DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/118 E. , 2021/3558 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/118
Karar No : 2021/3558
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 29/06/2020 tarih ve E:2016/57654, K:2020/2834 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/06/2020 tarih ve E:2016/57654, K:2020/2834 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde “A1” olarak adlandırılan grup içerisinde yer aldığına, lise döneminde örgüte müzahir okula ve dershaneye gittiğine, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacının kararda yer verilen beyanlarına itibar edilmeyerek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı olduğu gerekçesiyle kapatılan Samanyolu Liseleri Mezunları ve Mensupları Dayanışma ve Eğitim Derneğinde aktif denetim kurulu üyeliğinin bulunması hususunun, davacı hakkında diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın gerekçesinde delil olarak gösterilen hususların, hakkında yapılan adli soruşturma neticesinde düzenlenen iddianameden ve bu iddianame uyarınca …. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davası dosyasından alındığı, davalı idare tarafından hakkında tesis edilen dava konusu ihraç kararında, karara muhatap tüm hakim ve savcılar için kendisiyle ilgisi olmayan genel ve soyut gerekçelerden bahsedildiği, şahsına yönelik meslekten çıkarmayı gerektirir somut herhangi bir delil veya iddiaya yer verilmediği, yargılamayı yapan Danıştay Beşinci Dairesinin de herhangi bir delil toplama yoluna gitmediği, ceza davasının henüz kesinleşmediği, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerekirken, söz konusu dava kesinleşmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, tanık beyanlarından lehine olanların Dairece göz ardı edildiği, ihraç kararından sonra delil toplama yoluna gidildiği, savunmasının alınmadığı, tanık beyanlarının, söz konusu örgütle iltisak, irtibat ve üyelik anlamında bağlantısının olduğuna yönelik herhangi bir ifade veya ibare içermediği, tanık ifadelerinin usulüne aykırı elde edildiği ve yasa dışı delil niteliğinde olduğu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin cezai nitelikte bir meslekten çıkarma işlemi olduğu, ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelere, insan haklarına ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerine aykırı olduğu, orantısız, ölçüsüz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, 34 yıl önce yapılan sınav sonucu puanının Ankara Samanyolu Lisesi’ni tutması neticesinde bu okula gönderilmesinin örgütle iltisak ve irtibatla ilişkilendirilmesinin hukuken ve vicdanen mümkün olmadığı, dernek üyeliği hakkında ceza yargılaması sonucu geçen ifadenin farklı olduğu ve söz konusu dernekle aktif ya da pasif herhangi bir bağlantısının olmadığı, iltisak ve irtibat kavramlarının net ve belirgin olmadığı, keyfiliğe açık olduğu, Dairenin, ihraç kararında bulunmayan “Anayasaya sadakat yükümlülüğü” gerekçesini üreterek bu gerekçe ile de davayı reddetmesiyle tarafsızlığını kaybettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 29/06/2020 tarih ve E:2016/57654 K:2020/2834 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.