Danıştay Kararı 9. Daire 2022/333 E. 2022/2909 K. 13.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/333 E.  ,  2022/2909 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/333
Karar No : 2022/2909

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ :Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, …Özel Sağlık Hizmetleri ve Tesisleri Anonim Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:…Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kanuni temsilcilerin sorumluluğu ikincil derecede olup, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen ve dönemi veya vadesi kanuni temsilci olunan döneme rastlayan alacakların kanuni temsilcilerinden tahsil yoluna gidilmesinin tabi olduğu, bununla birlikte, şirket kanuni temsilcilerine ödeme emri düzenlenmesi öncesinde asıl borçlu şirketin malvarlığının araştırılarak mevcut bulunan menkul ya da gayrimenkul malların haczinin yapılarak paraya çevrime işlemlerine geçilmesi gerekirken, davacı adına ödeme emri düzenlenmesinden önce asıl borçlu şirkete ait bir kısım malların varlığının tespit edildiği, şirket nezdinde yapılan malvarlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı taşınmaz, motorlu araç, muhtelif elektronik hastane cihazları tespit edilerek haczinin yapılmasına karşın paraya çevirme işlemlerinin yapılmadığı, mal varlığı araştırması ile amme alacaklarının asıl borçludan tahsil olanaksızlığının ortaya konulduğundan söz edilemeyeceğinden ve paraya çevirme işlemleri sonrasında alacağın miktarının değişme olasılığı da bulunduğundan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması neticesinde tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olduğu, kanuni temsilci sıfatıyla davacının takip edilmesinin yerinde olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.