DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/1757 E. , 2021/3037 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/1757
Karar No : 2021/3037
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2016/58856, K:2019/4856 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2016/58856, K:2019/4856 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … ve … IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan program için kiralanan IP adreslerine sahip sunuculara bağlanıldığının anlaşıldığı,
Bununla birlikte, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında ByLock programının yüklü olduğu hattın davacının kullanımında olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilen veriler ile CGNAT ve HTS kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının … numaralı GSM hattı ile 02/09/2014 tarihinden itibaren ByLock programınca kullanılan IP’lerden toplam 664 kez sinyal aldığı hususlarının tespit edildiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, tanık ifadelerinin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmediği ve FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer taraftan, davacının 2010-2011 yılları arasında, … Üniversitesinde yabancı dil eğitimine gönderildiğine ilişkin tespit davacı hakkındaki kararda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanına itibar edilmediği ve davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulunda FETÖ’nün etkin olduğu dönemde yabancı dil eğitimine gönderilmesinin anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu zımni ret işleminin iptal istemi yönünden:
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesi gerektiği,
Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden ise, bu istemin kararda yer verilen gerekçe uyarınca ortada oluşmuş bir zımni ret işleminden bahsedilemeyeceğinden incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden davanın reddine, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesinin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 667 sayılı KHK ile bu KHK’nın onaylanmasına dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, 7145 sayılı Kanun ile lehe düzenleme yapıldığı ve yargılamada bu hususun dikkate alınması gerektiği, savunma hakkının, masumiyet karinesinin, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesinin, adalete erişim hakkı gibi medeni ve çağdaş toplumlarda benimsenen, Anayasa’da ve AİHS’de kabul edilen bu hak ve ilkelere riayet edilmesi gerekirken, göreve son verme kararı alınmadan önce hakkında herhangi bir idari inceleme veya soruşturma yapılmadığı, üzerine atılı fiilin her türlü şüpheden uzak somut bilgi ve belgelere dayandırılmadığı, ayrıca kararın verilmesi aşamasında aleyhine olan delillerin neler olduğu bildirilmeden ve tarafına hakkındaki iddiaları çürütmek için delil sunma imkanı tanınmadan savunma hakkı verilmeyerek idari bir tasarrufla adeta cezalandırılma işlemi gerçekleştirildiği, adil yargılanma, suç ve cezaların geriye yürümezliği, ölçülülük, hukuki güvenlik, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği, özel hayata saygı ilkelerinin, gerekçeli karar hakkının, düşünce, vicdan ve din, ifade hürriyetinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, tanık …’nin … Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği beyanında kendisini tanımadığını ve isminin ifade tutanağına savcı tarafından yanlışlıkla yazılmış olabileceğini belirttiği, ancak bu durumun Danıştay dava dairesi gibi bir yargı mercii tarafından göz ardı edildiği ve hakkında verilen karara söz konusu beyanın gerekçe olarak yazıldığı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin beyanlarının kanuna aykırı vaat ile alındığı ve gerçeği yansıtmadığı, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bylock isimli programın kurulu olduğu öne sürülen cep telefonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve “Bylock olmadığı raporu” düzenlendiği, buna karşılık Bylock kullandığı ön kabulü ile hüküm kurulduğu, ilk görev yerindeki mahkeme başkanı ve oda arkadaşının talebi üzerine derneğe üye olduğu, aidatların çoğunu ödemediği, dernek üyeliğinin suç teşkil etmeyeceği, dil kursuna katılma başvurusunun 2010 HSYK öncesindeki dönemde yapıldığı, kendi başarısı sonucu dil sınavından aldığı puan nedeniyle kursa katıldığı, dava konusu işlemin etki ve sonucunun OHAL’in sona ermesiyle sona ermesi gerektiği, dava konusu işlemin meslekten çıkarılma sonucu doğuran idari bir yaptırım olduğu, işlemde kişiselleştirme yapılmadığı, delil serbestisinin delil keyfiliği olmadığı, mesleki sorumluluklara aykırı bir davranışının olmadığı, davalı idarece ileri sürülen delillerin gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı yol ve yöntemlerle elde edildiği ve bunların dava konusu işleme dayanak alınamayacakları, ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, dayanak mevzuatın AİHM’in aradığı yasallık koşulunu taşımadığı, işlemin AİHS hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2016/58856, K:2019/4856 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.