı kurumun 2019/1 yılına ilişkin emlak vergisinin davalı idare tarafından yanlış hesaplama sonucu fazla tahakkuk ettirdiği iddiasını, esas itibariyle 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, %50 fazlası yerine davalı belediyece %330 oranında artırılmasına dayandırdığı nazara alındığında, 2018 yılına ait emlak vergisi tahakkukunun hukuka uygun olduğu … Vergi Mahkemesi kararıyla sabit olduğu anlaşıldığından, bu bedelin 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde öngörülen nispette artırılması suretiyle 2019 yılı için belirlenen değer üzerinden gerçekleştirilen dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.,
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı belediyece Emlak Vergisi Kanunu geçici 23. maddeyle getirilen düzenlemenin yok sayıldığı, 2018 yılı için belirlenen birim değerinin 2017 yılında uygulanan birim değerden %330 oranda fazla olduğu, bu nedenle 2019 yılı vergisinin de hatalı tahakkuk ettiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının maliki olduğu, İstanbul İli Başakşehir İlçesi … Mahallesi muhtelif parsellerde kayıtlı bulunan 59 ayrı parselde yer alan taşınmazlara ilişkin 2018 yılı emlak vergisinin, 2017 yılında uygulanan birim değerinin %50’sini aştığı ve bu nedenle 2019 yılı emlak vergisinin de hatalı tahakkuk ettirildiğinden bahisle, ihtirazi kayıtla fazladan ödenen birinci taksidin iadesi ve ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Emlak Vergisi Kanununun 28.11.2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değiştirilen Geçici 23. maddesinde:
“Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.
Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükümleri yer almaktadır.
26.12.2017 tarih ve 30282 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 72 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin 6. maddesinin 2. fıkrasında, arsa ve arazinin herhangi bir sebeple takdir dışı kalması veya yeni cadde ve sokak oluşması gibi nedenlerle 2017 yılına ilişkin ait birimin bulunmaması halinde bu arsa ve araziler için 2018 yılına ilişkin takdir komisyonunca belirlenen birim değerinin esas alınacağı düzenlenmiştir.
72 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin;
“Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde: bu tebliğin amacının, Emlak Vergisi Kanununa eklenen geçici 23 üncü maddenin uygulamasına yönelik hususları açıklamak olduğu,
“Belediyelerce 2018 yılı emlak vergi değerinin hesabında yapılacak işlemler” başlıklı 5. maddesinde :
(1) 2017 yılında, takdir komisyonlarınca 2018 yılı için asgari ölçüde arsa ve Arazi metrekare birim değerlerine ilişkin takdirler yapıldığı
(2) 7061 sayılı Kanunla 1319 sayılı Kanuna eklenen geçici 23 üncü madde hükmü gereği;
a) Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, belediyeler tarafından 2017 yılında uygulanan birim değerlerle karşılaştırılacağı
b) 2018 yılı için takdir edilen birim değerler, 2017 yılında uygulanan birim değerlerin
%50’sinden fazlasını aşıyorsa, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılında uygulanan birim değerlerin %50 fazlasının esas alınacağı,
c) İlgili belediyelerce bu değerler esas alınarak Tebliğde yer verilen açıklamalar
çerçevesinde emlak vergi değeri hesaplanacağı
(3) İkinci fıkrada belirtilen işlemler 2017 yılında takdir komisyonlarınca takdir edilen birim değerler üzerinden yapılacak olup ayrıca takdir komisyonlarınca yeni bir takdir işlemi yapılmayacağı
(4) Arsa takdir komisyonunca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri 2017 yılında uygulanan birim değerin %50’sinden fazlasını aşıyorsa, 2018yılına ilişkin arsa metrekare birim değeri geçici 23 üncü madde hükmü gereğince aşağıda yer alan örnekteki gibi hesaplanacağı belirtilmiştir.
“Diğer hususlar” başlıklı 6. maddesinde ise;
(1) Takdir komisyonlarınca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve
arazi metrekare birim değerlerine karşı açılan davalar neticesinde, mahkemelerce takdir komisyonu kararlarıyla belirlenen metrekare birim değerlerin;
a) İptal edilmesi sonucu takdir komisyonları tarafından yeni bir değer belirlenmesi,
b) Kısmen iptal ve kısmen tasdik edilmesi,
c) Tasdik edilmesi,
halleri sonucu oluşan bu değerler 2017 yılında uygulanan birim değerlerin %50’sinden
fazlasını aşıyorsa, 2018 yılına ilişkin bina, arsa ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılında uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınarak emlak vergi değerleri ilgili belediyelerce bu Tebliğde açıklanan esaslar çerçevesinde hesaplanacağı
(2) Arsa veya arazinin herhangi bir sebeple takdir dışı kalması veya yeni cadde ve sokak oluşması gibi nedenlerle 2017 yılına ait birim değerin bulunmaması halinde bu arsa ve araziler için 2018 yılına ilişkin takdir komisyonlarınca belirlenen birim değerlerin esas alınacağı,
(3) Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas
alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de 1319 sayılı Kanunun geçici 23. maddesine göre hesaplanan değerlerin esas alınacağı düzenlenmiştir
Emlak Vergisi Kanunun bina ve arazi vergisi yönünden paralel hükümler içeren tarh ve tahakkuk başlıklı 11 ve 21. maddelerinde;
Bina ve arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Emlak Vergisi Kanunun vergi değeri başlıklı 29. maddesinde ise;
Vergi değeri;
a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,
b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, Hesaplanan bedeldir.
Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur.
33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınacağı yönündedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, 2002 yılında yapılan değişikliklerle, emlak vergisinde beyan esası kaldırılarak, bildirim esasına geçilmiş, arsa ve arazi değerlerinin 4 yılda takdir komisyonunca belirlenen cadde ve sokak rayiçlerine göre tarh ve tahakkuk edeceği, 4 yılda bir yapılan genel takdiri izleyen yılda ise emlak vergisinin, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle belirleneceği kurala bağlandığından, somut olayda genel takdir yılının 2018 yılı olduğu, yukarda hükümlerine yer verilen Emlak Vergisi Kanunun geçici 23. maddesiyle, 2018 yılında yapılacak artışın 2017 yılında uygulanan birim değerin %50’sini aşamayacağı yönünde düzenleme getirildiği, davacı tarafından 2018 yılı tahakkukunun sözkonusu geçici maddeyle getirilen kural ve 2017 yılı için uygulanmış birim değeri dikkate alınmadan fazla tahakkuk ettirildiği iddiasıyla dava açıldığı, bu nedenle mevzuat gereği bir önceki yıl vergi değerine göre değerleme oranının yarısı nispetinde arttırılarak tahakkuk eden 2019 yılına ilişkin uyuşmazlığın çözümünün de 2018 yılına bağlı olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu emlak vergisi tahakkukuna esas alınan 2018 yılı tahakkukuna ve ihtirazi kayıtla fazladan ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararıyla reddedildiği, anılan karara yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine ise Dairemizin 08/11/2022 tarih ve E:2020/3383, K:2022/5483 sayılı kararıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği görüldüğünden, Dairemiz bozma kararı üzerine verilecek karar dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.