DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/1907 E. , 2021/1013 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/1907
Karar No : 2021/1013
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
2- (DAVALI) : … İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2018/967, K:2020/836 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile … Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin 15/06/1994 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2018/967, K:2020/836 sayılı kararıyla;
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesi:
İdarenin, kendi eylem ve/veya işlemlerinden doğan zararı tazmin etmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu ihalenin iptaline karar verildiği, Başbakanlığın 27/09/1994 tarih ve 18 sayılı Olur’u ile de alıcılar tarafından yatırılan peşinat bedellerinin kendilerine iadesine karar verildiği hususları dikkate alındığında, iade kararının iptali istemiyle açılan davanın yargı kararıyla kesinleştiği tarihten itibaren genel zamanaşımı süresi içerisinde davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Davalı idarece her ne kadar Kamu Ortaklığı Fonuna yatırılan peşinat bedellerinin idareye müracaat hâlinde iade edileceğine ilişkin … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı yazıların davacıya da gönderildiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu yazılara ilişkin olarak davacıya tebligat yapıldığına dair dosya kapsamında bir belgenin bulunmadığı görüldüğünden, bu iddiaya itibar edilmediği,
… Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin 15/06/1994 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi isteminin incelenmesi:
İdarenin, kendi eylem ve/veya işlemlerinden doğan zararı hakkaniyete uygun bir şekilde tazmin etmesinin gerektiği,
Bir eşyanın devir tarihindeki bedelinin daha sonra ödenmesi durumunda arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değerinin azaldığı gibi, bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanmak imkânının da bulunmadığı; bu şekilde kişilerin mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratıldığı,
Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 dairenin ve aynı yerde bulunan misafirhanenin toplam 3.000.000.000 (üçmilyar) TL peşin bedelle davacıya satılmasına karar verilmesi üzerine, davacı tarafından söz konusu bedelin 15/06/1994 tarihinde davalı idare hesabına yatırıldığı; bu bedelin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin 3.000.000.000,00-TL (günümüz Türk Lirası cinsinden 3.000,00-TL) olduğu; sadece bu tutarın tazminine hükmedilmesi ve başvuru tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması durumunda, bahsedilen değer kaybı oranı dikkate alındığında bu durumun davacı üzerinde aşırı ve orantısız bir yüke sebep olacağı; zamanaşımı ve geçen zaman içindeki enflasyonun etkileri de göz önünde bulundurularak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre güncellenmek suretiyle yatırılan bedelin tazminine karar verilmesinin gerektiği,
Bu itibarla, davacı tarafından yatırılan bedelin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin davalı idareye başvuru yapıldığı tarih olan 02/08/2017 tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre güncellenmiş değeri esas alınarak, bu değer üzerinden başvuru tarihi olan 02/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline, … Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin davalı idareye başvuru yapıldığı tarih olan 02/08/2017 tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre güncellenmiş değeri esas alınarak, bu değer üzerinden başvuru tarihi olan 02/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, davaya konu ihale bedelinin 15/06/1994 tarihinde davalı idareye ödendiği; anılan tutarın değerleme yapılmadan tazminine hükmedilmesi ve başvuru tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması durumunda değer kaybının oluşacağı; bu nedenle davalı idareye ödemenin yapıldığı 15/06/1994 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği; temyize konu kararda ihale bedelinin Merkez Bankasınca kullanılan enflasyon hesaplayıcısı ile güncelenen bedelinin tazminine karar verilmiş ise de, bedelin miktar itibarıyla gösterilmemesinin hukuka uygun olmadığı belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davaya konu bedelin iadesine ilişkin kararın davacıya … tarih ve … sayılı yazıyla bildirildiği; ancak, davacı tarafından idareye söz konusu bedelin iadesi için hesap numarası bildirilmediği gibi, herhangi bir girişimde bulunulmadığı; 15/06/1994 tarihinde idareye yatırılan bedelin 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34. maddesinde, ilgili olduğu mali yılın sonunda başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanılmaksızın yazılı talep edilmediğinden ödenmeyen borçların zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşeceğinin öngörüldüğü; davacının ihale bedelinin iadesine ilişkin Başbakanlık Olur’una karşı açtığı ve retle sonuçlanan davanın 2006 yılında kesinleştiği gözetildiğinde 5018 sayılı Kanun’un 34. maddesi uyarınca ihale bedelinin davacıya ödenmesinin hukuken olanaklı bulunmadığı; davacının aradan geçen sürede alacağını elde etmek için herhangi bir girişimde bulunmadığı ve idarenin bedelin ödenmesi konusunda temerrüde düşmediği gözetildiğinde, faize hükmedilemeyeceği; ayrıca, asıl borç zamanaşımına uğradığından faize hükmedilmesinin usul ve yasa ile bağdaşmadığı; Merkez Bankası tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre güncellenmesi gereken tutarın tam olarak gösterilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile, … Ürünleri A.Ş.’nin kombina, işletme, soğuk depo, gayrimenkul ve iştirak paylarının satışı amacıyla Kamu Ortaklığı İdaresince ihaleler gerçekleştirilmiş; bu ihaleler kapsamında, Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve Özelleştirme … sayılı kararıyla, “…Gaziantep Lojmanları 14 dairenin ve aynı binada bulunan misafirhanenin toplam 3.000.000.000 (üçmilyar) TL peşin bedelle …’ye satılması…” kararlaştırılmıştır. Ancak, ihalenin yapıldığı tarih ile onaylandığı tarih arasında karşılaşılan olağanüstü ekonomik gelişmeler ve yaşanan yüksek enflasyon sonucu ihalenin yapıldığı Ocak 1994’te oluşan pazar fiyatlarının, ihalenin sonuçlarının Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu tarafından onaylandığı Haziran 1994 tarihi itibarıyla oluşan yeni rayiç değerden düşük kaldığından bahisle ihalenin onaylanmasına ilişkin Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 30/05/1994 tarih ve 530 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen 2983 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi uyarınca iptal edilmesi için Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu yerine oluşturulan Özelleştirme Yüksek Kuruluna teklifte bulunulmuş; teklifin değerlendirilmesi aşamasına gelmeden, Anayasa Mahkemesince, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun kuruluş ve görevlerini düzenleyen 530 ve 531 sayılı KHK’ların iptallerine hükmedilmesi üzerine, Başbakanlığın 27/09/1994 tarih ve 18 sayılı Olur’u ile söz konusu ihale uyarınca Kamu Ortaklığı Fonuna alıcılar tarafından yatırılan peşinat bedellerinin kendilerine iadesine karar verilmiş, bu olur davacıya … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilmiştir.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla da, ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve Özelleştirme … sayılı kararı iptal edilmiştir.
Davacı tarafından, davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile Başbakanlığın 27/09/1994 tarih ve 18 sayılı Olur’unun iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2002 tarih ve E:2000/2283, K:2002/4217 sayılı kararıyla dava reddedilmiş; ret kararı üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/12/2006 tarih ve E:2003/249, K:2006/2106 sayılı kararıyla anılan karar onanmış; bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu da yine Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun 12/11/2009 tarih ve E:2007/1705, K:2009/2307 sayılı kararıyla reddedilerek, davanın reddi yolundaki karar kesinleşmiştir.
Davacı, bu kez 02/08/2017 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunarak 15/06/1994 tarihinde yatırdığı ihale bedelinin faizi ile birlikte iadesini talep etmiş, bu başvuru Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idarî dava türleri; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları; idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının iptale ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Daire kararının … Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin davalı idareye başvuru yapıldığı 02/08/2017 tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre güncellenmiş değeri esas alınarak, bu değer üzerinden başvuru tarihi olan 02/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine dair kısmına gelince;
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından … Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin 15/06/1994 tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açıldığı, Dairece … Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre davalı idareye başvuru yapıldığı 02/08/2017 tarihindeki güncellenmiş değerin esas alınarak, bu değer üzerinden başvuru tarihi olan 02/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İdari yargılama hukukuna hakim olan talebe bağlılık ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; yargı mercilerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının istemini aşacak şekilde, Dairece Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre davalı idareye başvuru yapıldığı 02/08/2017 tarihindeki güncellenmiş değerin esas alınarak, bu değer üzerinden idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından, temyize konu Daire kararında, ihale bedelinin Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırıldığı 15/06/1994 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, temyiz isteminde bulunulmuş ise de; Daire kararının anılan kısmı yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulduğundan, bozulan kısma yönelik olarak Dairece yeniden hüküm kurulacağından davacının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının temyiz isteminin ise reddine,
2.Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 11/03/2020 tarih ve E:2018/967, K:2020/836 sayılı kararının … Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin davalı idareye başvuru yapıldığı tarih olan 02/08/2017 tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (http://www.tcmb.gov.tr) tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre güncellenmek suretiyle güncellenmiş değeri esas alınarak, bu değer üzerinden başvuru tarihi olan 02/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine dair kısmının BOZULMASINA, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının 20/09/2017 tarih ve … sayılı işleminin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4.Kesin olarak, 20/05/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava dosyasının incelenmesinden, Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile, … Ürünleri A.Ş.’nin kombina, işletme, soğuk depo, gayrimenkul ve iştirak paylarının satışı amacıyla Kamu Ortaklığı İdaresince ihalelerin gerçekleştirildiği, bu ihaleler kapsamında, Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve Özelleştirme … sayılı kararıyla, “…Gaziantep Lojmanları 14 dairenin ve aynı binada bulunan misafirhanenin toplam 3.000.000.000 (üçmilyar) TL peşin bedelle …’ye satılması…”nın kararlaştırıldığı, ancak ihalenin yapıldığı tarih ile onaylandığı tarih arasında karşılaşılan olağanüstü ekonomik gelişmeler ve yaşanan yüksek enflasyon sonucu ihalenin yapıldığı Ocak 1994’te oluşan pazar fiyatlarının, ihalenin sonuçlarının Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu tarafından onaylandığı Haziran 1994 tarihi itibarıyla oluşan yeni rayiç değerden düşük kaldığından bahisle ihalenin onaylanmasına ilişkin Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 30/05/1994 tarih ve 530 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen 2983 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi uyarınca iptal edilmesi için Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu yerine oluşturulan Özelleştirme Yüksek Kuruluna teklifte bulunulduğu; teklifin değerlendirilmesi aşamasına gelmeden, Anayasa Mahkemesince, Özelleştirme Yüksek Kurulunun kuruluş ve görevlerini düzenleyen 530 ve 531 sayılı KHK’ların iptallerine karar verilmesi üzerine, Başbakanlığın 27/09/1994 tarih ve 18 sayılı Olur’u ile söz konusu ihale uyarınca Kamu Ortaklığı Fonuna alıcılar tarafından yatırılan peşinat bedellerinin kendilerine iadesinin kararlaştırıldığı; bu kararın davacıya … tarih ve … sayılı yazıyla bildirildiği; Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla da, ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve Özelleştirme … sayılı kararının iptal edildiği; davacı tarafından, davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile Başbakanlığın 27/09/1994 tarih ve 18 sayılı Olur’unun iptali istemiyle dava açıldığı; Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2002 tarih ve E:2000/2283, K:2002/4217 sayılı kararıyla açılan davanın reddedildiği; ret kararı üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/12/2006 tarih ve E:2003/249, K:2006/2106 sayılı kararıyla anılan karar onandığı; bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun da yine Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun 12/11/2009 tarih ve E:2007/1705, K:2009/2307 sayılı kararıyla reddedildiği; davacının 02/08/2017 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruda bulunarak 15/06/1994 tarihinde yatırdığı ihale bedelinin faizi ile birlikte iadesini talep ettiğ; bu başvurunun Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği; bunun üzerine 02/08/2017 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin iptali ile … Ürünleri A.Ş.’ye ait Gaziantep lojmanlarında bulunan 14 daire ve aynı yerde bulunan misafirhane için yapılan ihaleye ilişkin olarak Kamu Ortaklığı Fonu hesabına yatırılan bedelin 15/06/1994 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut uyumazlığa konu olayda olduğu gibi, idareye yatırılan bedellerin sonradan sahiplerine iadesi gerektiğinde, iade istemlerine ilişkin mevzuatta başvuru şartı ve süresi öngörülmediğinden, bu tutarların iadelerine dair başvuruların Borçlar Kanunu’nda belirlenen on yıllık genel zamanaşımı süresinde yapılması ve bu sürede yapılan başvurular üzerine tesis edilecek işlemlere karşı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenen idari dava açma süresi içinde dava açılması gerekmektedir.
Buna göre, Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı doğrultusunda gerçekleştirilen ihaleler kapsamında Kamu Ortaklığı Fonuna alıcılar tarafından yatırılan bedellerin iadesine ilişkin 27/09/1994 tarih ve 18 sayılı Başbakanlık Olur’unun davacıya bildirildiği … tarih ve … sayılı yazıdan itibaren davacının on yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde davaya konu ihale bedelinin iadesi için başvuruda bulunmadığı gözetildiğinde, genel zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan başvurunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken işin esası hakkında verilen Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.