Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/565 E. , 2022/3896 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/565
Karar No : 2022/3896
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :Türkiye Noterler Birliğinin 06/07/2021 tarih ve 12 sayılı Genelgesi’nin son sayfasında yer alan,
“Buna göre,
1- “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmenin ..… maddesinin taraflara vermiş olduğu tek taraflı fesih yetkisine dayanılarak işbu sözleşmeyi feshettiğimi ihtaren bildiririm.” şeklindeki fesih ihbarları fesihname olarak kabul edildiğinden, bu kağıdın, feshedilmek istenilen sözleşme değeri üzerinden binde 1,89 nispetinde damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
2- a) “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmeyi, gördüğüm lüzum üzerine feshettiğimi ihtaren bildiririm.”
1. b) “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmeyi, sözleşmede yer alan edimlerin tarafınızca yerine getirilmemesi sebebiyle, haklı sebeplere binaen feshettiğimi ihtaren bildiririm.”
2.c) “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmeyi, sözleşmede yer alan edimlerin tarafınızca …… tarihine kadar yerine getirilmemesi halinde feshedeceğimi ihtaren bildiririm.”
şeklinde düzenlenen fesih ihbarları, fesihname olarak kabul edilmediğinden, bu kağıtlardan damga vergisi tahsil edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bu ihtarlar sebebiyle maktu ihtar/tebliğ harcı alınacağı tabiidir.” kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Genelgenin dava konusu edilen kısmı ile Genelgedeki “Gelir İdaresi Başkanlığından alınan görüşte, muhtelif durumlar itibarıyla düzenlenen fesih ihbarları hakkında somut görüş alınamamış olması sebebiyle, ilk görüşlerinde yer alan prensiplerin genelge muhtevasında noterliklere duyurulmasına karar verilmiştir.” kısmı arasında çelişki olduğu, Genelge ile getirilen düzenlemenin fiilen uygulanmasının mümkün olmadığı çünkü 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na aykırı olabilecek şekilde sözleşmeyi bizzat görme mecburiyeti getirmekte olduğu, ilgilinin açık rızası olmadıkça sözleşmenin noterce görülmesinin mümkün olmadığı, ilgilisince hazırlanarak noterlere getirilen ihtarnamelerin onaylama işlemi olarak yapıldığı ve Genelge’nin iptali istenen kısmının 1512 sayılı Noterlik Kanunu’ndaki onaylama işlemine ilişkin düzenlemeye göre sözleşme içeriğine bakılma şartı olmadığı, düzenlemeye aykırılık teşkil edecek şekilde ilgiliden sözleşme ve benzeri belgeleri isteme yükümlülüğü getirdiği, esas sözleşme ilgilisince ibraz edilse bile sözleşme tutarı hususunda belirsizlik olabileceği, bu tip belirsizlik olabilecek durumlarda noterlerden değerlendirme yapılmasının beklenildiği ileri sürülerek uyuşmazlığa konu Genelge’de yer alan düzenlemenin iptali istemiyle dava açılmıştır.
DAVALININ SAVUNMASI : Türkiye Noterler Birliğinin görevinin, düzenleyici kurum olan Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan görüşleri, uygulamaya esas teşkil etmesi bakımından genelge ve genel yazı yaparak noterliklere duyurmak ve bu konuda noterlikleri bilgilendirmekle sınırlı olduğundan, Birliklerinin esasa ilişkin savunma yapmalarının söz konusu olmayacağı, davanın, genelgeye dayanak teşkil eden görüşü hazırlayan Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına ihbar edilmesi, husumetin ilgili bakanlığa yöneltilmesinin gerektiği, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı uyarınca, 01/06/2011 tarihinden itibaren genelge ve genel yazıların kağıt ortamında bastırılarak gönderilmesi uygulamasının kaldırılmasına, WEB sitesinde yayınlanmasına ayrıca elektronik posta yoluyla duyurulmasına karar verildiği, bu kapsamda dava konusu genelgenin 06/07/2021 tarihinde Birlik portal sayfasında yayınlanarak davacı noterde dahil tüm noterliklerin bilgisine sunulduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hâkimi …’in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Türkiye Noterler Birliğinin 06/07/2021 tarih ve 12 sayılı Genelgesi’nin son sayfasında yer alan,
“Buna göre,
1- “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmenin ..… maddesinin taraflara vermiş olduğu tek taraflı fesih yetkisine dayanılarak işbu sözleşmeyi feshettiğimi ihtaren bildiririm.” şeklindeki fesih ihbarları fesihname olarak kabul edildiğinden, bu kağıdın, feshedilmek istenilen sözleşme değeri üzerinden binde 1,89 nispetinde damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
2- a) “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmeyi, gördüğüm lüzum üzerine feshettiğimi ihtaren bildiririm.”
1. b) “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmeyi, sözleşmede yer alan edimlerin tarafınızca yerine getirilmemesi sebebiyle, haklı sebeplere binaen feshettiğimi ihtaren bildiririm.”
2.c) “Aramızda …… işi nedeniyle düzenlenen ..… tarihli sözleşmeyi, sözleşmede yer alan edimlerin tarafınızca …… tarihine kadar yerine getirilmemesi halinde feshedeceğimi ihtaren bildiririm.”
şeklinde düzenlenen fesih ihbarları, fesihname olarak kabul edilmediğinden, bu kağıtlardan damga vergisi tahsil edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bu ihtarlar sebebiyle maktu ihtar/tebliğ harcı alınacağı tabiidir.” kısmının iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da altmış gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; ilk inceleme üzerine verilecek kararları belirleyen 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması hâlinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde ilgililerin uygulama işlemini veya dayanağı olan düzenleyici işlemi ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebilecekleri anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 06/07/2021 tarih ve 12 sayılı Genelgesi’nin Türkiye Noterler Birliğine ait Web sitesi aracılığıyla 06/07/2021 tarihinde ilan edildiği, davacı tarafından, 05/10/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı, dava dilekçesinde Genelgenin iptali istenen kısmına ilişkin bir uygulama işleminden de bahsedilmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, 06/07/2021 tarihinde ilan edilerek hukuki sonuçlarını doğurmuş olan dava konusu Genelge’de yer alan düzenlemeye karşı ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden çok sonra 05/10/2021 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Peşin yatırılan karar harcının mahsubundan sonra kalan …-TL’nin davacından tahsiline, gereği için Vergi Dairesi Müdürlüğüne harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin ve davalı tarafından yatırılan …-TL vekâlet harcının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Davalı tarafından yatırılan …-TL gider avansının davalıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.