DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2019/2283 E. , 2021/752 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2019/2283
Karar No : 2021/752
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
2- … A.Ş. (… ) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2019 tarih ve E:2015/1818, K:2019/2126 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenerek tahakkuk ettirilen Ağustos 2014 dönemine ilişkin … tarih ve … , Sıra … nolu 242.234,52-TL’lik ceza faturasının … Trafo Merkezine ilişkin 12.408,74-TL’lik kısmı ile ceza faturasının dayanağı olan 01/01/2014 tarih ve 28869 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi’nin 1.4. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2019 tarih ve E:2015/1818, K:2019/2126 sayılı kararıyla;
Dairelerinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine, ceza faturasının … Trafo Merkezine ilişkin 12.48,74-TL’lik kısmı ve dayanağı olduğu ileri sürülen 2014 yılında yürürlükte bulunan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi’nin 1.4. maddesinin iptali istemiyle süresi içerisinde bakılan davanın açıldığı belirtilerek ve
22/01/2003 tarih ve 25001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği’nin 8. maddesi; Geçici 6. maddesi, Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ’in 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile Sistem Kullanım Anlaşması’nın “Cezai Şartlar” başlıklı 10. maddesine yer verilerek;
Davalı idare tarafından tek taraflı olarak kabul edilerek uygulamaya konulan 01/01/2014 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimlerinin 1.4. maddesinde, bir kullanıcının, TEİAŞ ile Sistem Kullanım Anlaşması imzalamamış olmasına rağmen iletim sistemine bağlı olarak faaliyet göstermesi, dolayısıyla iletim sistemini kullanması hâlinde, Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ’in Geçici 3. maddesi uyarınca kullanıcıların lisans almamış olmaları ve/veya sistem kullanım anlaşmalarının yapılmamış olması hâlinde dahi bu kullanıcıların Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği doğrultusunda onaylanan sistem kullanım bedelini ve/veya sistem işletim bedelini ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, Sistem Kullanım Anlaşması bulunmaksızın iletim sistemini kullanmakta olan kullanıcıların, iletim sisteminde arz güvenilirliği ve kalitesinin sağlanması amacıyla maddede yer alan ihlallerle karşılaşılması hâlinde ilgili cezai işleme tabi olacağının belirtildiği; iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması fiilinin bu hâller arasında sayıldığı;
Aktarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan şirketlerin TEİAŞ ile Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması olmak üzere iki anlaşma imzalaması gerektiği;
Davacı ile davalı idare arasında imzalanan bağlantı anlaşmasında ise, bu durumun ihlâl olarak kabul edildiğine ve bu ihlâl nedeniyle cezai şart uygulanacağına ilişkin herhangi bir kurala yer verilmediği ve bu yönde yaptırım içeren Sistem Kullanım Anlaşması’nın ise … Trafo Merkezi açısından davacı tarafından imzalanmamış bulunduğu;
Belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirket ile TEİAŞ arasında iletim sisteminin kullanımı açısından kurulması gerekli akdi ilişkinin kurulmamış bulunduğu, dava konusu düzenleyici işlemde uygulanması öngörülen işlemin hukuki mahiyeti itibarıyla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezai şart niteliğinde olduğu, bu anlamda yalnızca sistem kullanım anlaşmasını imzalamış ve bu anlaşmada yer alan hüküm ve şartları kabul etmiş taraflar hakkında uygulama alanı bulabileceği;
Bu çerçevede, sistem kullanım anlaşmasının … Trafo Merkezi açısından tarafı olmayan davacı şirkete, akdi ilişkinin zorunlu tarafı TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Yöntem Bildirimi’ne, tip sözleşmedeki hükümler nakledilmek suretiyle bu sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının sözleşme dışı davacı şirkete uygulanması yönünde ilgili düzenleyici işlemlerin dayanağı Kanunlarda herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu ilişkinin salt idarelerin ikincil nitelikteki düzenlemeleriyle kurulmasının ise hukuken mümkün bulunmadığı;
Bu noktada, söz konusu işlemin iletim sistemini fiilen kullanması ve arz güvenliği nedeniyle, davacı şirket açısından sözleşme hükümleri olmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilebilirse de, işlemin, mahiyeti itibarıyla kullanıcılar tarafından sisteme verilen zararın karşılığı, başka bir anlatımla tazminî nitelikte olmadığı, salt sözleşme hükümlerinin bu anlamda arz güvenliğinin ihlali karşılığında öngörülen cezaî nitelikteki işlem olduğu, kullanıcı tarafından sisteme verilen zararın ayrıca tazmin edileceğinin de açık olduğu;
Bu durumda; davacı ile davalı idare arasında … Trafo Merkezi açısından Sistem Kullanım Anlaşması imzalanmadığından, bu anlaşmanın hükümlerinin, olması gereken akdî ilişkinin tarafı davalı idare tarafından tek taraflı olarak hazırlanan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi uyarınca, akit dışı davacı şirkete, davalı idare tarafından hukuken geçerli bir dayanağı olmadan cezaî şart uygulanması yönünde hükümler içeren Yöntem Bildirimi’nin dava konusu hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı;
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenerek tahakkuk ettirilen Ağustos 2014 dönemine ilişkin … tarih ve … , Sıra … nolu 242.234,52-TL’lik ceza faturasının Bulanık Trafo Merkezine ilişkin 12.408,74-TL’lik kısmının iptali istemine gelince;
Söz konusu edilen cezai şart faturasının … Trafo Merkezine ilişkin kısmının dava konusu edilen Yöntem Bildirimi’nin hukuka aykırı olduğu saptanan 1.4. maddesi uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından, faturanın dayanağı kalmayan ilgili kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle;
… tarih ve … , Sıra … nolu 242.234,52-TL’lik ceza faturasının … Trafo Merkezine ilişkin 12.408,74-TL’lik kısmının ve dayanağı 01/01/2014 tarih ve 28869 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 01/01/2014 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi’nin 1.4. maddesinin iptaline ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 4.125,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekili duruşmaya katılmadığı halde tarafları aleyhine duruşmalı işler için belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, iletim hizmetinin sağlıklı bir şekilde sunulabilmesi ve arz güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla yaptırım uyglulanmasının zorunlu olduğu, enerji mevzuatının sürekli değişen ve gelişen yapısı nedeniyle bütün yaptırımların ve düzenlemelerin kanun ile düzenlenmesinin sistemin dinamiğine aykırı olduğu, mevzuata aykırı olarak sistem kullanım anlaşmasını imzalamamasına karşın iletim sistemini kullanmaya devam eden tüzel kişilerin oluşturduğu sistem ihlalleri nedeniyle oluşan teknik olumsuzlukları telafi edebilmek ve bu tür sistem kullanıcılarını disipline edebilmek adına ve tüm sistem kullanıcılarına eşit davranma yükümlülüğünün bir gereği olarak Yöntem Bildirimi uyarınca yaptırım uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından ise; anlaşma imzalamamak suretiyle anlaşmada yer alan ve iletim sisteminde arz güvenilirliği ve kalitesinin sağlanmasını temin eden hükümlere ve bunların ihlali halinde uygulanacak cezai şartlara tabi olmaktan kurtulmaya çalışıldığı, bu durumun ise anlaşma imzalayan diğer kullanıcılar aleyhine eşitsizlik yarattığı, tüketicilerin mağduriyet yaşamaması için anlaşma imzalamayan şirketlerin bağlantısının kesilemediği, anlaşma imzalamayan şirketleri anlaşmadaki yükümlülüklere tabi kılabilmek için dava konusu düzenlemenin tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Dairenin davanın esasına yönelik iptal kararının onanması, Daire kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının, düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü Dairesinin davanın esasına yönelik iptal kararı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idareler aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısma gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin İkinci Kısmının İkinci Bölümünün 20. sırasında, Danıştayda ilk derecede duruşmasız görülen davalarda avukatlık ücreti 2.475,00-TL olarak belirlenmiştir.
Temyize konu kararda; davalı idareler aleyhine, 2019 yılı Avukatlık Agari Ücret Tarifesi’nde duruşmalı işler için belirlenen 4.125,00TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket vekilinin 18/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen duruşmaya katılmadığı anlaşılmış olup, bu husus temyize konu Daire kararında belirtilmesine karşın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 4.125,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 4.125,00-TL vekâlet ücretinin” ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.475,00-TL vekalet ücretinin” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin iptaline yönelik temyize konu Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2019 tarih ve E:2015/1818, K:2019/2126 sayılı kararının esası yönünden ONANMASINA,
3. Anılan kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan “… TL”nin “… TL” olarak düzeltilerek ONANMASINA,
4. 12/04/2021 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.