Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/161 E. 2021/791 K. 19.04.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/161 E.  ,  2021/791 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/161
Karar No : 2021/791

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
2- (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/07/2019 tarih ve E:2017/778 K:2019/6604 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının davalılardan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, redde ilişkin kısmının ise davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarafından … tarihinde onaylanan … Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına yapılan itirazın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki … Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/07/2019 tarih ve E:2017/778 K:2019/6604 sayılı kararıyla;
Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/01/2017 tarih ve 102 sayılı kararı yönünden;
644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; “Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak”, (c) bendinde; “Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak” hükümleri, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen ulusal ve bölgesel nitelikteki fiziki planları Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar. Büyükşehir belediyeleri sınırları içerisindeki çevre düzeni planlarını büyükşehir belediyeleri, büyükşehir olmayan illerde ise Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar.” hükmünün yer aldığı,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır.” kuralının bulunduğu,
Yukarıda ilgili maddelerine yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Çevre Düzeni Planının sadece bir il sınırlarını kapsamayıp, birden fazla il sınırlarını kapsayacak şekilde yapılıp kabul edildiği, planın bu yönüyle havza planı niteliğinde olduğu, yukarıda hükmüne yer verilen 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddesinde de, bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planları uygulamak ve denetlemek görevinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğu, dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan dava konusu plana yapılan itirazların da aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiği,
Ayrıca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılıp onaylanan ve askıya çıkarılan dava konusu plana yapılan itirazın, itiraza konu alanın büyükşehir belediye sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle plan notlarının 7.4. sayılı maddesindeki “Planlama bölgesindeki büyükşehir belediye sınırları içerisinde, bu planın onayından sonraki iş ve işlemler, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve büyükşehir belediyesi kanunu uyarınca büyükşehir belediyesince yürütülür.” hükmü esas alınarak Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisince görüşülerek karara bağlanmış ise de; uyuşmazlığa konu çevre düzeni planı sadece bir il sınırlarını kapsayacak şekilde yapılmadığı gibi, sadece Balıkesir Büyükşehir il sınırlarını kapsayacak şekilde de yapılmadığı, belli bir havza bütününde yapılan planların bu planlara yapılan itirazlar sonucu plan bütünlüğünün bozulmaması için itirazların da planı yapan idare tarafından değerlendirilmesinin en başta yetki ve usulde paralellik, hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleri gereği olduğu,
Mevzuatımızda, birden fazla ili kapsayan belli bir havzada yapılan çevre düzeni planlarına yapılan itirazların, bu illerden büyükşehir belediyesi idaresine sahip ilin belediye meclisince görüşülerek karara bağlanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme de bulunmadığı anlaşıldığından, gerek ilgili maddelerine yukarıda yer verilen Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamenin, gerekse Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameye dayanıldığı söylenerek oluşturulan plan notunun ilgili maddesinin davalı idarelerin dava konusu işlemde uyguladığı manada yorumlanmasında ve bu yoruma dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/01/2017 tarih ve 102 sayılı kararının iptaline karar verilmiş;
Dairece, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının da dava konusu edildiği değerlendirilerek, söz konusu planda şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının H–19 ve G–19 sayılı paftalarında Erdek Belediyesi sınırları ile ilgili düzenlemelerde şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı idarelerden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu Çevre Düzeni Planının plan notlarının 7.4. sayılı maddesi esas alınarak itirazın reddedilmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca nazım imar planlarının büyükşehir belediyesince hazırlanması öngörüldüğünden, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının nüfus projeksiyonları ve plan hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla, söz konusu planın arazi kullanım kararlarına yönelik plan değişiklerinin büyükşehir belediyelerince yapılabileceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

Davalı idarelerden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ :
Davacı tarafından sadece 19/01/2017 günlü, 102 sayılı Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi kararının dava konusu edildiğinin kabulü gerekmekte olup, Dairece, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının da dava konusu edildiği değerlendirilerek, bu işlem yönünden de hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı yönünden Daire kararının bozulması, Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/01/2017 tarih ve 102 sayılı kararı yönünden kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …’in, 19/01/2017 tarih ve 102 sayılı Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali isteminin yargısal çözüm yeri ilk derece olarak idare mahkemesi olduğundan, bu işleme yönelik görevli mahkemece karar verilmesi için bu kısma yönelik Daire kararının bozulması gerektiği oyuna karşılık, söz konusu işleme karşı açılan davanın çözümünde, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevli olduğuna karar verilerek, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 16/02/2015 tarihinde onaylanmıştır.
Bu plana yapılan itirazın, Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/01/2017 tarih ve 102 sayılı kararı ile kısmen kabul, kısmen de reddedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde;”Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı” şeklinde tanımlanmıştır.
644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin (ç) fıkrasında; her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak, Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak Bakanlığın görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; “Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak”, (c) bendinde; “Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak” Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında yer almıştır.
Aynı maddenin 3. fıkrasında da, “Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen ulusal ve bölgesel nitelikteki fiziki planları Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar. Büyükşehir belediyeleri sınırları içerisindeki çevre düzeni planlarını büyükşehir belediyeleri, büyükşehir olmayan illerde ise Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar.” kuralı getirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun, “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek, meclisin görevleri arasında sayılmış, belediye sınırları il sınırı olan büyükşehir belediyelerinde, il çevre düzeni planının ilgili büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacağı veya yaptırılacağı ve doğrudan belediye meclisi tarafından onaylanacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Danıştay Altıncı Dairesince, … Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptaline, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/01/2017 tarih ve 102 sayılı kararına ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Anılan kararın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin kısmına gelince;
Dairece, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının da dava konusu edildiği değerlendirilerek, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından, dilekçenin konu kısmında açıkça Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/01/2017 tarih ve 102 sayılı kararının iptalinin istenildiği, dilekçenin içeriğinde de iddialarının, plana yapılan itirazın reddine ilişkin söz konusu işleme yönelik olduğu, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına karşı da Danıştay Altıncı Dairesinin E:2015/4186 esas kaydıyla başka bir davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Nitekim, dava dilekçesinde, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2015/4186 esas kaydına açılan dava ile bu davadaki … Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararına karşı açılan davadaki itiraz konularının aynı olduğu, herhangi bir hak mağduriyetine sebebiyet verilmemesi açısından, bu meclis kararının ayrıca iptalinin talep edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Kaldı ki, bakılan uyuşmazlıkta, Danıştay Altıncı Dairesince, yürütmenin durdurulması isteminin incelendiği aşamada, davanın konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına, davacı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü, kısmen de reddine yönelik 19/01/2017 tarih, 102 sayılı Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi kararı olarak değerlendirilerek, bu işlemin yürütmesinin durdurulması yönünde hüküm tesis edilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da bu karara yapılan itiraz reddedilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafından sadece … tarih ve … sayılı Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi kararının dava konusu edildiğinin kabulü gerekmekte olup, Dairece, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan … Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının da dava konusu edilmiş gibi değerlendirilerek, bu işlem yönünden de hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Danıştay Altıncı Dairesinin 01/07/2019 tarih ve E:2017/778 K:2019/6604 sayılı kararının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
4. Anılan kararın, … Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararına ilişkin kısmının ONANMASINA,
5. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. Kesin olarak, 19/04/2021 tarihinde bozulan kısım yönünden oyçokluğu, onanan kısım yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

X-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 16/02/2015 tarihinde onaylanan Balıkesir–Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı yönünden, temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.