DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/122 E. , 2020/3155 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/122
Karar No : 2020/3155
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- …Bakanılğı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …,
Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2013/3041, K:2019/4592 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 13/02/2011 tarih ve 27845 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 07/01/2011 tarih ve 2011/1310 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2013/3041, K:2019/4592 sayılı kararıyla;
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, ”Tıbbi afyon ile müstahzaratının ve morfin ve bütün milhlerinin ve morfinin uzvi hamızlarla veya küul cezriyle birleşmesinden mütehassıl bütün eterlerinin ve bunların milhlerinin ve koka yaprağı, ham kokain ve kokain ekgonin ve tropokokain ile bütün milhlerinin ve yüzde 0,20 gramdan fazla morfin ve milhlerini ve yüzde 0,10 gramdan fazla kokain ve milhlerini muhtevi bütün müstahzarların ve ökodal (Eugodal), dikodit (Dicodide) ve Dilodit (Diloudide), Asedikon (Acedicone) ve bunların terkibi kimyevisinde bulunan maddelerde bütün müstahzarlarının ithal, ihraç ve memleket içersindeki satışı Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin murakabesine tabidir.”; 19. maddesinde ise ”Birinci maddede isimleri yazılan uyuşturucu maddeler haricinde olup ilmi tetkikat neticesinde mazarratı tebeyyün eden ve toksikomani tevlit eyleyen diğer zehirlerin dahi, bu kanun hükümlerine tabi olacağı İcra Vekilleri Heyeti karariyle Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından tayin ve ilan olunur.” hükümlerinin düzenlendiği,
2313 sayılı Kanun’un 1. maddesinde bazı uyuşturucu maddelerin sayıldığı, 19. maddesinde de 1. maddede sayılanlar dışında olmakla birlikte ilmi tetkikler neticesinde zararları tespit edilen ve toksikomani oluşturan maddelerin Bakanlar Kurulu Kararı ile uyuşturucu madde kapsamına alınmasına olanak sağlandığı,
Uyuşturucu maddeler ile mücadele etmek suretiyle genel sağlığın korunması amacıyla gerekli tedbirleri almakla yükümlü olan Devletin, bu yükümlülüğü yerine getirirken gerekli Anayasal ve kanuni düzenlemeleri yapmasının yanı sıra üst düzenlemelere aykırı olmamak ve bu düzenlemelerin uygulanmasını göstermek, verdiği yetkiyi kullanmak suretiyle somut tedbirleri alması gerektiğinde şüphe bulunmadığı,
JWH-018 isimli etken maddesini içeren uyuşturucunun, insan sağlığına olan olumsuz etkisinin yanı sıra aile ve toplum yapısını ciddi anlamda tehdit ederek sosyal sorunlara yol açtığının tartışmasız olduğu, bu nedenle dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile uyuşturucu kapsamına alınmasında üst normlara ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
Davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Bakanlar Kurulu kararında JWH-18 maddenin uyuşturucu madde sınıfına girdiğinin belirtildiği, “Bonzai” olarak adlandırılan bir maddeden bahsedilmediği, bu çerçevede etken maddesi JWH-18 olan bonzainin uyuşturucu madde kapsamına alındığı, böylece anılan maddenin satışının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kasamında yüksek hürriyeti bağlayıcı ceza ile yaptırıma bağlanmış bulunduğu, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin en temel unsurunun bilinebilirlik unsuru olduğu, “bonzai” olarak bilinen maddenin hangi kimyasal içeriğe sahip olduğunun halk tarafından bilinmesine olanak bulunmadığı, dosya kapsamında hazırlanan bilimsel mütalaada da dava konusu Bakanlar Kurulu kararında açıkça uyuşturucu maddelerin isimlerinin yer alması gerektiği, aksi halde Kanunun bilinmesinin imkansız olacağının vurgulandığı, uyuşturucu maddeleri yakalatan kişilere verilecek ödüllerin listesinin belirlendiği 13/08/2012 tarihli Bakanlar Kurulu kararında “bonzai” dahil olmak üzere uyuşturucuların açıkça sıralandığı, görüldüğü üzere düzenlemenin anlaşılır olma özelliğinin emniyet mensuplarına yönelik kararda sağlandığı, oysa somut uyuşmazlığa konu kararda gözetilmediği, temyize konu Daire kararında iptal sebebi olarak ileri sürülen nedenlerin incelenmediği ve değerlendirilmediği, nitekim somut uyuşmazlıkta taleplerinin “bonzai” adı verilen uyuşturucu maddenin uyuşturucu madde listesinden çıkartılması olmadığı, aksine içeriğindeki etken madde ile değil de herkesçe bilinen ismiyle belirtilmesi olduğu, dava konusu düzenlemenin suç ve cezada kanunulik ilkesi, suç fiilinin anlaşılabilir oluşu ilkesi, adil yargılanma hakkı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile Anayasa’nın 90. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/05/2019 tarih ve E:2013/3041, K:2019/4592 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Kesin olarak, 14/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.