DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/220 E. , 2021/346 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/220
Karar No : 2021/346
TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALILAR) :
1- …
2- … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2016/16088, K:2019/5281 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idareler tarafından yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından,18/06/2014 tarih ve 29034 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin, 25/11/2016 tarih ve 29899 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile değiştirilen 21. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinde yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ve “300” ile 3. fıkrasında yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ibarelerinin, 13. maddesi ile değiştirilen 26. maddesi, 1. fıkrasında “yılda iki kere belirlenmesine” ibaresine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2016/16088, K:2019/5281 sayılı kararıyla;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124.; 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. ve 38. madde düzenlemelerine yer verildikten sonra,
Yönetmeliğin 21. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinde yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ile 3. fıkrasında yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ibareleri yönünden;
02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinde yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ile 3. fıkrasında yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ibarelerinin değiştirildiği, karar tarihi itibarıyla değişmiş olan Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle açılan davanın konusuz kaldığı,
Yönetmeliğin 21. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinde yer alan “300” ibaresi yönünden;
Bahse konu düzenleme ile ilkokullara rehber öğretmen norm kadrosu verilmesi için gerekli olan asgari öğrenci sayısının 300 olarak belirlendiği,
Ekonomik ve fiziki imkanlar, toplam rehber öğretmen sayısı, bu alandaki yetişmiş işgücü, kadro imkanları ile hizmet ihtiyaçları gibi kriterler dikkate alınarak, ilkokullarda bulunması gereken rehber öğretmen sayısını belirlemede, kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü olan idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu yetkisini kullanarak tesis ettiği dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği,
Yönetmeliğin 26. maddesi, 1. fıkrasında “yılda iki kere belirlenmesine” ibaresine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme iddiası yönünden;
Bahse konu Yönetmelik hükmü ile eğitim kurumlarının norm kadrolarının değişmesi halinde, değişikliğe konu olan eğitim kurumlarının norm kadro sayılarının ekim ayında yeniden belirleneceği, davalı idarelerden … Bakanlığı tarafından ihtiyaç duyulması halinde bu ay dışında da eğitim kurumlarının norm kadro sayılarının yeniden belirlenebileceğinin düzenlendiği,
Eğitim-öğretim yılının eylül ayında başladığı ve öğrenci kayıt ile nakil işlemlerinin genellikle bu ay gerçekleştirildiği, keza sınıf ve şube sayılarının genellikle bu ay belirlendiği, bu bağlamda, norm kadro sayılarına ilişkin verilerin ekim ayında büyük oranda netleştiği, teknolojik ve otomasyon sistemlerindeki gelişmelerin, eğitim kurumlarının norm kadrolarının belirlenmesinde dikkate alınan kriterleri devamlı surette izleme ve değerlendirme imkanı verdiği, dava konusu düzenleme uyarınca, eğitim kurumlarının norm kadrolarının belirlenmesinde esas alınan kriterlerde değişiklik olduğunun tespiti halinde, … Bakanlığı tarafından, ekim ayı dışında da eğitim kurumlarının norm kadro sayılarının yeniden belirlenebileceği dikkate alındığında, kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesini sağlamakla yükümlü olan idarenin tesis ettiği dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
18/06/2014 tarih ve 29034 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin, 25/11/2016 tarih ve 29899 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilen 21. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinde yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ile 3. fıkrasında yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ibarelerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Yönetmeliğin 21. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinde yer alan “300” ibaresinin iptali istemi ile 26. maddesi, 1. fıkrasında “yılda iki kere belirlenmesine” ibaresine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istemi yönünden davanın reddine, 408,80 TL yargılama giderlerinin yarısı olan 204,40 TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısının ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine; 2.475.-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 2.475.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden … Bakanlığına verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 0-6 yaş grubunun, bireyin zihinsel ve kişilik gelişiminin %80 inin oluştuğu yaş grubu olduğu, bu dönemde çocuğun zihinsel ve bedensel gelişiminin takip edilmesinin büyük önem arz ettiği, dava konusu düzenleme ile ana okullarında rehber öğretmen normunun kaldırıldığı, okul öncesi eğitim döneminde çocukların zihinsel ve sosyal anlamda sağlıklı gelişmeleri için okul eğitim çalışmalarının rehberlik hizmetleri ile kuvvetlendirilmesinin şart olduğu, yargı kararı neticesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığı, işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği, ilkokullarda öğrenci sayısı 300 ve daha fazla olanların her birine (1) rehber öğretmen norm kadrosu verileceği düzenlemesiyle, ilkokul öğrencilerinin okul ortamına ilk kez katılan, bu anlamda uyum problemi yaşayabilecek öğrenci grubu olduğu gerçeğinin gözardı edildiği, rehber öğretmenlerin, öğrenci sayısı nedeniyle öğrencilerle birebir ilgilenmekte zorluk çektiği, 26. madde yönünden, yapılan değişikliğin mağduriyetlere yol açacağı, mağduriyetlerin engellenmesi ve eğitim sisteminde sıkıntılara sebebiyet verilmemesi adına yılda iki kere belirlenmesi ibaresine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, karar verilmesine yer olmadığı kararına bağlı olarak idareleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idareler tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmüne,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi, 1. fıkrası, 1. cümlesinde, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay İkinci Dairesi kararının, davanın reddine ilişkin kısımları, aynı gerekçeler ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz istemi yönünden;
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, idarelerin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulamaya zorunlu oldukları anlaşılmaktadır.
Öte yandan, yürütmenin durdurulması kararlarının işlemin yürürlüğünü askıya alan, geçici nitelikte kararlar olması sebebiyle, yürütmenin durdurulmasına karar verilen dava konusu işlemlerin halen mevcut olduklarının ve davanın esası hakkında karar verilmesiyle kendiliğinden son bulacaklarının kabulü gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi, 2. fıkrası, (b) bendinde yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ile 3. fıkrasında yer alan “Anaokulları hariç olmak üzere” ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İkinci Dairesince verilen 23/05/2017 tarih ve E:2016/15896 sayılı yürütmenin durdurulması kararı uyarınca, Yönetmeliğin anılan maddesinde, 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle, yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla değişikliğe gidilmiş olduğu görülmektedir.
Bu durumda, yargı kararını yerine getirme amacıyla, Anayasal ve yasal zorunluluk nedeniyle dava konusu Yönetmelikte yapılan değişiklikler nedeniyle, iptali istenilen düzenlemeler bakımından davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, dava konusu düzenlemeler hakkında işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği açıktır.
Davalı idarelerin, Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına bağlı olarak aleyhlerine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden temyiz istemine gelince;
Kurulumuzca, temyize konu Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı tespit edildiğinden, bu kısma bağlı olarak davalı idareler aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, Dairece yeniden yapılacak yargılama sonucunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de değerlendirme yapılacağı açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne,
3.Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 22/10/2019 tarih ve E:2016/16088, K:2019/5281 sayılı kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ile bu kısma bağlı olarak davalı idareler aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, davanın reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 24/02/2021 tarihinde, onamaya ilişkin kısım yönünden oybirliği, bozmaya ilişkin kısım yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 22/10/2019 tarih ve E:2016/16088, K:2019/5281 sayılı kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, tarafların temyiz istemlerinin reddi ve kararın tümüyle onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyoruz.