Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/2248 E. 2021/2820 K. 06.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/2248 E.  ,  2021/2820 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2248
Karar No : 2021/2820

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … ‘e vesayeten …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2017/5224, K:2019/5048 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2017/5224, K:2019/5048 sayılı kararıyla;
Davacının, 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… (sehven “E:… ” yazıldığı görülmüştür.) sayılı dosyasında davacının … nolu GSM hattı ile 17/08/2014-10/02/2015 tarihleri arasında ByLock uygulamasına 2070 kez bağlantı kurduğunun tespit edildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden, davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğunun anlaşıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi istemine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın, makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilerek karara bağlandığı; Tetkik Hâkiminin görüşleri tebliğ edilip, karşı görüşleri alınmadan karar verildiği için çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı; Anayasa’nın 2, 15, 90, 12 ve 133. maddelerine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3, 6, 7, 8, 13, 14 ve 15. maddelerine aykırı olan 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; HSK’nın disiplin cezası olarak verilen meslekten çıkarma cezası dışında başka bir şekilde meslekten çıkarma cezası vermesinin mümkün olmadığı, aksinin kabulünün Anayasa’nın 7. maddesine aykırılık teşkil edeceği, Anayasada yer almayan bir yetkinin OHAL KHK’sı ile düzenlenmesinin Anayasa’nın üstünlüğü kuralı ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu; dava konusu işlemin bir disiplin cezası olduğu ve disiplin cezası için öngörülen usule tabi olduğu, bu kapsamda soruşturma yapılmadan, savunma alınmadan ceza verildiği, isnat edilen suçlamanın dayanağı olan işlem veya eylemlerin neler olduğunun işlemde belirtilmediği, suçun kişiselleştirilmediği, etkili başvuru yolunun bulunmadığı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği; meslek hayatı boyunca meslekten çıkarılmasını gerektirecek herhangi bir eylem ve işleminin olmadığı; silahlı terör örgütü olduğu iddia edilen FETÖ/PDY isimli örgüt ile üyelik, irtibat ve iltisak kabul edilecek bir ilişkisinin olmadığı; HSK’nın idari bir kurul olduğu, yargılama görevi olmadığı, iptali talep edilen kararlarda silahlı terör örgütüne mensubiyeti sabit görülmüştür şeklinde karar vererek bir fonksiyon gaspı yapıldığı; Dairenin, yasa dışı elde edildiği sabit olan ByLock’a ilişkin verileri delil olarak kullanıp iptal davasını reddettiği için, Anayasa’nın 38/6 hükmüne aykırı olan bu kararın bozulması gerektiği; bahse konu oluşumun ilk kez 26/05/2016 tarihinde terör örgütü ilan edildiği, kararda dayanılan olayların (dernek kurma ve üyelik), henüz olay tarihinde olmayan bir örgüte üyeliğe dayanak yapılmasının, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, hukuki güvenlik, öngörülebilirlik ve hukuk devleti ilkesi gibi, hukukun en temel ilkelerini ihlal ettiği, olay tarihinde Anayasa’nın güvencesinde olan temel haklardan birinin kullanıldığı, kişisel verilerin (dernek üyeliği gibi) önceden alınmış bir mahkeme kararına dayalı olarak elde edildiğine dair bir belge bulunmadığı için bu verilerin yasa dışı elde edildiği; mahkûmiyet kararının meslekten ihraç edildiği tarihten sonra ortaya çıkan bir durum olduğu, bunun daha önce verilmiş cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, bu durumun diğer hususlar içinde geçerli olduğu; aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının mutlak haklardan olduğu OHAL döneminde dahi askıya alınamayacağı; masumiyet karinesinin, eğitim hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” kısımının “Davacıya İlişkin Süreç” bölümünde, davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davacının mahkumiyetine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, 25/02/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/09/2019 tarih ve E:2017/5224, K:2019/5048 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.