Danıştay Kararı 9. Daire 2022/3749 E. 2022/5065 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3749 E.  ,  2022/5065 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3749
Karar No : 2022/5065

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Gübre Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket ile… arasında imzalanan doğal gaz alım satım sözleşmelerine istinaden ödenen 2.461.482,99 TL damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve E. … sayılı işlemin iptali ile ödenen damga vergisinin faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümünün davacı şirket ile …arasında imzalanan “Doğal Gaz Satış Sözleşmesi”nin ilgili hükümlerinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun konuyla ilgili hükümlerinin birlikte değerlendirilip yorumlanmasını gerekli kıldığı dikkate alındığında, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların düzeltme ve şikayet başvurularının reddi üzerine tesis edilen olumsuz işlemler üzerine açılan davalarda tartışılabilecek türden iddialardan olmadığı, dolayısıyla Kanunun aradığı anlamda vergilendirme hatası kapsamında bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu bakımdan vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek iddiaların, özel ve bu yönüyle de istisnai nitelikte olan Vergi Usul Kanununun 122. ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan idari davada incelenmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinde; Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; “Vergileme ölçüleri” başlıklı 10. maddesinde de; damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı; nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın; maktu vergide ise kağıtların mahiyetlerinin esas olduğu; belli para teriminin de; kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade ettiğinin belirtildiği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca belli para teriminin ise kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği belirtilerek damga vergisine tabi bir kağıdın, nispi olarak vergilendirilebilmesi için, ya kağıda bağlanan işlem bedelinin (kağıdın içerdiği meblağın) kağıtta açıkça belirtilmiş olması, ya da bu bedelin matematiksel olarak hesaplanmasına olanak sağlayan rakamların kağıtta yer alması, yani “belli para” içermesi, bir başka deyişle; kağıda bağlanan işlemin bedelinin açıkça belirtilmemiş olmasına karşın, bunun hesaplanmasına ilişkin olarak belli tutarların gösterilmiş bulunmasının icap ettiği, davacı şirket ile … arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinden de; sözleşme içeriğinde ve eklerinde; sözleşme miktarı ve çekiş yükümlülüklerinin, tesis bazında ölçüm sistemlerine göre yıllık çekiş miktarları dağılımının; azami çekiş miktarının ve asgari alım taahhüdü miktarının ve birim fiyatın belirlenmiş olduğunun anlaşıldığı, buna göre sözleşmenin içerdiği bedel, çekişi öngörülen doğalgaz miktarı ile fiyatın çarpılması suretiyle hesaplanarak bu tutar üzerinden damga vergisinin beyan edildiği görüldüğünden, anılan kağıdın belli para içerdiği ve bu tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulmasının kanuna uygun olduğu, imzalandığı tarih itibarıyla hesaplanabilir belli parayı içeren sözleşmede öngörülen asgari veya azami tutar üzerinden doğalgaz çekişinin yapılıp yapılmamasının, damga vergisine konu sözleşmenin belli para ihtiva etmesi hususuna etkisinin olmayacağı sonucuna ulaşıldığı,nitekim kanun koyucu tarafından Damga Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı Tablonun “Akitlerle ilgili Kağıtlar” başlıklı 1. Bölümünün “Belli Parayı İhtiva Eden Kağıtlar” alt başlığına 15/07/2016 tarih ve 6728 sayılı Kanunun 28. maddesiyle eklenen 13 numaralı bentle de, 18/04/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu kapsamında düzenlenen toptan doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler ile tüketicilere doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler de eklenmek suretiyle anılan sözleşmelerin belli parayı ihtiva eden kağıtlar arasında sayıldığı ve nispi damga vergisine tabi tutulacağı belirtildiğinden, söz konusu sözleşmelerin belli parayı içerip içermediği konusunun tartışma olmaktan çıkarıldığı, bu durumda; davacı tarafından imzalandığı tarihte sözleşmenin içerdiği bedel; çekişi öngörülen doğalgaz miktarı ile fiyatın çarpılması sonucu bulunabileceğinden, anılan kağıdın belli para içerdiği açık olup, bu tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulmasında kanuna aykırılık görülmediğinden uyuşmazlıkta düzeltme-şikayet başvurusuna konu olabilecek nitelikte vergi hatasından söz edilmesine olanak bulunmadığından, düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Sözleşme tarihi itibariyle fiili doğalgaz çekişinin ve birim fiyatının belli olmadığı, olayda vergi hatası bulunduğu, aynı konuda lehe yargı kararları bulunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan … TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.