Danıştay Kararı 9. Daire 2022/801 E. 2022/3959 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/801 E.  ,  2022/3959 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/801
Karar No : 2022/3959

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Turizm Org. Taş. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle, anılan şirketin davacı şirketten olan her türlü hak ve alacağına haciz konulması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen davacının, haciz bildirisine süresinde itiraz etmemesi üzerine, borç zimmetinde sayılarak adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından… Matbaa Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borcu nedeniyle tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içerisinde itiraz edilmemiş ise de kamu borçlusunun üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için idarece borçlunun bu kişilerden alacağı olduğunun somut olarak tespit edilmesi ve tespit edilen tutar için haciz konulması gerektiği, davalı idarece, davacının asıl borçluya borcu olup olmadığı hususunda yeterli araştırma ve borcun bulunduğuna ilişkin başkaca bir tespit yapılmadan, sadece Bs formu done alınıp borç zimmetinde sayılmak suretiyle davacı şirket adına ödeme emri düzenlendiği, davacı tarafından 05/06/2020 tarihli dilekçeyle anılan şirkete olan borçlarının tamamının ödendiğine ilişkin dekontların idareye sunulduğu ve asıl amme borçlusuna muaccel bir borcunun bulunmadığının iddia edildiği, Mahkeme kayıtlarına 03/12/2020 tarihinde giren savunma dilekçesi ve ekleri incelendiğinde, davacı şirketin asıl amme borçlusuna borcu olduğu yolunda ve borcun miktarına ilişkin yapılmış somut bir araştırma veya tespitin bulunmadığı anlaşılması karşısında, davalı idarece, asıl amme borçlusu ile üçüncü kişi sıfatıyla davacı şirket arasındaki alacak-borç ilişkisinin varlığı ve borç miktarı somut şekilde ortaya konulmadan, haciz bildirimine süresinde itiraz edilmediğinden bahisle amme borcu davacı şirketin zimmetinde sayılarak adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı haciz bildirisinin 02/12/2019 tarihinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, 7 günlük süresi içinde itiraz edilmediğinin sabit olduğu, 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesinin açık hükmü uyarınca haciz bildirisine konu borç davacının zimmetinde sayılmak suretiyle adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirkete borçlarının olmadığı, idarenin asıl borçlu ile şirketleri arasındaki borç-alacak ilişkisini ve borç miktarını somut bir şekilde ortaya koyamadığı, bu haliyle düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Matbaa Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle, anılan şirketin davacı şirketten olan her türlü hak ve alacağına haciz konulması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen davacının, haciz bildirisine süresinde itiraz etmemesi üzerine, borç zimmetinde sayılarak adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Haciz” başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı ifade edilmiş, aynı Kanun’un “Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi” başlıklı 79. maddesinin 3. fıkrasında da; haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın, borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın, borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metnine yer verilen madde hükümlerine göre amme borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için, amme borçlusunun üçüncü şahıs nezdinde alacağının bulunduğunu bildirmiş olması veya idarece borçlu şirketin bu şahıslardan alacağı olduğunun tespit edilmesi ve tespit edilen tutar için haciz konulması gerekmektedir
Olayda, davacı şirketin emtia veya hizmet alımında bulunduğu … Matbaa Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin muhtelif tutarda vergi borcu olduğundan bahisle 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen 16/10/2020 tarihli haciz bildiriminin 20/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde haciz bildirimine itiraz edilmemesi üzerine borç davacının zimmetinde kabul edilmek suretiyle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar yukarıda açıklanan madde hükmü uyarınca davacı tarafından haciz bildiriminin tebliğinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı beyanda bulunulmamış ise de davacının borcu olduğuna ve borcun miktarına ilişkin somut bir tespitte bulunulmadığı, sadece Bs formunda davacının ismi yer aldığından bahisle 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesinin uygulanması yoluna gidildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan 6183 sayılı Kanun’un 62. maddesinin 1. fıkrasında haciz için öngörülen koşul oluşmadığından, anılan Kanun’un 79. maddenin 2. fıkrası hükmüne dayanılarak, davacının mal elinde, borç zimmetinde sayılmak suretiyle düzenlenen ödeme emrinde ve davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu kabul edip Vergi Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.