DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1067 E. , 2021/3437 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1067
Karar No : 2021/3437
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2017/4097, K:2020/2956 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararın iptali ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun’un) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2017/4097, K:2020/2956 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Daireleri kararının verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden,davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine, örgütün müfettişi konumunda olup evlerde bulunması veya bulunmaması gereken kitap, bilgisayar, telefon gibi bilgi-belgelerin kontrolünü yaptığına, 17/25 Aralık’tan sonra destek amaçlı Bank Asya’ya para yatırdığına, başkalarına da bu yönde telkinde bulunduğuna ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer deliller yönünden, davalı idarece dosyaya sunulan …ID numaralı ByLock kullanıcısına ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içeriklerinin incelenmesinden; …ID ile …ID arasında geçmekte olan 2016-02-16, 01:17:55 tarih ve saatli (ByLock mail) mesajında; ”Konu:(konu yok) Bu gün …in odasına solcu bir adam gelmiş. imar işi varmış akıl danışmak için geldiğini söylemiş.İsmi T.S. Vergi Müfettişi. Adamı …Projeksiyon Tic. A.Ş ve …Seyahat Tic A.Ş ve bazı şirketlerin vergi incelemesini yapmak üzere görevlendirmişler. Adam …nın odasından çıkarken bir dosya unutmuş. Dosyada görevlendirme evrakları v.s var. Ben Hepsinin fotokopisini çektirdim. Adamın imar işi için mail adresinden AKPlilerle yaptığı yazışma var. Adam mailinde çıktısını almış. Fotokopisi var. Cumhurbaşkanlığından aratılıp birileri durdurulmasını talep etmiş. Belgeler işe yarayabilir. Fotokopileri verebilirim.” şeklinde ifadelerin yer aldığı görüldüğü, davacının adına açıkça yer verildiği görülen bu ifade yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde söz konusu mesajın davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Ayrıca davacının Danıştay üyesi olarak görev yaptığı dönemde örgütün talimatı doğrultusunda yine örgüt mensubu diğer Danıştay üyeleri ile birlikte hareket ederek dosya takibi yapıp dosyada kararın örgüt lehine çıkmasını sağlamasına ilişkin tespitin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Yine, davacının oğlunun eğitim faaliyetinin, FETÖ ile ilgili kararda aktarılan hususlar da göz önünde bulundurulduğunda, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu,
Son olarak davacının örgüt içi motivasyonu arttırmak amacıyla, 2012 yılında son derece hassas gizlilik kuralları uygulanarak gerçekleştirilen örgüt liderinin bir dönem kaldığı Çamlıca FEM Dersanesi ziyaretine davacının da katılmış olduğu, bu hususun davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu işlemle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu …tarih ve …sayılı kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesi gerektiği,
Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden, yeniden inceleme talebinin, …tarih ve …sayılı HSK Genel Kurulu kararı ile reddedildiğinden, ortada oluşmuş bir zımni ret işleminden bahsedilemeyeceğinden incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6479 sayılı Kanun’un (667 sayılı KHK’nın) 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu; dava ve cevap dilekçelerinde ileri sürdükleri görüşler, deliller ve taleplerin niçin kabul görmediğine dair hukuka uygun gerekçeli bir karar verilmediği; makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; kişiselleştirme yapılmadan şahsi kusur ortaya konulmadan, nasıl ve ne şekilde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranıldığı gösterilmeden karar verilmesinin hukuka ve gerekçeli karar hakkına aykırı olduğu; idari işlemden sonra ihracı haklı kılmaya yönelik dosyaya giren iddialar ve sunulan bilgi, belge ve beyanların peşinen doğruluğu ispatlanmış deliller olarak Dairece kabul gördüğünden, bağımsız ve tarafsız bir yargılamanın gerçekleştirilmediği, dava konusu kararın dayanağı delillerin, davalı idare tarafından işlem tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu, hakkındaki tanık ifadelerinin soyut, gerçeklikten uzak ve kanıtlanamaz olduğu, ifadelerin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak, meslekten ihraç ve olası ceza tehdidinden kurtulmak amacıyla verildiği, kim tarafından yazıldığı belli olmayan ByLock yazışmalarında kendisinin ve oğlunun geçmesi hususu, örgütle iltisaklı hastanelerde ilgili davalarda örgüt lehine karar alındığı, İstanbul Çamlıca’daki örgüt toplantısına katıldığı hususları araştırmadan karar verildiği, anılan kararda devlete sadakat yükümlülüğüne ne şekilde aykırı davranıldığına dair somut bir tespite yer verilmediği, aynı şekilde masumiyet karinesine aykırı bir şekilde kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadan ceza mahkemesi kararına yer verildiği; Dairenin, meslekten çıkarılması suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu yönündeki görüşünün isabetsiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/07/2020 tarih ve E:2017/4097, K:2020/2956 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.