Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2019/2967 E. 2021/1233 K. 16.06.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2019/2967 E.  ,  2021/1233 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2019/2967
Karar No : 2021/1233

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Odası
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/05/2019 tarih ve E:2015/4943, K:2019/4345 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/02/2015 tarih ve 29281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimine Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bu hizmetlerin denetlenmesine” ibaresinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş EM’ler tarafından yapılır.” ibaresinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.” ibaresinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.” ibaresinin ve 7. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/05/2019 tarih ve E:2015/4943, K:2019/4345 sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 124. ve 135. maddeleri, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinin 2. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 33. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bu hizmetlerin denetlenmesine” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.” ibaresi ve 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.” ibaresi yönünden;
Yönetmeliğin 1. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu Yönetmeliğin amacı; yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi ile ilgili elektrik, elektrik-elektronik ve elektronik mühendisliği hizmetlerinin tanımlanması ve bu hizmetleri yürütecek EM`lerin görev, yetki ve sorumlulukları ile bu hizmetlerin denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”; 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, “Bu Yönetmelikte tanımlanan hizmetlerin yürütülmesinde Oda; mevzuat ile belirlenen görev ve yetkilerini kullanarak bir yandan hizmetin yürütülmesindeki teknik gereklilikleri ve hizmet kalitesini sağlar, diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.”; 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, “Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında EM yürürlükteki tüm mevzuat, şartname ve standartlar ile Oda Yönetim Kurulu kararlarına uymak ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.” hükümlerine yer verildiği,
Dava konusu Yönetmelik maddeleri ile meslek mensupları tarafından yapılan projelerin Elektrik Mühendisleri Odasının mesleki denetimine sunulması gerektiğine ilişkin düzenlemelere yer verildiği,
Anayasa ve 6235 sayılı Kanun hükümleri uyarınca meslek odalarının; gerek üyelerinin gerekse de soyut olarak mesleğin onurunu ve mesleki disiplini korumak, mesleğin gelişimini sağlamak, mesleğin icrasında uyulacak ilke ve kuralları saptamak hususlarında görev ve yetki sahibi olduğu,
6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca, meslek Odalarının, meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü birtakım kuralları koyabileceği,
Elektrik mühendisi unvan ve yetkisi ile mesleki faaliyette bulunulurken, mesleki davranış ilkelerine ve meslek etiğine uygun sürecin işletilmesi, kurumsal işleyişin ve bütünselliğin sağlanması gerekliliği nedeniyle Elektrik Mühendisleri Odasının, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmasından kaynaklanan mesleki faaliyetin içeriğine ilişkin olmamak koşulu ile üyeleri üzerinde mesleki denetim görev ve yetkisinin bulunduğu,
Ancak, meslek odasınca meslek mensuplarına yönelik mesleki denetim yetkisinin sınırlarının belirlenmesi gerektiği, Oda tarafından yapılacak denetimin meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmaması, meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olması gerektiği,
Bu bağlamda, meslek odasının üyeleri üzerinde sahip olduğu mesleki denetim görev ve yetkisi mesleki disiplini sağlamaya yönelik olduğundan, serbest meslek faaliyetinin özünü zedeleyecek vize veya onay niteliği taşımaması gerektiği,
Belirtilen açıklamalar kapsamında, Odaların şekli anlamda mesleki denetim yetkisi bulunduğu hususunda kuşku bulunmadığı,
Bu durumda, davacı tarafından mesleki faaliyetin özünü zedeleyecek nitelikte faaliyetin içeriğinin denetlenmesine ilişkin düzenlemelere karşı ayrıca dava açılabileceği açık olup, dava konusu Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden;
Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, “Bu Yönetmelik kapsamındaki hizmetleri üstlenecek EM’ler MİSEM tarafından düzenlenen meslek içi eğitimlere katılırlar.” hükmüne yer verildiği,
Davacı tarafından; mühendislik mesleğinin icrası için 6235 sayılı Kanun’da, ilgili meslek Odasına kayıt olmak ve kaydın devam etmesi koşulunun arandığı, dava konusu Yönetmelik hükmü ile idarenin ilave bir koşul daha getirdiği ve meslek içi eğitime katılmayana belge vermemek suretiyle mühendislik faaliyetlerini denetim altına almaya çalıştığının iddia edildiği,
Meslek Odalarının Anayasa’da ve kanunlarda belirlenen amaçlarını gerçekleştirmek üzere meslek mensuplarına yönelik eğitim ve etkinlik düzenlemesinin mümkün olduğu,
3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ve 6235 sayılı Kanunu’nda, Türkiye sınırları dahilinde mühendislik mesleğinin icra edilebilmesi için, mühendislik eğitimi veren bir yükseköğretim kurumundan mezun olmak ve ilgili meslek Odasına üye olarak üyelik vasfını korumaktan başka bir koşul öngörülmediği,
Dolayısıyla, ilgili meslek Odalarınca, meslek mensuplarının faaliyetlerine devam edebilmesi için zorunlu bir koşul olarak meslek içi eğitim almaları yönünde bir yükümlülük getirilmesi, yasal olarak tanınan serbest mühendislik yapma hak ve yetkisini engelleyecek nitelikte bir düzenleme niteliğini taşıyacağından, bu yönde bir düzenleme yapılmasının hukuken mümkün olmayacağı,
Ancak, dava konusu düzenleme ile meslek mensuplarının faaliyetlerine devam edebilmesi için zorunlu bir koşul olarak meslek içi eğitim almaları yönünde bir yükümlülük getirilmediği anlaşıldığından, söz konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi ve 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş EM’ler tarafından yapılır.” ibaresi yönünden;
Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Bakım Sorumlusu: YG ve AG tesislerinin ilgili mevzuata göre bakım sorumluluğunu üstlenen Oda tarafından belgelendirilmiş EM’yi”; 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, “Belge: Oda tarafından belirlenen uygulama esaslarına göre düzenlenmiş belgeyi”; 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, “İşletme Sorumlusu: Oda tarafından belgelendirilmiş YG veya AG tesislerinde teknik konulardan sorumlu EM’yi” tanımlarına yer verildiği, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise, “Bu Yönetmelik kapsamında yer alan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine ait elektrik mühendisliği hizmetleri Oda tarafından belgelendirilmiş EM’ler tarafından yapılır.” hükmünün yer aldığı,
Dava konusu Yönetmelik maddeleri ile belli düzeydeki işletmelerde işletme sorumlusu ve bakım sorumlusu olacak elektrik mühendisleri ile bu Yönetmelik kapsamındaki hizmetleri yürütecek elektrik mühendislerinin, Oda tarafından meslek içi eğitime tabi tutularak eğitim sonucunda verilecek belgeye istinaden faaliyette bulunmalarında kamu yararı bulunduğu,
Ancak, bu eğitimin mesleki faaliyetin sürdürülmesinin bir koşulu haline getirilmemesi ve bu amaca hizmet edecek bir sınav veya benzeri bir ölçme değerlendirmeye tabi tutulmaması gerektiği,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesi yönünden;
Yönetmeliğin 7. maddesinde, “Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine ilişkin mühendislik hizmetlerinin en az ücretlerinin belirlenmesi ve mesleki denetim uygulamaları, 9/12/2010 tarihli ve 27780 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilir.” hükmüne yer verildiği,
Dava konusu Yönetmelik maddesinde atıf yapılan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 10. maddesinde mesleki denetim uygulamasına ilişkin hükümlerin yer aldığı,
Dairelerinin 01/06/2017 tarih ve E:2011/880, K:2017/4567 sayılı kararıyla, atıf yapılan Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ülke ekonomisine uygunluğu” ibaresi ile (h) bendinde yer alan “ihale bedeli üzerinden” ibaresinin iptaline karar verildiği,
Bu durumda, Elektrik Mühendisleri Odasının üyeleri üzerindeki mesleki denetim yetkisi ve bu yetkinin uygulama esaslarına ilişkin düzenleme öngören Yönetmeliğe atıf yapan dava konusu düzenlemede, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Atıf yapılan Yönetmeliğin “En az ücretlerin belirlenmesi ve uygulama esasları” başlıklı 6. maddesinde, “En az ücretlerin belirlenmesi ve uygulama esasları aşağıdaki gibidir:
a) En az ücret tanımları her yıl Oda Sürekli SMM Komisyonu tarafından belirlenir ve Oda Yönetim Kurulu kararı ile son şekli verilerek yayımlanır. En az ücret tanımlarında belirtilmeyen hizmetlerin bedellerinin belirlenmesinde Oda Yönetim Kurulu yetkilidir. Bu hizmetler bu tarifedeki ücretlerin altında yapılamaz. En az ücretlere Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil değildir. KDV tutarı fatura veya serbest meslek makbuzunda belirtilerek ayrıca tahsil edilir…” hükmüne yer verildiği,
10/03/2003 tarih ve 25044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin “Oda Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, “Üyelerinin kamu kuruluşları, özel kuruluşlar ve kişilerle olan tüm mesleki ilişkilerinde ortaklaşa uyulacak hukuki ilkeleri hazırlamak, bunlara uymayı sağlayacak önemleri almak, uygulamaları denetlemek, mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri saptamak ve uygulanmasını sağlamak,” hükmünün yer aldığı,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde ise, en az ücretin, her türlü mühendislik hizmetinin, yürürlükteki mevzuat uyarınca yapılabilmesi için Oda tarafından tespit ve ilan edilen en az ücretleri ifade edeceğinin belirtildiği,
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve açıklamalar uyarınca, Elektrik Mühendisleri Odasının üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak, üyeler arasında rekabet yaratılarak mühendislik hizmeti sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesini sağlamak amacıyla üyelerinin sunduğu hizmetin karşılığı olan ücretin asgari sınırlarını tespit edebileceği hususunda kuşku bulunmadığı,
Meslek Odasının asgari ücreti düzenleme ve denetleme yetkisinin, hizmetin gereği gibi ifa edilebilmesi ve kamu yararı açısından da bir zorunluluk olduğu, ayrıca, asgari ücret belirlenmesi, mühendisler ile hizmet sunduğu kişiler arasında, asgari ücretin altında olmamak şartıyla, serbestçe ücret belirlenmesine engel oluşturmayacağı,
Öte yandan, Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen asgari ücretin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu edilebileceği ve yargı organlarınca bunun denetiminin yapılabileceğinin de kuşkusuz olduğu,
Bu durumda, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Elekrik Mühendisleri Odasınca elektrik mühendisleri arasında rekabet yaratılarak elektrik mühendisliği hizmetinin sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesi ve üyelerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla getirilen en az ücret düzenleme ve denetleme yetkisi veren Yönetmeğe atıf yapan dava konusu düzenlemede, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin, mesleki denetim yetkisine ilişkin bir düzenleme olmadığı, bu düzenlemenin Anayasa’nın 135. maddesinin 1. fıkrasında da aynen yer aldığı, kanun koyucu tarafından mesleki denetim yetkisinin, meslek kuruluşlarının kendi özel kanunlarında açıkça düzenlendiği, 6235 sayılı Kanun’da bu yönde bir düzenlemenin yer almadığı, en az ücret belirleme yetkisinin sadece kanunla düzenlenebilecek asli bir yasama erki yetkisi olduğu, bu konuda Yönetmelik ile düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, 6235 sayılı Kanun’da, mühendislik mesleğinin icrası için ilgili meslek odasına kayıt olmak ve kaydın devam etmesi koşulunun arandığı, meslek içi eğitime katılma koşulu getirilmesi ve bu eğitime katılmayana belge vermemek suretiyle mühendislik faaliyetlerinin engellenmesi yolundaki Yönetmelik hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu Daire kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasında, “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.”; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 124. maddesinde de, “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” hükümlerine yer verilmiştir.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinde, “Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir.
Birliğin kuruluş amacı:
a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek;
Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak;
b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;
…” hükmü yer almıştır.
6235 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasında, “Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler.”; 33. maddesinin 1. fıkrasında, “Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.”; 39. maddesinde, “Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur.” hükümlerine yer verilmiştir.
3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti hududları dahilinde mühendislik ve mimarlık unvan ve salahiyeti ile sanat icra etmek isteyenlerin aşağıda yazılı vesikalardan birini haiz olmaları şarttır:
a) Mühendislik veya mimarlık tahsilini gösteren Türk yüksek mekteblerinden verilen diplomalar;
b) Programlarının yüksek mühendis veya mimar mektebleri programlarına muadil olduğu kabul edilen bir ecnebi yüksek mühendis veya yüksek mimar mektebinden diploma almış olanlara usulüne tevfikan verilecek ruhsatnameler;
c) Türk Teknik Okulu mühendis kısmı ile programlarının buna muadil olduğu kabul edilen memleket dahilindeki diğer mühendis veya mimar mekteblerinden verilen diplomalar;
d) Programlarının Türk Teknik Okulu Mühendis kısmı programlarına muadil olduğu kabul olunan bir ecnebi mühendis veya mimar mektebinden diploma almış olanlara usulüne tevfikan verilecek ruhsatnameler.”; 7. maddesinde ise, “1 inci maddede belirtilen diploma veya ruhsatnamelerden birine haiz olmayanlar Türkiye’de mühendis veya mimar unvanı ile istihdam olunamazlar, imzalarla sanat icra edemezler, bu unvanları kullanarak rey veremezler ve imza da koyamazlar.” hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Daire kararının Yönetmeliğin 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bu hizmetlerin denetlenmesine” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.” ibaresi ve 7. maddesine ilişkin kısmı yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının, 28/02/2015 tarih ve 29281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimine Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bu hizmetlerin denetlenmesine” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.” ibaresi ve 7. maddesi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş EM’ler tarafından yapılır.” ibaresi ve 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine ilişkin kısmı yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Bakım Sorumlusu: YG ve AG tesislerinin ilgili mevzuata göre bakım sorumluluğunu üstlenen Oda tarafından belgelendirilmiş EM’yi”; 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, “Belge: Oda tarafından belirlenen uygulama esaslarına göre düzenlenmiş belgeyi”; 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, “İşletme Sorumlusu: Oda tarafından belgelendirilmiş YG veya AG tesislerinde teknik konulardan sorumlu EM’yi” ifade edeceği belirtilmiş, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “Bu Yönetmelik kapsamında yer alan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine ait elektrik mühendisliği hizmetleri Oda tarafından belgelendirilmiş EM’ler tarafından yapılır.”; (b) bendinde ise, “Bu Yönetmelik kapsamındaki hizmetleri üstlenecek EM`ler MİSEM tarafından düzenlenen meslek içi eğitimlere katılırlar.” hükümlerine yer verilmiştir.
6235 sayılı Kanun’un 33. ve 3458 sayılı Kanun’un 1. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Türkiye sınırları dahilinde mühendislik mesleğinin icra edilebilmesi için, mühendislik eğitimi veren bir yükseköğretim kurumundan mezun olmak ve ilgili meslek Odasına üye olarak üyelik vasfını korumanın yeterli olduğu sonucuna ulaşılmakta olup, ayrıca başka bir koşula yasal düzenlemelerde yer verilmemiştir.
Yukarıda alıntısı yapılan Anayasa ve Kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının; meslek mensuplarının ve bu mesleki faaliyetten yararlananların karşılıklı hak ve menfaatlerini koruyarak belli bir meslek disiplini sağlama amacına yönelik olarak örgütlenmiş olduğu açıktır. Bu kapsamda Elektrik Mühendisleri Odasının serbest çalışan elektrik mühendislerinin etkinliklerini denetlemek ve serbest mühendislik hizmetinin esaslarını, mesleki deneyim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirmekle görevli olduğu anlaşılmakta olup, bu çerçevede anılan Oda tarafından uzmanlık belgesi verilirken bazı koşulların aranması doğal ise de, bu koşulların yasalarla tanınan hakları kısıtlayacak nitelikte olmaması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde; dava konusu Yönetmelik kapsamında yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine ait elektrik mühendisliği hizmetlerini yürütecek olan elektrik mühendislerinin, hizmetten yaralanacak kişilerin can ve mal güvenliği açısından, Oda tarafından meslek içi eğitime tabi tutulmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, bu eğitimin mesleki faaliyetin sürdürülmesinin bir koşulu haline getirilmemesi ve bu amaca hizmet edecek bir sınav veya benzeri bir ölçme değerlendirmeye tabi tutulmaması gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c), (ç) ve (g) bentleri ile 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri bir bütün olarak incelendiğinde, bu Yönetmelik kapsamındaki hizmetleri üstlenecek elektrik mühendislerinin, Elektrik Mühendisleri Odası Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen meslek içi eğitimlere katılması ve eğitimler sonunda Oda tarafından verilecek olan belgeye sahip olması gerektiğine ilişkin hükümlere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine ait elektrik mühendisliği hizmetlerini yürütecek olan elektrik mühendislerini, meslek içi eğitim alma ve bu eğitim sonunda Oda tarafından verilecek olan belgeye sahip olma koşuluna bağlayan dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 08/05/2019 tarih ve E:2015/4943, K:2019/4345 sayılı kararının, 28/02/2015 tarih ve 29281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimine Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bu hizmetlerin denetlenmesine” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.” ibaresi ve 7. maddesi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Daire kararının, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş EM’ler tarafından yapılır.” ibaresi ve 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 16/06/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca, meslek Odaları, meslek mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü birtakım kurallar koyabilir.
Bu bağlamda, meslek Odasınca meslek mensuplarına yönelik mesleki denetim yapılabilmesi mümkün ise de, bu denetimin, meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi, yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmayıp, meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim olarak anlaşılması gerekeceği açıktır.
Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi ile ilgili elektrik, elektrik-elektronik ve elektronik mühendisliği hizmetlerinin tanımlanması ve bu hizmetleri yürütecek EM’lerin görev, yetki ve sorumlulukları ile bu hizmetlerin denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”; 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, “Bu Yönetmelikte tanımlanan hizmetlerin yürütülmesinde Oda; mevzuat ile belirlenen görev ve yetkilerini kullanarak bir yandan hizmetin yürütülmesindeki teknik gereklilikleri ve hizmet kalitesini sağlar, diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.”; (ğ) bendinde, “Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında EM yürürlükteki tüm mevzuat, şartname ve standartlar ile Oda Yönetim Kurulu kararlarına uymak ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.”; 7. maddesinde ise, “Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine ilişkin mühendislik hizmetlerinin en az ücretlerinin belirlenmesi ve mesleki denetim uygulamaları, 9/12/2010 tarihli ve 27780 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesi ile 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri bir bütün olarak incelendiğinde, bu Yönetmelik kapsamındaki hizmetleri üstlenecek elektrik mühendislerinin, üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorunda olduğuna ilişkin hükümlere yer verildiği anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 7. maddesinde ise, Oda tarafından yapılacak mesleki denetim uygulamasının, 09/12/2010 tarih ve 27780 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirileceği belirtilmiştir.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin “Uygulama esasları” başlıklı 10. maddesinde yer alan hükümlere bakıldığında, söz konusu hükümlerin mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olmadığı, meslek mensubunun yeterliliğinin ve meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının, Yönetmeliği’nin 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bu hizmetlerin denetlenmesine” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer yandan üyelerin haklarının korunmasında gerekli gördüğü girişim ve müdahalelerde bulunur.” ibaresi ve 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ve üretmiş olduğu mühendislik hizmetini Odanın mesleki denetimine sunmak zorundadır.” ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

KARŞI OY
XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş” ibaresi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Oda tarafından belgelendirilmiş EM’ler tarafından yapılır.” ibaresi ve 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.