Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3240 E. , 2022/5935 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3240
Karar No : 2022/5935
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) … Başkanlığı-…
2-(DAVACI) …Teknoloji Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kamu yatırım programında Ulaştırma-Haberleşme sektörü yatırımları arasında Bursa Büyükşehir Belediyesinin Proje sahibi olarak belirtildiği Toplu Taşım ve Raylı Sistem Projesi kapsamında davacıya Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ihale edilen … ihale kayıt numaralı “Kent Meydanı-Terminal (T2) Hattı Tramvay İnşaatı Yapım İşi”ne ilişkin alınan ihale kararı ve düzenlenen sözleşme nedeniyle ödenen toplam 2.029.989,2.TL damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uymak suretiyle; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun dava konusu dönemde yürürlükte bulunan Ek 2. maddesinin birinci fıkrasında, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu; son fıkrasında ise, bu maddenin uygulanması bakımından döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğunun ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından birlikte tespit edileceğinin kurala bağlandığı, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen …sayılı ve …tarihli “Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi” ile davacı şirket tarafından üstlenilen ihalenin, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun Ek 2. maddesi uyarınca döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında bulunduğunun kabul edildiği, her ne kadar davalı idare tarafından sözleşmenin yapıldığı tarihte söz konusu işe ilişkin olarak Ekonomi Bakanlığınca düzenlenmiş geçerli bir “Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi” ibraz edilmediğinden damga vergisi istisnasından yararlanılamayacağı ileri sürülerek dava konusu …tarih ve …sayılı işlem tesis edilmiş ise de; Kanun’da öngörülmeyen bir takım kayıt ve koşulların genel tebliğler ile getirilmesi suretiyle yasal bir hakkın kullanılmasının engellenmesi mümkün olmadığından, tüm bu hususların vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, kamu yatırım programında Ulaştırma-Haberleşme sektörü yatırımları arasında Bursa Büyükşehir Belediyesinin Proje sahibi olarak belirtildiği Toplu Taşım ve Raylı Sistem Projesi kapsamındaki işin Bursa Büyükşehir Belediyesince ihale edilip davacı tarafından üstlenilen “Kent Meydanı-Terminal (T2) Hattı Tramvay İnşaatı Yapım İşi”ne ait ihale kararı ve imzalanan sözleşme nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi istemine yönelik düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde ve uyuşmazlığın düzeltme-şikayet hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle verilen davanın reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, bozma kararına uyulmasına, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve davacı tarafından ödenen tutarın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi’nce iadesine karar verilen tutar üzerinden, dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin iadesine karar verilmiş olmasına rağmen yoksun kalınan tutarın, tahsil tarihinden itibaren iade tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği iddialarıyla aleyhe olan kısımlarının kararın faize ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu olayda vergi hatası bulunmadığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun düzeltme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, dava konusu damga vergilerine ilişkin ihale kararı ve sözleşmenin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde faiz ödenebilmesinin ancak kararın idareye tebliğinden itibaren uygulanmasının gecikmesi durumunda söz konusu olabileceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir, davalı idarenin savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen verginin tahsil tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ile birlikte iadesi gerektiğinden; davalı temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin tecil faizine ilişkin kısım yönünden kabulü, tecil faizini aşan kısımlar yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kamu yatırım programında Ulaştırma-Haberleşme sektörü yatırımları arasında Bursa Büyükşehir Belediyesinin Proje sahibi olarak belirtildiği Toplu Taşım ve Raylı Sistem Projesi kapsamında davacıya Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ihale edilen … ihale kayıt numaralı “Kent Meydanı-Terminal (T2) Hattı Tramvay İnşaatı Yapım İşi”ne ilişkin alınan ihale kararı ve düzenlenen sözleşme nedeniyle ödenen toplam 2.029.989,2.TL damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde de idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari dava türlerinden olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarihli ve E.:2008/58, K.: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında “fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.
213 sayılı Kanun’un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalının temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvuruları, Bölge İdare Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenebileceğinden ve olayda, Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline, ödenen tutarın iadesine ilişkin kısım yönünden bozma kararına uyularak karar verildiği anlaşıldığından, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının Bölge İdare Mahkemesi kararının, faize ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası, iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır. Buna göre, hukuka aykırı bulunarak iadesine karar verilen tutarın tasarrufundan yoksun kalınan süre, idarece tahsil edildiği tarihten başladığından, iadesine karar verilen tutarın, tahsil tarihinden başlayacak faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.
Diğer bir ifadeyle, vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından 2015/Kasım döneminde ödenen ve Bölge İdare Mahkemece iadesine karar verilen damga vergilerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesi uyarınca, idarece tahsil edildiği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte iadesi gerekmektedir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi, temyiz dilekçesinde ise ödenen tutarın 6183 sayılı Kanun’a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faiziyle birlikte iadesi talebinde bulunulduğu ve Bölge İdare Mahkemesince de ödenen tutarın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesine hükmedildiği görüldüğünden, davacının temyiz isteminin ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi yönünden kabulü, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi oranını aşan kısmı yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmış olup, Bölge İdare Mahkemesi’nce bu husus dikkate alınarak faize ilişkin hüküm fıkrası yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının faize ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, dava konusu işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım yönünden, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.