Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1710 E. 2021/1360 K. 30.06.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/1710 E.  ,  2021/1360 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/1710
Karar No : 2021/1360

TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): … Sendikası
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2016/10090, K:2019/5429 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından, 25/03/2004 tarih ve 25413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin, 13/04/2014 tarih ve 28971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile değiştirilen 9. maddesinde yer alan “Başvurular istenen unvan ve mahal belirtilmek suretiyle yapılır. Aynı unvan için birden fazla yere yapılan başvurular geçersiz sayılır. Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılan personel merkez teşkilat kadroları için, atamaları adalet komisyonlarının teklifi üzerine yapılan personel ise görev yaptıkları adalet komisyonlarının yetki alanındaki taşra kadroları için yapılacak görevde yükselme sınavına başvurabilir.” ibaresinin; 13/04/2014 tarih ve 28971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin, Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 10., 11., 12. ve 13. maddelerini yürürlükten kaldıran 9., 10., 11. ve 12. maddelerinin; Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 15. maddesine, 13/04/2014 tarih ve 28971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 15. maddesi ile eklenen, “Sözlü sınav” başlıklı 15/A maddesi ile “Başarı sıralaması” başlıklı 15/B maddesinin ilk fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay İkinci Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2016/10090, K:2019/5429 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 114. maddesinde atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılan ve Komisyonca yapılan personel ayrımına gidildiği, taşra atamalı kadrolarda görev yapan personelin sadece taşra atamalı kadrolar için görevde yükselme sınavına başvuruda bulunabileceği, merkez atamalı kadrolarda bulunan personelin ise sadece merkez teşkilatı için ilan edilen görevde yükselme kadrolarına başvurabileceği; bununla birlikte Adalet Komisyonları bünyesinde görev yapan, fakat atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılan personelin de merkez atamalı kadrolar için ilan edilen görevde yükselme sınavına katıabileceği göz önüne alındığında; üst hukuk normlarına uyumlu bir şekilde hazırlanıp yürürlüğe konulan anılan Yönetmeliğin 9. maddesinde yer alan davaya konu ibarede hukuka, hizmetin gereklerine ve kamu yararına aykırılık görülmediği,
31/08/2013 tarih ve 28751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin Geçici 8.maddesindeki hükmü gereğince, 13/04/2014 tarih ve 28971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin düzenlendiği, bu kapsamda Genel Yönetmelik ile görevde yükselme sınavına alınacak personelin eğitime alınmasını içeren düzenlemeler kaldırıldığından, Kurum Yönetmeliğinde de görevde yükselme eğitimi ve eğitime çağrılacak personelin seçimi ile ilgili düzenlemeleri içeren 10., 11., 12., ve 13. maddelerinin ilga edildiği, bu durumda, üst düzenlemeye paralel hazırlanarak yürürlüğe konulan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu düzenleme ile Yönetmeliğin 15/A maddesinde, bilgi ve liyakatı ölçerek en başarılı adayı belirlemek amacıyla anılan unvanlar yönünden yazılı sınavın tamamlayıcısı olarak sözlü sınava yer verilmesinde ve hizmetin bilgi ve deneyim yönünden yetişmiş personel istihdam edilerek gördürülmesi ve personelin ehliyet ve başarısının tesbiti amacıyla sözlü sınavda ve sözlü sınavda başarılı olmak için öngörülen koşulda, eşitlik ve objektiflik ilkelerine, 657 sayılı Kanun’un temel ilkeleri olan kariyer ve liyakat ilkeleri ile Genel Yönetmeliğe aykırılık görülmediği,
Dava konusu Yönetmeliğin, “Başarı sıralaması” başlıklı 15/B maddesinde, “Görevde yükselme suretiyle ilan edilen boş kadro veya pozisyon sayısı kadar atama yapılmasında başarı puanı esas alınır. Başarı puanı, şube müdürü, bilgi işlem müdürü, yazı işleri müdürü, idari işler müdürü ve bunlarla aynı düzeydeki kadrolara atanacaklar için sözlü sınav; diğer kadro veya pozisyonlara atanacaklar için yazılı sınav puanı esas alınmak suretiyle tespit edilir ve Bakanlığın resmi internet sitesinde ilan edilir.” yönündeki düzenlemenin, 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5.maddesiyle “Görevde yükselme suretiyle ilan edilen boş kadro sayısı kadar atama yapılmasında başarı puanı esas alınır. Başarı puanı, şube müdürü, bilgi işlem müdürü, yazı işleri müdürü, idari işler müdürü ve bunlarla aynı düzeydeki kadrolara atanacaklar için yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması; diğer kadrolara atanacaklar için yazılı sınav puanı esas alınmak suretiyle tespit edilir ve Bakanlığın resmi internet sitesinde ilan edilir.” şeklinde değiştirildiği gözönüne alındığında, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı, düzenlemenin iptaline ilişkin bu istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu Yönetmeliğin 15/B maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımlar yönünden davanın reddine, 286,40-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre yarısı olan 143,20-TL’lik kısmı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.475,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan 143,20-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Yönetmeliğin 9. maddesinde yer alan düzenlemenin, Anayasa’da ifade edilen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kamu yararı ve hizmet gerekleri gereği üst görevlere yükselmenin eğitim düzeyi, tecrübe, birikim gibi kıstaslar üzerinden düzenlenmesi gerekirken sınavlara girme şartının atamaların yapıldığı kurumlar üzerinden yapılmasının ve bu kurumların merkeze konularak düzenlemenin yapılmasının hukuka aykırı olduğu; görevde yükselme eğitimi ve eğitime çağrılacak personelin seçimi ile ilgili düzenlemelerin yürürlükten kaldırıldığı, yeni görev yerine atanacak personelin herhangi bir eğitime tabi tutulmaması ve bu konuda nasıl bir yol izleneceğinin de belirtilmemesinin kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek görev yapması gereken personeli zor durumda bırakacağı, sözlü sınav uygulamasının, Yönetmeliğin 15/A ve 15/B maddeleri ile getirildiği, sözlü sınavın kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı, subjektif değerlendirmelere açık ve hakkaniyete aykırı sonuç doğurmaya müsait bir uygulama olduğu, sözlü sınav uygulamasının denetim, ölçme ve değerlendirme tekniğine uygun olmadığı, sözlü sınav uygulamasının denetiminin imkansız olduğu, uygulamada birçok haksızlığı beraberinde getirdiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Yönetmelikte sonradan yapılan değişiklik nedeniyle davanın bu kısmının konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, yargılama giderlerinin idareleri üzerinde bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, idari işlemlerin -bu arada düzenleyici işlemlerin- hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen hukuka uygunluk karinesine göre de dava konusu yönetmelik hükümlerinin, 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinde zikredilen davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu kapsamında, hukuka uygun sayılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, davacı Sendikanın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmüne,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi, 1. fıkrası, 1. cümlesinde, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay İkinci Dairesi kararının, davanın reddine ilişkin kısımları, aynı gerekçeler ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz istemi yönünden;
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, idarelerin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulamaya zorunlu oldukları anlaşılmaktadır.
Öte yandan, yürütmenin durdurulması kararlarının işlemin yürürlüğünü askıya alan, geçici nitelikte kararlar olması sebebiyle, yürütmenin durdurulmasına karar verilen dava konusu işlemlerin halen mevcut olduklarının ve davanın esası hakkında karar verilmesiyle kendiliğinden son bulacaklarının kabulü gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin “Başarı sıralaması” başlıklı 15/B maddesinin ilk fıkrasında, Danıştay Beşinci Dairesince verilen 18/12/2014 tarih ve E:2014/3992 sayılı yürütmenin durdurulması kararı uyarınca, 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesiyle, yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla değişikliğe gidilmiş olduğu görülmektedir.
Bu durumda, yargı kararını yerine getirme amacıyla, Anayasal ve yasal zorunluluk nedeniyle dava konusu Yönetmelikte yapılan değişiklik nedeniyle, iptali istenilen düzenleme bakımından davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, dava konusu düzenleme hakkında işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği açıktır.
Davalı idarenin, Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına bağlı olarak aleyhlerine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden temyiz istemine gelince;
Kurulumuzca, temyize konu Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı tespit edildiğinden, bu kısma bağlı olarak davalı idare aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, Dairece yeniden yapılacak yargılama sonucunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de yeniden değerlendirme yapılacağı açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
3.Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 22/10/2019 tarih ve E:2016/10090, K:2019/5429 sayılı kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ile bu kısma bağlı olarak davalı idare aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, davanın reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 30/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.