DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1124 E. , 2022/2333 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1124
Karar No : 2022/2333
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Enerji Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2018/1400, K:2020/3327 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait … Hidroelektrik Santralinin 30/11/2017 tarihinde ilan edilen 2018 yılı YEKDEM listesine alınmamasına ilişkin işlem ile “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik”in 8. maddesinin 1. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2018/1400, K:2020/3327 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazı geçerli görülmemiş,
Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte olan hâliyle, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un 6. maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü, yedinci fıkrası ile 5346 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 7. maddesi, 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına yer verilerek;
Dava konusu yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükteki hâliyle Anayasa’nın 124. maddesinde, “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” kuralına yer verildiği,
İdarenin, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahip olduğu; “Kural işlemler”in (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemler olduğu; düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerektiği, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesinin zorunlu olduğu,
5346 sayılı Kanun’un 6. maddesinin gerekçesinde, YEKDEM’e tabi olmak isteyenlerin, YEK Belgesi ile lisans almasının, 31/12/2015 tarihinden önce üretim tesislerinin işletmeye girmesinin ve her yıl 31 Ekim tarihinden önce Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna başvuruda bulunması gerektiğinin, yeni tesislerin yapımını özendirmek amacıyla YEKDEM’de öngörülen sürelerin tesislerin işletmeye girdiği tarihten itibaren başlayacağı, ancak YEKDEM’e tabi olanların yıl içerisinde YEKDEM dışına çıkamayacaklarının belirtildiği,
Görüldüğü üzere, kanun koyucunun yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı yeni tesislerin yapımını özendirmek amacıyla mekanizmada öngörülen sürelerin tesislerin işletmeye girdiği tarihten itibaren başlamasını emredici kurala bağladığı; kuraldaki yeni tesisten anlaşılması gerekenin, ilk defa işletmeye girecek tesis olduğunun açık olduğu; aksinin kabulü hâlinde, işletmedeki mevcut tesislerin her bir ek kapasite artışının işletmeye girdiği tarihin, mekanizmadan yararlanma süresinin başlangıcı olarak kabul edileceği, bu durumun 5346 sayılı Kanun’u aşar bir şekilde mekanizmadan yararlanma süresini ileriye doğru öteleyerek 10 yıldan fazla yararlanmaya neden olacağı,
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında, lisanstaki kurulu gücün işletmeye giriş tarihinin, YEKDEM’den 10 yıllık yararlanma süresi başlangıç tarihi olarak belirlendiği; üretim tesislerinin işletmeye geçmesi için ise, geçici kabulün yapılmasının zorunlu olduğu; nitekim, mülga Elektrik Üretim Tesisleri Kabul Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, geçici kabul, ünitenin veya ünitelerin saha test, kontrol, raporlama ve gerekli izin işlemlerinin tamamlanarak emniyetli bir şekilde senkronizasyonu ile elektrik piyasasında ticarî faaliyetine devam edebilmesi için Bakanlık ve/veya Bakanlığın yetkilendireceği/görevlendireceği ihtisas sahibi kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan kabul işlemleri olarak tanımlandığı; dolayısıyla, bir tesise ait kurulu gücün tamamının ya da bir kısmının geçici kabulünün yapılarak işletmeye girmesiyle birlikte YEKDEM’den yararlanabilir duruma geldiğinin anlaşıldığı,
Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun’daki YEKDEM’den yararlanmak için öngörülen sürelerin tesislerin işletmeye girdiği tarihten itibaren başlayacağı kuralına uygun olarak düzenlenen dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu uygulama işlemi yönünden;
Davacı şirket tarafından, tesisin kurulu gücünün tamamı 2014 yılında işletmeye girdiğinden 2024 yılına kadar YEKDEM’den yararlandırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, lisansına dercedilen ilk kurulu gücün tamamının 13/12/2006 tarihinde, aynı lisans kapsamında ek kapasite artışının ise 28/11/2014 tarihinde işletmeye girdiğinin görüldüğü,
Bu çerçevede, lisansa dercedilen ilk kurulu gücün tamamının işletmeye girmiş olması hâlinde YEKDEM’den yararlanmak için öngörülen 10 yıllık sürenin, anılan gücün tamamının işletmeye giriş tarihinden itibaren başlayacağı, YEKDEM’den son yararlanma süresinin söz konusu başlangıç tarihi dikkate alınarak belirleneceği, davacı şirketin toplam 41,71 MWm’lik ilk kurulu gücünün 13/12/2006 tarihinde işletmeye girdiği anlaşıldığından, 10 yıllık sürenin ek kapasite artışının işletmeye girdiği 28/11/2014 tarihinden itibaren başlatılamayacağı sonucuna varıldığı,
Bu itibarla, lisansa dercedilen ilk kurulu gücün tamamının ya da bir kısmının işletmeye girdiği tarihten itibaren YEKDEM’den 10 yıl süreyle yararlanılabileceği ve tesisin kurulu gücünün tamamının 13/12/2006 tarihinde işletme girdiği dikkate alındığında, davacı şirkete ait … Hidroelektrik Santralinin 30/11/2017 tarihinde yayımlanan 2018 yılı nihaî YEK listesine alınmamasına ilişkin dava konusu uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5346 sayılı Kanun’da tesislerin işletmeye girdiği tarihten itibaren 10 yıllık teşvik uygulamasından yararlanacağına ilişkin hüküm bulunduğu ve anılan hükmün, dava konusu edilen Yönetmelik hükmü ile hukuka aykırı olarak daraltıldığı; kendilerine ait … HES’in tamamının 2014 yılında işletmeye girdiği ve 2024 yılına kadar teşvikten yararlanmaları gerektiği; son ünitenin geçici kabulünün 2014 yılında yapıldığı, ilave yatırımlar ile kamusal yükümlülükleri artarken kanunen yararlanmaları gereken teşvikin idari bir işlem ile kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 25/11/2020 tarih ve E:2018/1400, K:2020/3327 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 27/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.