Danıştay Kararı 9. Daire 2022/3975 E. 2022/5087 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3975 E.  ,  2022/5087 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3975
Karar No : 2022/5087

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Turizm Gıda İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği ve bir araba ile taşınmaz satışına ilişkin katma değer vergisini beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2016/Ocak-Temmuz dönemleri için üç kat, 2016/Ağustos-Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden, sahte belge düzenleme fiilinin şirket ortağı …’nın hisselerini devrettiği 05/04/2016 tarihinden itibaren işlenmeye başlanmış olduğu ve davacı şirket tarafından bu tarihten itibaren düzenlenen faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından dava konusu cezalı tarhiyatın bu sebeple salınan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, diğer yandan Mahkemelerince, davacı şirketin 01/01/2016-05/04/2016 tarihleri arasında gerçek bir ticari faaliyetinin var olduğunun kabul edilmiş olması nedeniyle, bu dönemdeki gerçek ticari faaliyet dolayısıyla oluşacak katma değer vergisi matrahları ile indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin yeniden oluşturulacak 2016 yılı katma değer vergisi beyan tablosunda dikkate alınması gerekeceğinden, davacı şirketin 01/01/2016-05/04/2016 tarihleri arasında indirim konusu yaptığı katma değer vergilerine ilişkin alış faturalarının sahte olup olmadığının irdelenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, bu kapsamda ara karar ile davalı idareden, davacı şirketin 01/01/2016-05/04/2016 tarihleri arasındaki katma değer vergisi indirimine konu ettiği faturaları tanzim eden mükellefler hakkında vergi tekniği raporu düzenlenip düzenlenmediği sorularak var ise ilgili raporların istenildiği, idarece cevaben gönderilen yazıda … Turizm Gıda Et ve Süt Ürün. Un. Ma. İnş. San.Tic .Ltd.Şti., … Gıda Emlak İnş.Turz.San. ve Tic. Ltd. Şti., … Gıda Ltd.Şti., … Gıda Tur.İnş.San. ve Tic. Ltd. Şti., … Gıda Turizm İnş. Tarım Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve … Gıda Turizm Emlak İnşaat Malzemeleri Tarım Petrol Ticaret İthalat ve İhracat Ltd. Şti. hakkında vergi tekniği raporları düzenlendiğinin bildirildiği, Mahkemelerince bu vergi tekniği raporlarının da incelenmesi sonucu … Gıda Emlak İnş.Turz.San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … Gıda Turizm Emlak İnşaat Malzemeleri Tarım Petrol Ticaret İthalat ve İhracat Ltd. Şti’nin düzenlediği faturaların sahte, kalan şirketlerin düzenlediği faturaların ise sahte olmadığı sonucuna varıldığı; davacı şirket yetkilisince araba satışından kaynaklanan katma değer vergisinin kayıt ve beyanlara sehven yansıtılmadığı beyan edildiğinden tarhiyatın bu husustan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak bu sebeple kesilen vergi ziyaı cezasının bir kat olması gerektiğinden vergi ziyaı cezasının bir kata isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; şirket aktifinde iki yıldan fazla durduğu tespit edilen taşınmaz satışının katma değer vergisinden istisna olması nedeniyle cezalı tarhiyatın bundan kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmı yönünden ise, olayda, tekerrür uygulanmasına dayanak olarak, 2015/Ekim-Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisi üzerinden kesilen ve 17/08/2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşen vergi ziyaı cezasının gösterildiği, bu durumda, tekerrüre dayanak teşkil eden vergi ziyaı cezasının kesinleşme tarihi olan 2016 yılını izleyen 2017 yılı başından itibaren beş yıl içerisinde vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir eylemde bulunulması halinde tekerrür hükümleri uygulanabileceği anlaşıldığından, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılmasında da hukuka uyarlık bulunmadığı, tüm bu değerlendirmelere istinaden davacı şirketin beyanlarının Mahkemelerince yeniden düzenlenmesi sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu 2016/Şubat dönemine ait katma değer vergisinin 9.417,65-TL’lik kısmı ile bu vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 2016/Ağustos dönemine ait katma değer vergisinin 5.676,12-TL’lik kısmıyla 2016/Eylül-Aralık dönemlerine ait katma değer vergilerinin tamamı ile bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları haricinde kalan katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu aşamada uyuşmazlığın, Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin olduğu, Vergi Mahkemesi kararının, cezalı tarhiyatın daire satışına ilişkin tutarın 2016/Haziran dönemi katma değer vergisi matrahına eklenmesinden kaynaklanan kısmına dair hüküm fıkrasına, 2016/Ağustos-Aralık dönemleri için tarh edilen katma değer vergileri nedeniyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmü nedeniyle artırılan kısımlarına dair hüküm fıkrasına ve 2016/Şubat dönemi için tarh edilen katma değer vergisine uygulanan vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf iddiaları usul ve yasaya uygun olan kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının, cezalı tarhiyatın; 01/01/2016 ila 05/04/2016 tarihleri arasında komisyon karşılığı düzenlediği faturaların toplam tutarı üzerinden hesaplanan komisyon geliri nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ve bu döneme isabet eden alımlara ilişkin olarak verilen davanın kabulü yönündeki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf iddialarına gelince; sahte belge düzenleme fiilinin şirket ortağı …’nın hisselerini devrettiği 05/04/2016 tarihinden itibaren işlenmeye başlamış olduğu ve davacı şirket tarafından bu tarihten itibaren düzenlenen faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu yönündeki değerlendirmesi yerinde ise de, …’nın hisselerini devrettiği 05/04/2016 tarihinden önceki gerçek satışlarının olduğu dönemlerdeki katma değer vergisi indirimlerinin de Vergi Mahkemesi’nce değerlendirildiği ve … Gıda Emlak İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … Gıda Turizm Emlak İnşaat Malzemeleri Tarım Petrol Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi dışındaki firmalardan yapılan alışlarına ait faturaların katma değer vergisi indirimlerinden çıkarılmasından kaynaklı cezalı tarhiyatın da terkin edildiği görülmekle beraber, Dairelerince de uygun bulunan, davacının 01/01/2016-05/04/2016 tarihleri arasındaki tüm satışlarının sahte olduğuna dair tespitin isabetli olmadığı yönündeki belirleme dikkate alındığında, hukuka uygun olarak yürütüldüğü sonucuna varılan faaliyet dönemine ilişkin tüm alışlara ilişkin katma değer vergisinin başkaca bir tespit yapılmaksızın tamamının indiriminin reddinde hukuka uyarlık bulunmadığından Vergi Mahkemesince davanın bu kısmının kabulü yönünde verilen istinaf başvurusuna konu kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yasal düzenlemeler uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.