Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2123 E. 2021/1132 K. 02.06.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/2123 E.  ,  2021/1132 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2123
Karar No : 2021/1132

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DİĞER DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …,
Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2020 tarih ve E:2019/6188, K:2020/668 sayılı kararının aleyhe hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olan davacının, “perinatoloji” alanında yan dal uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin Geçici 10. maddesinde yer alan, “ve bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce”, “beş yıl süreyle” ve “bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde” ibarelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2020 tarih ve E:2019/6188, K:2020/668 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 27/05//2014 tarih ve E:2011/8554, K:2014/4282 sayılı dava konusu Yönetmelik yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin ise iptaline ilişkin kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2017 tarih ve E:2014/5126, K:2017/3278 sayılı kararı ile iptale lişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarelerden Sağlık Bakanlığının temyiz istemi kabul edilerek bu kısmın bozulması üzerine bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yapılan yargılama sonucunda;
Davacının, 08/11/2004 tarihinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olması nedeniyle, mülga Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 10. maddesinde öngörülen, 18/07/2009 tarihi itibarıyla, beş yıllık süre şartını sağlamadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen ret ile sonuçlandığından yargılama giderlerinin taraflar arasında yarı yarıya paylaştırılarak üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiş ve taraflar lehine karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre vekalet ücretine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, bozma kararında düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğunun belirlendiği, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım nedeniyle aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin yargılama giderleri yönünden reddi ile Daire kararının bu kısmının onanması, davacı lehine mükerrer vekalet ücretine hükmedildiğinden bu yönden kabulü ile anılan kısım yönünden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin Geçici 10. maddesinin bazı kısımları ile Sağlık Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle işbu dava açılmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin, 27/05//2014 tarih ve E:2011/8554, K:2014/4282 sayılı kararı ile dava konusu Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 8271 sayılı işlemin ise iptaline karar verilmiş, yargılama giderleri davalı idare üzerinde bırakılarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Anılan kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2017 tarih ve E:2014/5126, K:2017/3278 sayılı kararı ile kararın, bozulmasına karar verilmiştir.
Davacının anılan kararın düzeltilmesi istemi ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/03/2019 tarih ve E:2018/728, K:2019/1265 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dairece, temyize konu karar ile bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, 8271 sayılı işlem yönünden davanın reddine karar verilmiş ve dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen ret ile sonuçlandığından yargılama giderleri taraflar arasında yarı yarıya paylaştırılarak karar tarihinde (11/02/2020) yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararının davalı idareler aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararına yönelik vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelindiğinde ise;
Temyizen incelenen uyuşmazlıkta, öncelikle dava konusu Yönetmelik maddesi hakkında Danıştay Sekizinci Dairesince 27/05/2014 tarihinde karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karar sonucunda o tarihte yürürlükte bulunan Tarife’ye göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği ve anılan kararın bu kısmının, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği görülmektedir.
Temyize konu karar ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, bireysel işlem açısından verdiği bozma kararına uyularak davanın bu kısım yönünden reddine karar verildiği ancak bu kez yine davanın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı nedeniyle davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin davacı lehine vekalet ücretine hükmedilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararının, temyiz edilmeyerek kesinleştiği görüldüğünden, bozma kararı sonrasında verilen temyize konu kararda, kesinleşen kısma dayanılarak hükmedilen vekalet ücretinin mükerrerliğe yol açtığı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, temyize konu kararın, davacı lehine …-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının temyiz isteminin, vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden kabulüne, yargılama giderlerine ilişkin kısım yönünden reddine,
2. Davanın reddine yönelik Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 11/02/2020 tarih ve E:2019/6188, K:2020/668 sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliği ile,
3. Anılan Daire kararının davacı lehine …-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğu ile,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/06/2021 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun’da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, temyiz incelemesi sonunda, Danıştayın; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik ve yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan Kanun maddelerinin değerlendirilmesinden, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, davacı lehine takdir edilen ve mükerrer olduğu anlaşılan vekalet ücretine ilişkin kısmın düzeltilerek onanması yoluna gidilebileceği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının temyiz isteminin bu kısım yönünden de reddi ile Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 11/02/2020 tarih ve E:2019/6188, K:2020/668 sayılı kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği oyuyla, bozma kararına katılmıyoruz.